Sıcacık bir sarılma ile çözülebilecek şeyleri büyük dert sanmayın.
Çünkü bu ülkenin gerçekten ağır dertleri var.
Ülkem kan ağlıyor. Ateşler içinde yanıyor. Haramiler talan ediyor. Bu toprakların çocukları zindanlarda çürütülüyor.
Kapkara günler geliyor. Bundan daha büyük bir dert olabilir mi?
Böyle zamanlarda insan kendine şu soruyu soruyor:
Vatan neresidir?
Bana sorsalar…
“Vatan senin için neresi?” diye…
Hiç düşünmeden cevap veririm.
Benim vatanım, boz topraklı yaylamdır derim.
Traktör arabasında ayakta beklediğimiz, uzaktan göründüğünde “Yaylamız göründü!” diye alkışladığımız o yayla…
Doya doya türküler söylediğimiz, tepelerinde uçurtma uçurduğumuz o dağ başları…
Kekiğinden kengerine, madımağından mantarına kadar bizi doyuran o topraklar…
Sütünden ayranına kadar bizi büyüten o boz yayla…

Ne çok insana bağrını açmıştır bu topraklar.
Ne çok insan gelip geçmiştir.
Herkes kiracı gibi nasibini almış ve gitmiştir.
Ama insan yine de sormadan edemiyor:
Bizim çocuklarımıza ne kalacak?
Kin mi?
Nefret mi?
İşte bu yüzden diyorum ki…
Kalbinizde kin tutmayın.
Sıcacık bir sarılma ile çözülebilecek şeyleri büyütüp dert etmeyin.
Çünkü bu ülkenin çok daha önemli dertleri var.
Suadiye Saltan


