Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
Köşe Yazarı
Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
 

Herkesin Güldüğü Adam Gerçekten Komik midir?

Bazı insanlar bir topluluğa girdikleri anda dikkat çeker. Konuşmaları, yürüyüşleri, giyinişleri ya da alışkanlıkları başkalarına benzemez. İnsanlar önce onları süzer, sonra birbirlerine bakar ve çoğu zaman gülmeye başlar. Gülmek kolaydır. Anlamaya çalışmaksa zahmetlidir. Bir insanın neden öyle konuştuğunu, neden aynı hareketi sürekli tekrarladığını veya neden herkesin ciddiye aldığı meseleleri başka türlü gördüğünü düşünmeyiz. Onu birkaç davranışıyla tanımlar, üzerine bir etiket yapıştırırız: “Tuhaf.” “Saf.” “Komik.” O andan sonra karşımızda duyguları olan bir insan değil, bize eğlence veren bir karakter vardır. Ne söylediğini gerçekten dinlemeyiz. Onunla değil, onun üzerinden konuşuruz. Yüzüne gülerken bazen aslında onu küçümsediğimizi fark etmeyiz. Üstelik bu davranışı çoğu zaman kötülük olarak da görmeyiz. “Şaka yaptık,” deriz. “O da gülüyor,” diye kendimizi savunuruz. Peki, bizimle birlikte gülen herkes gerçekten eğleniyor mudur? Belki de bazı insanlar kırıldığını belli etmemek için güler. Topluluktan dışlanmamak, ortamı germemek veya daha fazla alay edilmesini önlemek için başkalarının kahkahasına katılır. Gülümsemesi, neşesinden değil; kendisini koruma çabasından doğar. İnsanların gözünde komik duruma düşmekle, mizah duygusuna sahip olmak aynı şey değildir. Birincisinde insanlar size güler; ikincisinde sizinle birlikte güler. Bu ikisi arasındaki çizgiyi ise çoğu zaman fark etmeyiz. Hayatımız boyunca böyle insanlarla karşılaşırız. Mahallenin herkesçe tanınan bir sakini, iş yerindeki sessiz çalışan, kahvehanenin değişmez müşterisi ya da aile toplantılarının “renkli kişisi” olabilir. Onun sözleri anlatılır, hareketleri taklit edilir. Fakat o insan bir gün ortadan kaybolduğunda, geride bıraktığı boşluğu ancak o zaman görürüz. Çünkü bazı insanlar farkında olmadan çevresindeki hayatın neşesini taşır. Onların gülünç bulduğumuz alışkanlıkları, aslında kendilerine ait bir dünyadır. Bir sandalyeye başkasından fazla değer verebilir, aynanın karşısında eksik kalan bir bıyığı tamamlamaya çalışabilir, konuşmaya başlamadan önce parmaklarını şıklatabilir. Dışarıdan bakan için bunlar küçük ve komik ayrıntılardır. Oysa insan bazen bütün geçmişini küçücük bir eşyanın, hareketin ya da hatıranın içine saklar. Biz yalnızca görünen harekete güleriz. Arkasındaki hikâyeyi bilmeyiz. Sakin Selim böyle bir düşünceden doğdu. Selim’i yazarken yalnızca okuru güldürecek bir kahraman yaratmak istemedim. Onun tuhaflıklarının, saflığının ve kendine özgü davranışlarının arkasında yaşayan insanı da göstermek istedim. Çünkü Selim’e uzaktan bakıldığında gülmek kolaydır; biraz yaklaşıldığında ise insanın gülüşü yavaş yavaş değişir. Selim bazen apartman toplantısında, bazen kahvehanede karşımıza çıkar. Söyledikleriyle ortamı karıştırır, insanları şaşırtır ve farkında olmadan hayatın ciddiyetine küçük çatlaklar açar. Fakat bütün bunların arasında kendi dünyasını, geçmişini ve incinmiş yanlarını da taşır. Belki de Selim, hepimizin bir yerlerde karşılaştığı fakat gerçekten tanımaya çalışmadığı insanlardan biridir. Onun hikâyesini okurken önce gülebilirsiniz. Sonra durup düşünebilirsiniz. Belki bir yerden sonra Selim’e değil, onu anlamadan yargılayanlara kızarsınız. Belki de kendi hayatınızda “komik” diyerek geçtiğiniz bir insanı hatırlarsınız. Çünkü bazen herkesin güldüğü adam, kalabalığın içindeki en yalnız insandır. Bazen de bizim gülüp geçtiğimiz kişi, hayata hepimizden daha dürüst bakıyordur. Sakin Selim, Google Play Kitaplar’da okurunu bekliyor. Cengiz Çetik
Ekleme Tarihi: 03 Eylül 2026 -Perşembe

Herkesin Güldüğü Adam Gerçekten Komik midir?

Bazı insanlar bir topluluğa girdikleri anda dikkat çeker. Konuşmaları, yürüyüşleri, giyinişleri ya da alışkanlıkları başkalarına benzemez. İnsanlar önce onları süzer, sonra birbirlerine bakar ve çoğu zaman gülmeye başlar.

Gülmek kolaydır.

Anlamaya çalışmaksa zahmetlidir.

Bir insanın neden öyle konuştuğunu, neden aynı hareketi sürekli tekrarladığını veya neden herkesin ciddiye aldığı meseleleri başka türlü gördüğünü düşünmeyiz. Onu birkaç davranışıyla tanımlar, üzerine bir etiket yapıştırırız:

“Tuhaf.”

“Saf.”

“Komik.”

O andan sonra karşımızda duyguları olan bir insan değil, bize eğlence veren bir karakter vardır. Ne söylediğini gerçekten dinlemeyiz. Onunla değil, onun üzerinden konuşuruz. Yüzüne gülerken bazen aslında onu küçümsediğimizi fark etmeyiz.

Üstelik bu davranışı çoğu zaman kötülük olarak da görmeyiz.

“Şaka yaptık,” deriz.

“O da gülüyor,” diye kendimizi savunuruz.

Peki, bizimle birlikte gülen herkes gerçekten eğleniyor mudur?

Belki de bazı insanlar kırıldığını belli etmemek için güler. Topluluktan dışlanmamak, ortamı germemek veya daha fazla alay edilmesini önlemek için başkalarının kahkahasına katılır. Gülümsemesi, neşesinden değil; kendisini koruma çabasından doğar.

İnsanların gözünde komik duruma düşmekle, mizah duygusuna sahip olmak aynı şey değildir. Birincisinde insanlar size güler; ikincisinde sizinle birlikte güler.

Bu ikisi arasındaki çizgiyi ise çoğu zaman fark etmeyiz.

Hayatımız boyunca böyle insanlarla karşılaşırız. Mahallenin herkesçe tanınan bir sakini, iş yerindeki sessiz çalışan, kahvehanenin değişmez müşterisi ya da aile toplantılarının “renkli kişisi” olabilir. Onun sözleri anlatılır, hareketleri taklit edilir. Fakat o insan bir gün ortadan kaybolduğunda, geride bıraktığı boşluğu ancak o zaman görürüz.

Çünkü bazı insanlar farkında olmadan çevresindeki hayatın neşesini taşır.

Onların gülünç bulduğumuz alışkanlıkları, aslında kendilerine ait bir dünyadır. Bir sandalyeye başkasından fazla değer verebilir, aynanın karşısında eksik kalan bir bıyığı tamamlamaya çalışabilir, konuşmaya başlamadan önce parmaklarını şıklatabilir. Dışarıdan bakan için bunlar küçük ve komik ayrıntılardır. Oysa insan bazen bütün geçmişini küçücük bir eşyanın, hareketin ya da hatıranın içine saklar.

Biz yalnızca görünen harekete güleriz.

Arkasındaki hikâyeyi bilmeyiz.

Sakin Selim böyle bir düşünceden doğdu.

Selim’i yazarken yalnızca okuru güldürecek bir kahraman yaratmak istemedim. Onun tuhaflıklarının, saflığının ve kendine özgü davranışlarının arkasında yaşayan insanı da göstermek istedim. Çünkü Selim’e uzaktan bakıldığında gülmek kolaydır; biraz yaklaşıldığında ise insanın gülüşü yavaş yavaş değişir.

Selim bazen apartman toplantısında, bazen kahvehanede karşımıza çıkar. Söyledikleriyle ortamı karıştırır, insanları şaşırtır ve farkında olmadan hayatın ciddiyetine küçük çatlaklar açar. Fakat bütün bunların arasında kendi dünyasını, geçmişini ve incinmiş yanlarını da taşır.

Belki de Selim, hepimizin bir yerlerde karşılaştığı fakat gerçekten tanımaya çalışmadığı insanlardan biridir.

Onun hikâyesini okurken önce gülebilirsiniz.

Sonra durup düşünebilirsiniz.

Belki bir yerden sonra Selim’e değil, onu anlamadan yargılayanlara kızarsınız. Belki de kendi hayatınızda “komik” diyerek geçtiğiniz bir insanı hatırlarsınız.

Çünkü bazen herkesin güldüğü adam, kalabalığın içindeki en yalnız insandır.

Bazen de bizim gülüp geçtiğimiz kişi, hayata hepimizden daha dürüst bakıyordur.

Sakin Selim, Google Play Kitaplar’da okurunu bekliyor.

Cengiz Çetik

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler