Suadiye Saltan
Köşe Yazarı
Suadiye Saltan
 

Benim Babam Çoban Adamdı

Bir gün içimden geldi, babam için bir yazı yazdım. Öylesine… Bir gün anılarda kalacağını hiç düşünmeden, sadece içimden geçtiği için yazılmış birkaç satırdı. “Baba sana okuyayım mı?” dedim. Nedense sesim titreyerek okumaya başladım. Yazıyı bitirdiğimde başımı kaldırdım. Yeşil gözleri ıslanmıştı. Sesi kısık bir şekilde, “Var ol kızım… Sağ ol… Ağzına sağlık,” dedi. Sonra sarıldık. Sıkı sıkı. O gün fark ettim ki; canın gibi sevdiğin birine sarılmak, aslında alınabilecek en büyük hediyeymiş. Benim babam çoban adamdı. “Gel” diyene koşar, evlere elektrik döşerdi. Su tesisatı yapardı. Duvar ustalığı yapardı. Geceleri televizyon ve radyo tamir ederdi. Düğünlerde bağlamasını alır, saz çalar, türkü söylerdi. Ama bütün bunlar için çoğu zaman hiçbir ücret almazdı. Biz uyurken koyunları otlatır, türkü söyleye söyleye eve gelirdi. Kapıdan içeri girerken “Kuzularım…” diye seslenirdi. Bizi uyandırmak için ayağımızı gıdıklardı. Bazen burnumuza ip sokardı. Biz de “öf püf” diyerek yataktan kalkarken ensemize bir şaplak atardı. “Babaaa!” diye bağırdığımızda kahkahayı patlatırdı. O zamanlar bize işkence gibi gelirdi. Şimdi düşününce, çocukluğumuzun en güzel anlarıymış. “El âlem” denilen o tuhaf kurum, “Vah vah… Senin hiç oğlun yok mu?” diye babama acırken… Babam bize bakıp gülümserdi. “Haydi kızlarım, sırtıma binin de sizin atınız olayım,” derdi. Dört kardeş birden çullanırdık sırtına. “Deh atım deh! Şaha kalk atım!” Babam da gülerek bizi taşırdı. Ne çok sevdin eşini… Ne çok sevdin kuzularını… Bizi anlamaya çalıştın. Bize güvendin. Gözlerimizin içine bakarak, gönülden gönüle giden o görünmez yollarla yüreğimize sevgini yerleştirdin. Küçükken dizine yatardım. Saçlarımı okşamaya başladığında uyuyup kalırdım. Allah’ım… Ne müthiş bir duyguydu o. Ertesi akşam yine yanına sokulurdum. “Her akşam olmaz ki,” derdin bazen. Ama bizim uzatmalı hikâyelerimizi sabırla dinlerdin. “Çocuk anlamaz” demeden… “Şımarır” demeden… Ne güzel severdin bizi. Hata yaptığımızda bile kızmazdın. Bizi incitmeden, hırpalamadan, kulağımıza usulca konuşarak uyarırdın. Bir gün “Baba, ben bu işi beceremem,” demiştim. Elimi tutup gülmüştün. “Yaparsın. Hadi… Ben yanındayım. Güven kendine. Gel, sana motosiklet sürmeyi öğreteyim. Korkma, arkandayım ben.” Yaşım daha dokuz ya da ondu. Şimdi büyüdüm. Ama seni hâlâ kitap gibi okuyorum babacığım. Öğrettiğin her şey yoluma ışık tutuyor. En çok da annelik yolculuğumda… Bugün “iyi eğitimci” diye anlatılan insanların özelliklerini dinlediğimde aklıma hep sen geliyorsun. Çünkü sen bize inanmayı öğrettin. Güvenmeyi öğrettin. Ve en önemlisi hayatını sevgi üzerine kurmayı öğrettin. Evlenirken bana söylediğin nasihat hâlâ kulaklarımda: “Kızım, sakın yalanı evinizden içeri sokmayın. Kapınızdan içeri girmesin. Her şeyin başı yalandır.” Sonra bağlamanı alırdın. “Haydi kuzularım, gelin size saz çalmayı öğreteyim. Olmazsa ben çalayım siz söyleyin,” derdin. Biz de o karga sesimizle bağıra bağıra türküler söylerdik. Şimdi düşünüyorum da… Aman Allah’ım, nasıl dayanırdın bize? Ama sen etrafını sevginle öyle güzel sarmıştın ki… Seni seven o kadar çok insan var ki… Sen sevginle var oldun babam. Canım babam… Kızın sana hâlâ muhtaç. Benim çocukluğum bitti sayılır artık. Şimdi sıra benim kuzularımda. Oğlum Ali bazen dedesine sarılıp, “Dedeee, seni çok seviyorum,” diyor. Babam gülerek cevap veriyor: “Hele ben… Hele ben!” Bandırmayı benim kızımda seviyor, senin gibi... Bir de senin göğsünde yatmayı seviyor, tıpkı benim gibi...  Suadiye Saltan
Ekleme Tarihi: 26 Mart 2026 -Perşembe

Benim Babam Çoban Adamdı

Bir gün içimden geldi, babam için bir yazı yazdım. Öylesine…
Bir gün anılarda kalacağını hiç düşünmeden, sadece içimden geçtiği için yazılmış birkaç satırdı.

“Baba sana okuyayım mı?” dedim.

Nedense sesim titreyerek okumaya başladım. Yazıyı bitirdiğimde başımı kaldırdım. Yeşil gözleri ıslanmıştı. Sesi kısık bir şekilde, “Var ol kızım… Sağ ol… Ağzına sağlık,” dedi.

Sonra sarıldık. Sıkı sıkı.

O gün fark ettim ki; canın gibi sevdiğin birine sarılmak, aslında alınabilecek en büyük hediyeymiş.

Benim babam çoban adamdı.

“Gel” diyene koşar, evlere elektrik döşerdi. Su tesisatı yapardı. Duvar ustalığı yapardı. Geceleri televizyon ve radyo tamir ederdi. Düğünlerde bağlamasını alır, saz çalar, türkü söylerdi.

Ama bütün bunlar için çoğu zaman hiçbir ücret almazdı.

Biz uyurken koyunları otlatır, türkü söyleye söyleye eve gelirdi. Kapıdan içeri girerken “Kuzularım…” diye seslenirdi.

Bizi uyandırmak için ayağımızı gıdıklardı. Bazen burnumuza ip sokardı. Biz de “öf püf” diyerek yataktan kalkarken ensemize bir şaplak atardı.

“Babaaa!” diye bağırdığımızda kahkahayı patlatırdı.

O zamanlar bize işkence gibi gelirdi.
Şimdi düşününce, çocukluğumuzun en güzel anlarıymış.

“El âlem” denilen o tuhaf kurum, “Vah vah… Senin hiç oğlun yok mu?” diye babama acırken…

Babam bize bakıp gülümserdi.

“Haydi kızlarım, sırtıma binin de sizin atınız olayım,” derdi.

Dört kardeş birden çullanırdık sırtına.

“Deh atım deh! Şaha kalk atım!”

Babam da gülerek bizi taşırdı.

Ne çok sevdin eşini…
Ne çok sevdin kuzularını…

Bizi anlamaya çalıştın. Bize güvendin. Gözlerimizin içine bakarak, gönülden gönüle giden o görünmez yollarla yüreğimize sevgini yerleştirdin.

Küçükken dizine yatardım. Saçlarımı okşamaya başladığında uyuyup kalırdım. Allah’ım… Ne müthiş bir duyguydu o.

Ertesi akşam yine yanına sokulurdum.

“Her akşam olmaz ki,” derdin bazen.

Ama bizim uzatmalı hikâyelerimizi sabırla dinlerdin. “Çocuk anlamaz” demeden… “Şımarır” demeden…

Ne güzel severdin bizi.

Hata yaptığımızda bile kızmazdın. Bizi incitmeden, hırpalamadan, kulağımıza usulca konuşarak uyarırdın.

Bir gün “Baba, ben bu işi beceremem,” demiştim.

Elimi tutup gülmüştün.

“Yaparsın. Hadi… Ben yanındayım. Güven kendine. Gel, sana motosiklet sürmeyi öğreteyim. Korkma, arkandayım ben.”

Yaşım daha dokuz ya da ondu.

Şimdi büyüdüm.
Ama seni hâlâ kitap gibi okuyorum babacığım.

Öğrettiğin her şey yoluma ışık tutuyor.

En çok da annelik yolculuğumda…

Bugün “iyi eğitimci” diye anlatılan insanların özelliklerini dinlediğimde aklıma hep sen geliyorsun.

Çünkü sen bize inanmayı öğrettin. Güvenmeyi öğrettin. Ve en önemlisi hayatını sevgi üzerine kurmayı öğrettin.

Evlenirken bana söylediğin nasihat hâlâ kulaklarımda:

“Kızım, sakın yalanı evinizden içeri sokmayın. Kapınızdan içeri girmesin. Her şeyin başı yalandır.”

Sonra bağlamanı alırdın.

“Haydi kuzularım, gelin size saz çalmayı öğreteyim. Olmazsa ben çalayım siz söyleyin,” derdin.

Biz de o karga sesimizle bağıra bağıra türküler söylerdik.

Şimdi düşünüyorum da…

Aman Allah’ım, nasıl dayanırdın bize?

Ama sen etrafını sevginle öyle güzel sarmıştın ki… Seni seven o kadar çok insan var ki…

Sen sevginle var oldun babam.

Canım babam…

Kızın sana hâlâ muhtaç.

Benim çocukluğum bitti sayılır artık.

Şimdi sıra benim kuzularımda.

Oğlum Ali bazen dedesine sarılıp,
“Dedeee, seni çok seviyorum,” diyor.

Babam gülerek cevap veriyor:

“Hele ben… Hele ben!”

Bandırmayı benim kızımda seviyor, senin gibi...

Bir de senin göğsünde yatmayı seviyor, tıpkı benim gibi... 

Suadiye Saltan

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Gül Çetiner
(26.03.2026 08:38 - #294)
Yazılarını okurken sanki yaşadım hissettim aynı duyguları… Babasını kaybetmiş kızların hasreti, özlemi asla bitmeyen içindeki o sevgisi kelimelerle anlatmaya yetmiyor… Seninle gurur duyuyorum arkadaşım yolun açık olsun başarıların daim olsun.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler