Penis Büyütme Ameliyatı Meme Büyütme Ankara Burun Estetiği Ankara Lazer Epilasyon Ankara Lazer Epilasyon Ankara Dövme Sildirme Ankara Lazer Epilasyon Çayyolu Lazer Epilasyon Konya Cilt Bakımı Konya Kıl Dönmesi Tedavisi Ankara Hemoroid Tedavisi Ankara Meme Ultrasonu Ankara Radyolog Ankara Selülit Tedavisi Konya Göz Kapağı Estetiği Ankara
Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
Köşe Yazarı
Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
 

Epilepsi: Korkulacak Bir Hastalık Değil, Anlaşılacak Bir Hayat

  Toplum olarak bazı hastalıklardan korkuyoruz. Ama asıl korkutucu olan hastalıklar değil, cehaletimiz. Epilepsi denince çoğumuzun aklına ne geliyor? Yere düşen bir insan, kasılmalar, panik… Ve hemen ardından şu refleks: “Uzak dur.” Oysa epilepsi, ne bulaşıcıdır ne de “akıl hastalığıdır”. Epilepsi, beynin elektriksel faaliyetlerinde yaşanan geçici bir düzensizliktir. Bu kadar. Ne eksik, ne fazla. Ama biz bu kadarını bile bilmeden hüküm veriyoruz. Epilepsi hastası bir çocuk okulda dışlanıyor. Bir genç iş görüşmesinde eleniyor. Bir yetişkin “risklidir” diye sosyal hayattan koparılıyor. Çünkü başımıza gelmedikçe anlamıyoruz. Anlamadıkça da uzak duruyoruz. Oysa epilepsiyle yaşayan binlerce insan var bu ülkede. Öğretmenler, öğrenciler, mühendisler, anneler, babalar… Ve evet, gayet normal bir hayat sürebiliyorlar. Doğru tedaviyle, düzenli ilaç kullanımıyla epilepsi nöbetleri büyük oranda kontrol altına alınabiliyor. Araştırmalar gösteriyor ki hastaların önemli bir kısmında nöbetler tamamen kayboluyor. Bazı hastalarda ise cerrahi ya da teknolojik yöntemlerle ciddi iyileşme sağlanıyor. Yani epilepsi = çaresizlik değil. Ama toplumun bakışı çoğu zaman bunu çaresizliğe çeviriyor. Bir diğer yanlış inanış: “Epilepsi öldürür mü?” Kontrolsüz ve uzun süren nöbetler elbette hayati risk taşıyabilir. Ama asıl tehlike, ilaçların düzensiz kullanılması, doktor kontrolünün ihmal edilmesi ve toplumsal bilinçsizliktir. Burada durup kendimize şu soruyu sormalıyız: Destek dediğimizde neden aklımıza sadece para geliyor? Bazen bir insan için en büyük destek; yanında oturmak, korkmadan bakmak, “sen yalnız değilsin” diyebilmektir. Epilepsiyle yaşayan birine acımak değil, anlamak gerekir. Uzak durmak değil, yaklaşmak gerekir. Etiketlemek değil, insan yerine koymak gerekir. Çünkü bugün epilepsi… Yarın başka bir hastalık… Ve bir gün, belki de biz. Toplum olmanın ölçüsü, en kırılgan olanı nasıl karşıladığımızla belli olur. Epilepsi hastaları bizden korku değil, insanlık bekliyor. Ve inanın, bu parayla satın alınacak bir şey değil. Mahmut ÇİÇEKDAĞI-Yazar/Şair
Ekleme Tarihi: 11 Şubat 2026 -Çarşamba

Epilepsi: Korkulacak Bir Hastalık Değil, Anlaşılacak Bir Hayat

 

Toplum olarak bazı hastalıklardan korkuyoruz.
Ama asıl korkutucu olan hastalıklar değil, cehaletimiz.

Epilepsi denince çoğumuzun aklına ne geliyor?
Yere düşen bir insan, kasılmalar, panik…
Ve hemen ardından şu refleks: “Uzak dur.”

Oysa epilepsi, ne bulaşıcıdır ne de “akıl hastalığıdır”.
Epilepsi, beynin elektriksel faaliyetlerinde yaşanan geçici bir düzensizliktir.
Bu kadar. Ne eksik, ne fazla.

Ama biz bu kadarını bile bilmeden hüküm veriyoruz.

Epilepsi hastası bir çocuk okulda dışlanıyor.
Bir genç iş görüşmesinde eleniyor.
Bir yetişkin “risklidir” diye sosyal hayattan koparılıyor.

Çünkü başımıza gelmedikçe anlamıyoruz.
Anlamadıkça da uzak duruyoruz.

Oysa epilepsiyle yaşayan binlerce insan var bu ülkede.
Öğretmenler, öğrenciler, mühendisler, anneler, babalar…
Ve evet, gayet normal bir hayat sürebiliyorlar.

Doğru tedaviyle, düzenli ilaç kullanımıyla epilepsi nöbetleri büyük oranda kontrol altına alınabiliyor.
Araştırmalar gösteriyor ki hastaların önemli bir kısmında nöbetler tamamen kayboluyor.
Bazı hastalarda ise cerrahi ya da teknolojik yöntemlerle ciddi iyileşme sağlanıyor.

Yani epilepsi = çaresizlik değil.
Ama toplumun bakışı çoğu zaman bunu çaresizliğe çeviriyor.

Bir diğer yanlış inanış:
“Epilepsi öldürür mü?”

Kontrolsüz ve uzun süren nöbetler elbette hayati risk taşıyabilir.
Ama asıl tehlike, ilaçların düzensiz kullanılması, doktor kontrolünün ihmal edilmesi ve toplumsal bilinçsizliktir.

Burada durup kendimize şu soruyu sormalıyız:
Destek dediğimizde neden aklımıza sadece para geliyor?

Bazen bir insan için en büyük destek;
yanında oturmak,
korkmadan bakmak,
“sen yalnız değilsin” diyebilmektir.

Epilepsiyle yaşayan birine acımak değil, anlamak gerekir.
Uzak durmak değil, yaklaşmak gerekir.
Etiketlemek değil, insan yerine koymak gerekir.

Çünkü bugün epilepsi…
Yarın başka bir hastalık…
Ve bir gün, belki de biz.

Toplum olmanın ölçüsü, en kırılgan olanı nasıl karşıladığımızla belli olur.
Epilepsi hastaları bizden korku değil, insanlık bekliyor.

Ve inanın, bu parayla satın alınacak bir şey değil.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI-Yazar/Şair

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift islami chat islami sohbetler