En çok erkek hasta yakınları şiddet uyguluyor!

27.04.2022 - 16:34, Güncelleme: 27.04.2022 - 16:34 1054+ kez okundu.
 

En çok erkek hasta yakınları şiddet uyguluyor!

Polislerden sonra en çok onlar şiddete maruz kalıyor…

Polislerden sonra en çok onlar şiddete maruz kalıyor…   28 Nisan Sağlıkçıya Şiddete Hayır Günü olarak anılıyor. Resmi veriler, sağlık görevlilerinin şiddetin hedefi olduğunu ortaya koyuyor. Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Haydar Sur, Türkiye’de 2009 yılı ve öncesi yüzde 21,2 olan sağlık görevlilerinin şiddet görme oranlarının, 2020 yılının ilk yarısında yüzde 54,9 olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Prof. Dr. Haydar Sur, çalışmaların şiddet türlerinin en fazla erkek hasta yakınları tarafından gerçekleştirildiğini belirterek genel olarak sözel şiddete uğramada kadınların, fiziksel şiddete uğramada erkeklerin hem sözel hem fiziksel şiddete uğramada yine kadınların ve meslek olarak da hemşirelerin daha riskli gruplar olduğunu kaydetti. Sur, “Sağlık hizmetlerinde şiddeti, iyi yönetişim ve iyi iletişim bitirir.” dedi.   Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, 28 Nisan Sağlıkçıya Şiddete Hayır Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlık alanında bitmeyen şiddete ilişkin değerlendirmede bulundu.    Şiddet dünyanın da sorunu   Günümüz Türkçesi’nde şiddet kelimesinin, “bir olgunun gücü, yoğunluğu, sertliği, yeğinlik” anlamlarında kullanıldığı gibi “kaba kuvvet” anlamında da kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Haydar Sur, “Dünya Sağlık Örgütü de şiddeti, ‘Kendisine, başkasına, bir gruba veya topluma karşı kasti olarak fiziksel baskı veya güç kullanmak, tehdit etmek veya fiiliyata geçirmek, yaralama, ölüm, psikolojik zarar, gelişim bozukluğu veya mahrum bırakmaya neden olmak veya bu durumların gerçekleşme ihtimalini artırmak’ olarak tanımlamaktadır.” diye konuştu.   Prof. Dr. Haydar Sur, şiddet uygulamayı zevk unsuru (psikopati), toplumsal güç gösterisi (sosyopati) veya baştan güç elde etmek için taktik (sosyopati) olarak kullanma maksadı yoksa bir kişinin şiddete başvurması için bir sorun yaşaması gerektiğini söyledi.    Hemşirelik, en fazla şiddet riski altında olan ikinci meslek   Kişinin bu sorunu şiddet dışında çözme planı ve ümidi varsa şiddete başvurmadığını kaydeden Prof. Dr. Haydar Sur, “Sağlık hizmetlerinde şiddet ülkelerin ekonomik ve kültürel özelliklerine bakılmaksızın dünya çapında bir sorundur. Mesele profesyoneller ve kuruluşlar tarafından utanç, imaja zarar verme gibi nedenlerle gizlenme eğilimindedir. Sağlık hizmetlerinde şiddeti anlamaya yönelik normatif yaklaşımlar yetersiz kalmakta ve sorgulanmaktadır. Ne ölçüde ve ne sebeple olursa olsun, sağlık hizmetlerinde şiddet kabul edilemez. Ancak bütün dünyada sağlıkta şiddetin varlığı da bir gerçektir. Sözgelişi, hemşirelik, dünyada polis memurlarının ardından en fazla şiddet riski altında olan ikinci meslek olarak kabul edilmektedir. Hekimlik de son dönemlerde hemşirelik kadar riskli hale gelmiştir.” diye konuştu.   Sağlık görevlilerinin birçok sorumluluğu var   Prof. Dr. Haydar Sur, sağlık hizmeti görevlilerinin yoğun çalışma ritmi, bazen adil olmayan sorumluluk ve faaliyet paylaşımları, talepleri karşılamak için yetersiz insan veya malzeme, katı hiyerarşik ilişkiler, protokollere, normlara ve rutinlere sıkı sıkıya uyma gibi önemli stres faktörleriyle başa çıkma sorumlulukları olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Haydar Sur, “Hastalar ve yakınları ise baskı altında endişe ve huzursuzluk duygularıyla, belki ağrı, hareket kısıtlılığı vb. zorluklar altında hizmet almaya çabalamaktadır. Daha önce hiç bilmedikleri birçok kural, ilke ve süreçler karşısında kendilerine özen gösterilmediği ve haksızlık yapıldığı gibi duygulara kapılabilirler. Hâlbuki hastaların ve yakınlarının uygun bir şekilde ve en az zahmet çekerek bu zorluklarla başa çıkmasını en çok sağlık görevlileri istemekte ve desteklemektedir.” dedi.    2020’nin ilk yarısında şiddet oranı 54,9 oldu   Bütün bu karmaşık durumlar içinde sağlık hizmetlerini yönetenlerin gerekli desteği ve kolaylığı sağlamak, engel faktörlerini ortadan kaldırmak gibi yükümlülükleri bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Sur, şunları söyledi:   “Türkiye’de 2009 yılı ve öncesi yüzde 21,2 olan sağlık görevlilerinin şiddet görme oranları, 2020 yılının ilk yarısında yüzde 54,9 olarak kayıtlara geçmiştir. Sağlık çalışanlarının yüzde 94,3’ünün mesleğini icra ederken çalışma hayatı boyunca en az bir kez sözlü ya da fiziksel şiddete maruz kaldığı tespit edilmiştir. Şiddete maruz kalan sağlık çalışanlarının yüzde 59,8’u 10 defa veya daha fazla, yüzde 21,6’sı ise 5-10 defa şiddet gördüğünü belirtmektedir. Mesleklerini icra ederken sağlık çalışanlarına uygulanan sözlü şiddet yüzde 62,7; hem sözlü hem fiziksel şiddet yüzde 35,9 oranındadır. Güvenlik güçlerinin yaşadıkları ayrı tutulursa, sağlık kuruluşları diğer iş yerlerine göre şiddete uğrama yönünden 16 kat daha riskli bulunmuştur.”   Şiddet en fazla erkek hasta yakınları tarafından gerçekleştiriliyor   Prof. Dr. Haydar Sur, şiddet araştırmalarının sistematik taramasında ortaya çıkan verilere de işaret ederek şu bilgileri verdi:   - Şiddet türlerinin en fazla erkek hasta yakınları tarafından gerçekleştirildiği, - Genel olarak sözel şiddete uğramada kadınların, fiziksel şiddete uğramada erkeklerin, hem sözel hem fiziksel şiddete uğramada yine kadınların ve meslek olarak da hemşirelerin daha riskli gruplar olduğu, - Saldırının en sık gerçekleştiği yerin acil hizmet birimleri olduğu ve bunu sırasıyla birinci basamak hizmetleri, psikiyatri, cerrahi ve dâhili kliniklerinin izlediği, - Saldırganların daha çok erkek ve ruhsal sorunları olan ve alkol bağımlısı, madde kullanıcısı kişilerden oluştuğu, - En sık saldırı nedeninin organizasyonel sorunlardan kaynaklandığı, - Fiziksel saldırılarda diğer saldırılara göre daha çok bildirim yapıldığı, - Saldırı sonrası mağdurların en çok duygusal ve fizyolojik belirtiler gösterdikleri ve genel olarak yetersiz baş etme düzenekleri kullandıkları belirtilmektedir.   Prof. Dr. Haydar Sur, tepki gösterenlerin tepki biçimlerinin sitem etme, arkasından bedduada bulunma, küfretme düzeyinde sözel kalabilirken fiziksel şiddete başvurma düzeyine de geçebildiğini kaydetti.   Sağlık profesyonellerinin iş ortamında iyi korunması gerekir   Prof. Dr. Haydar Sur, “Zaten evinde, komşusuyla ilişkisinde, eğlence veya iş ortamında arkadaşlarıyla ilişkisinde, trafikte, maçta, düğünde ilk fırsatta şiddete başvuran bir toplumun hele sağlık hizmeti alma süreci gibi sıkıntılarla dolu macera içinde şiddete başvurması olasılığı artmaktadır. Bu nedenle sağlık profesyonellerinin iş ortamında çok iyi korunması gerekmektedir. Sağlık görevlilerini kenara koyarsanız ortada hizmet diye bir şey kalmaz. Sağlık hizmetlerinde şiddeti, iyi yönetişim ve iyi iletişim bitirir.” dedi.
Polislerden sonra en çok onlar şiddete maruz kalıyor…

Polislerden sonra en çok onlar şiddete maruz kalıyor…

 

28 Nisan Sağlıkçıya Şiddete Hayır Günü olarak anılıyor. Resmi veriler, sağlık görevlilerinin şiddetin hedefi olduğunu ortaya koyuyor. Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Haydar Sur, Türkiye’de 2009 yılı ve öncesi yüzde 21,2 olan sağlık görevlilerinin şiddet görme oranlarının, 2020 yılının ilk yarısında yüzde 54,9 olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Prof. Dr. Haydar Sur, çalışmaların şiddet türlerinin en fazla erkek hasta yakınları tarafından gerçekleştirildiğini belirterek genel olarak sözel şiddete uğramada kadınların, fiziksel şiddete uğramada erkeklerin hem sözel hem fiziksel şiddete uğramada yine kadınların ve meslek olarak da hemşirelerin daha riskli gruplar olduğunu kaydetti. Sur, “Sağlık hizmetlerinde şiddeti, iyi yönetişim ve iyi iletişim bitirir.” dedi.

 

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, 28 Nisan Sağlıkçıya Şiddete Hayır Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlık alanında bitmeyen şiddete ilişkin değerlendirmede bulundu. 

 

Şiddet dünyanın da sorunu

 

Günümüz Türkçesi’nde şiddet kelimesinin, “bir olgunun gücü, yoğunluğu, sertliği, yeğinlik” anlamlarında kullanıldığı gibi “kaba kuvvet” anlamında da kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Haydar Sur, “Dünya Sağlık Örgütü de şiddeti, ‘Kendisine, başkasına, bir gruba veya topluma karşı kasti olarak fiziksel baskı veya güç kullanmak, tehdit etmek veya fiiliyata geçirmek, yaralama, ölüm, psikolojik zarar, gelişim bozukluğu veya mahrum bırakmaya neden olmak veya bu durumların gerçekleşme ihtimalini artırmak’ olarak tanımlamaktadır.” diye konuştu.

 

Prof. Dr. Haydar Sur, şiddet uygulamayı zevk unsuru (psikopati), toplumsal güç gösterisi (sosyopati) veya baştan güç elde etmek için taktik (sosyopati) olarak kullanma maksadı yoksa bir kişinin şiddete başvurması için bir sorun yaşaması gerektiğini söyledi. 

 

Hemşirelik, en fazla şiddet riski altında olan ikinci meslek

 

Kişinin bu sorunu şiddet dışında çözme planı ve ümidi varsa şiddete başvurmadığını kaydeden Prof. Dr. Haydar Sur, “Sağlık hizmetlerinde şiddet ülkelerin ekonomik ve kültürel özelliklerine bakılmaksızın dünya çapında bir sorundur. Mesele profesyoneller ve kuruluşlar tarafından utanç, imaja zarar verme gibi nedenlerle gizlenme eğilimindedir. Sağlık hizmetlerinde şiddeti anlamaya yönelik normatif yaklaşımlar yetersiz kalmakta ve sorgulanmaktadır. Ne ölçüde ve ne sebeple olursa olsun, sağlık hizmetlerinde şiddet kabul edilemez. Ancak bütün dünyada sağlıkta şiddetin varlığı da bir gerçektir. Sözgelişi, hemşirelik, dünyada polis memurlarının ardından en fazla şiddet riski altında olan ikinci meslek olarak kabul edilmektedir. Hekimlik de son dönemlerde hemşirelik kadar riskli hale gelmiştir.” diye konuştu.

 

Sağlık görevlilerinin birçok sorumluluğu var

 

Prof. Dr. Haydar Sur, sağlık hizmeti görevlilerinin yoğun çalışma ritmi, bazen adil olmayan sorumluluk ve faaliyet paylaşımları, talepleri karşılamak için yetersiz insan veya malzeme, katı hiyerarşik ilişkiler, protokollere, normlara ve rutinlere sıkı sıkıya uyma gibi önemli stres faktörleriyle başa çıkma sorumlulukları olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Haydar Sur, “Hastalar ve yakınları ise baskı altında endişe ve huzursuzluk duygularıyla, belki ağrı, hareket kısıtlılığı vb. zorluklar altında hizmet almaya çabalamaktadır. Daha önce hiç bilmedikleri birçok kural, ilke ve süreçler karşısında kendilerine özen gösterilmediği ve haksızlık yapıldığı gibi duygulara kapılabilirler. Hâlbuki hastaların ve yakınlarının uygun bir şekilde ve en az zahmet çekerek bu zorluklarla başa çıkmasını en çok sağlık görevlileri istemekte ve desteklemektedir.” dedi. 

 

2020’nin ilk yarısında şiddet oranı 54,9 oldu

 

Bütün bu karmaşık durumlar içinde sağlık hizmetlerini yönetenlerin gerekli desteği ve kolaylığı sağlamak, engel faktörlerini ortadan kaldırmak gibi yükümlülükleri bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Sur, şunları söyledi:

 

“Türkiye’de 2009 yılı ve öncesi yüzde 21,2 olan sağlık görevlilerinin şiddet görme oranları, 2020 yılının ilk yarısında yüzde 54,9 olarak kayıtlara geçmiştir. Sağlık çalışanlarının yüzde 94,3’ünün mesleğini icra ederken çalışma hayatı boyunca en az bir kez sözlü ya da fiziksel şiddete maruz kaldığı tespit edilmiştir. Şiddete maruz kalan sağlık çalışanlarının yüzde 59,8’u 10 defa veya daha fazla, yüzde 21,6’sı ise 5-10 defa şiddet gördüğünü belirtmektedir. Mesleklerini icra ederken sağlık çalışanlarına uygulanan sözlü şiddet yüzde 62,7; hem sözlü hem fiziksel şiddet yüzde 35,9 oranındadır. Güvenlik güçlerinin yaşadıkları ayrı tutulursa, sağlık kuruluşları diğer iş yerlerine göre şiddete uğrama yönünden 16 kat daha riskli bulunmuştur.”

 

Şiddet en fazla erkek hasta yakınları tarafından gerçekleştiriliyor

 

Prof. Dr. Haydar Sur, şiddet araştırmalarının sistematik taramasında ortaya çıkan verilere de işaret ederek şu bilgileri verdi:

 

- Şiddet türlerinin en fazla erkek hasta yakınları tarafından gerçekleştirildiği,

- Genel olarak sözel şiddete uğramada kadınların, fiziksel şiddete uğramada erkeklerin, hem sözel hem fiziksel şiddete uğramada yine kadınların ve meslek olarak da hemşirelerin daha riskli gruplar olduğu,

- Saldırının en sık gerçekleştiği yerin acil hizmet birimleri olduğu ve bunu sırasıyla birinci basamak hizmetleri, psikiyatri, cerrahi ve dâhili kliniklerinin izlediği,

- Saldırganların daha çok erkek ve ruhsal sorunları olan ve alkol bağımlısı, madde kullanıcısı kişilerden oluştuğu,

- En sık saldırı nedeninin organizasyonel sorunlardan kaynaklandığı,

- Fiziksel saldırılarda diğer saldırılara göre daha çok bildirim yapıldığı,

- Saldırı sonrası mağdurların en çok duygusal ve fizyolojik belirtiler gösterdikleri ve genel olarak yetersiz baş etme düzenekleri kullandıkları belirtilmektedir.

 

Prof. Dr. Haydar Sur, tepki gösterenlerin tepki biçimlerinin sitem etme, arkasından bedduada bulunma, küfretme düzeyinde sözel kalabilirken fiziksel şiddete başvurma düzeyine de geçebildiğini kaydetti.

 

Sağlık profesyonellerinin iş ortamında iyi korunması gerekir

 

Prof. Dr. Haydar Sur, “Zaten evinde, komşusuyla ilişkisinde, eğlence veya iş ortamında arkadaşlarıyla ilişkisinde, trafikte, maçta, düğünde ilk fırsatta şiddete başvuran bir toplumun hele sağlık hizmeti alma süreci gibi sıkıntılarla dolu macera içinde şiddete başvurması olasılığı artmaktadır. Bu nedenle sağlık profesyonellerinin iş ortamında çok iyi korunması gerekmektedir. Sağlık görevlilerini kenara koyarsanız ortada hizmet diye bir şey kalmaz. Sağlık hizmetlerinde şiddeti, iyi yönetişim ve iyi iletişim bitirir.” dedi.

Adana türbanlı escort Çukurova türbanlı escort Seyhan türbanlı escort Ankara türbanlı escort Mamak türbanlı escort Etimesgut türbanlı escort Polatlı türbanlı escort Pursaklar türbanlı escort Haymana türbanlı escort Çankaya türbanlı escort Keçiören türbanlı escort Sincan türbanlı escort Antalya türbanlı escort Kumluca türbanlı escort Konyaaltı türbanlı escort Manavgat türbanlı escort Muratpaşa türbanlı escort Kaş türbanlı escort Alanya türbanlı escort Kemer türbanlı escort Bursa türbanlı escort Eskişehir türbanlı escort Gaziantep türbanlı escort Şahinbey türbanlı escort Nizip türbanlı escort Şehitkamil türbanlı escort İstanbul türbanlı escort Merter türbanlı escort Nişantaşı türbanlı escort Şerifali türbanlı escort Maltepe türbanlı escort Sancaktepe türbanlı escort Eyüpsultan türbanlı escort Şişli türbanlı escort Kayaşehir türbanlı escort Büyükçekmece türbanlı escort Beşiktaş türbanlı escort Mecidiyeköy türbanlı escort Zeytinburnu türbanlı escort Sarıyer türbanlı escort Bayrampaşa türbanlı escort Fulya türbanlı escort Beyoğlu türbanlı escort Başakşehir türbanlı escort Tuzla türbanlı escort Beylikdüzü türbanlı escort Pendik türbanlı escort Bağcılar türbanlı escort Ümraniye türbanlı escort Üsküdar türbanlı escort Esenyurt türbanlı escort Küçükçekmece türbanlı escort Esenler türbanlı escort Güngören türbanlı escort Kurtköy türbanlı escort Bahçelievler türbanlı escort Sultanbeyli türbanlı escort Ataşehir türbanlı escort Kağıthane türbanlı escort Fatih türbanlı escort Çekmeköy türbanlı escort Çatalca türbanlı escort Bakırköy türbanlı escort Kadıköy türbanlı escort Avcılar türbanlı escort Beykoz türbanlı escort Kartal türbanlı escort İzmir türbanlı escort Balçova türbanlı escort Konak türbanlı escort Bayraklı türbanlı escort Buca türbanlı escort Çiğli türbanlı escort Gaziemir türbanlı escort Bergama türbanlı escort Karşıyaka türbanlı escort Urla türbanlı escort Bornova türbanlı escort Çeşme türbanlı escort Kayseri türbanlı escort Kocaeli türbanlı escort Gebze türbanlı escort İzmit türbanlı escort Malatya türbanlı escort Manisa türbanlı escort Mersin türbanlı escort Yenişehir türbanlı escort Mezitli türbanlı escort Erdemli türbanlı escort Silifke türbanlı escort Akdeniz türbanlı escort Anamur türbanlı escort Muğla türbanlı escort Bodrum türbanlı escort Milas türbanlı escort Dalaman türbanlı escort Marmaris türbanlı escort Fethiye türbanlı escort Datça türbanlı escort Samsun türbanlı escort Atakum türbanlı escort İlkadım türbanlı escort Adıyaman türbanlı escort Afyonkarahisar türbanlı escort Ağrı türbanlı escort Aksaray türbanlı escort Amasya türbanlı escort Ardahan türbanlı escort Artvin türbanlı escort Aydın türbanlı escort Balıkesir türbanlı escort Bartın türbanlı escort Batman türbanlı escort Bayburt türbanlı escort Bilecik türbanlı escort Bingöl türbanlı escort Bitlis türbanlı escort Bolu türbanlı escort Burdur türbanlı escort Çanakkale türbanlı escort Çankırı türbanlı escort Çorum türbanlı escort Denizli türbanlı escort Diyarbakır türbanlı escort Düzce türbanlı escort Edirne türbanlı escort Elazığ türbanlı escort Erzincan türbanlı escort Erzurum türbanlı escort Giresun türbanlı escort Gümüşhane türbanlı escort Hakkari türbanlı escort Hatay türbanlı escort Iğdır türbanlı escort Isparta türbanlı escort Kahramanmaraş türbanlı escort Karabük türbanlı escort Karaman türbanlı escort Kars türbanlı escort Kastamonu türbanlı escort Kırıkkale türbanlı escort Kırklareli türbanlı escort Kırşehir türbanlı escort Kilis türbanlı escort Konya türbanlı escort Kütahya türbanlı escort Mardin türbanlı escort Muş türbanlı escort Nevşehir türbanlı escort Niğde türbanlı escort Ordu türbanlı escort Osmaniye türbanlı escort Rize türbanlı escort Sakarya türbanlı escort Siirt türbanlı escort Sinop türbanlı escort Sivas türbanlı escort Şanlıurfa türbanlı escort Şırnak türbanlı escort Tekirdağ türbanlı escort Tokat türbanlı escort Trabzon türbanlı escort Tunceli türbanlı escort Uşak türbanlı escort Van türbanlı escort Yalova türbanlı escort Yozgat türbanlı escort Zonguldak türbanlı escort
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.