Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
Köşe Yazarı
Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
 

Suskun Kentlerin Unutulan İnsanları

Bazı insanlar bir şehre girdiklerinde ya da sokaklarında yürüdüklerinde oranın taşını, toprağını ve geçmişini hisseder. Çoğumuz ise yaşayıp gittiğimiz sokakların, her gün önünden geçtiğimiz binaların veya selam verdiğimiz insanların derinliğine dönüp bakmayız. Görmezden gelmek kolaydır. Anlamaya çalışmaksa zahmetlidir. Bir kentin neden sustuğunu, bir insanın neden yıllar sonra doğduğu topraklara kırgınlıkla döndüğünü ya da herkesin unuttuğu bir geçmişi bazılarının neden ısrarla kalbinde taşıdığını düşünmeyiz. Bize göre hayat akar, binalar dikilir, sokaklar değişir... Her şeyi bir güne, bir afete veya bir anlık kadere bağlar, geçeriz. Oysa şehirleri önce depremler yıkmaz; suskunluk, hırs ve unutmak batırır. Göz göre göre yitirilen doğa, çıkar uğruna harcanan hatıralar, yalnızlaştırılan insanlar ve suskunluğun karanlığına gömülen gerçekler... Bir kentin ruhu çekildiğinde, geriye kalan beton yığınlarının ayakta durması o şehrin yaşadığı anlamına gelmez. Bir şehir, üzerindeki insanların çığlığı cevapsız kaldığında ve hafızası silindiğinde zaten çoktan batmıştır. Üstelik bu vurdumduymazlığı çoğu zaman bir kusur olarak da görmeyiz. "Gelişim" deriz. "Geçmiş geride kaldı" diye kendimizi avuturuz. Peki, geçmiş gerçekten geride kalır mı? Yıllar önce susarak arkamızı döndüğümüz bir aşk, yarıda bıraktığımız bir hesap, üzerini örttüğümüz bir vicdan yarası biz kaçtıkça kaybolur mu? Yoksa en büyük tsunami, bir kentin kıyılarında değil de insanın kendi vicdanında mı kopar? Biz yalnızca yıkılan duvarları, çöken çatıları görürüz. Arkasındaki kırgınlıkları, suskunlukları ve biriktirilen ahları bilmeyiz. Batık Şehir, tam olarak bu düşünceden doğdu. Bu romanı yazarken yalnızca yaklaşan bir felaketin ya da fiziksel bir yıkımın anatomisini anlatmak istemedim. Doğup büyüdüğü topraklara, Finike’ye yıllar sonra dönen Kemal’in; Zehra ile yarım kalan çocukluğunun, kırılan bağların ve insanın kendi içindeki batık şehirlerle yüzleşmesinin hikâyesini aktarmak istedim. Çünkü uzaktan bakıldığında bir kenti veya bir hayatı yıkılmış görmek kolaydır; biraz yaklaşıldığında ise insanın içindeki çöküşün ne kadar derine indiği anlaşılır. Batık Şehir, belki de hepimizin bir yerlerde göz yumduğu, susup geçtiği ama bir gün mutlaka yüzleşmek zorunda kalacağı o görünmeyen yıkımlardan biridir. Satırları okurken önce bir coğrafyanın ve yarım kalmış bir aşkın hüznünü hissedeceksiniz. Sonra durup düşüneceksiniz. Belki bir yerden sonra felaketin kendisine değil, ona zemin hazırlayan suskunluğa kızacaksınız. Belki de kendi hayatınızda “geçti, bitti” diyerek arkanızı döndüğünüz ama aslında içten içe batan bir geçmişi hatırlayacaksınız. Çünkü bazen bir şehrin batışı, sadece haritanın değil; o şehirde yaşayan insanların vicdanının çöküşüdür. Batık Şehir – Aşkın Tsunamisi, Google Play Kitaplar’da okurunu bekliyor. Cengiz Çetik
Ekleme Tarihi: 04 Eylül 2026 -Cuma

Suskun Kentlerin Unutulan İnsanları

Bazı insanlar bir şehre girdiklerinde ya da sokaklarında yürüdüklerinde oranın taşını, toprağını ve geçmişini hisseder.

Çoğumuz ise yaşayıp gittiğimiz sokakların, her gün önünden geçtiğimiz binaların veya selam verdiğimiz insanların derinliğine dönüp bakmayız.

Görmezden gelmek kolaydır.

Anlamaya çalışmaksa zahmetlidir.

Bir kentin neden sustuğunu, bir insanın neden yıllar sonra doğduğu topraklara kırgınlıkla döndüğünü ya da herkesin unuttuğu bir geçmişi bazılarının neden ısrarla kalbinde taşıdığını düşünmeyiz.

Bize göre hayat akar, binalar dikilir, sokaklar değişir... Her şeyi bir güne, bir afete veya bir anlık kadere bağlar, geçeriz.

Oysa şehirleri önce depremler yıkmaz; suskunluk, hırs ve unutmak batırır.

Göz göre göre yitirilen doğa, çıkar uğruna harcanan hatıralar, yalnızlaştırılan insanlar ve suskunluğun karanlığına gömülen gerçekler... Bir kentin ruhu çekildiğinde, geriye kalan beton yığınlarının ayakta durması o şehrin yaşadığı anlamına gelmez. Bir şehir, üzerindeki insanların çığlığı cevapsız kaldığında ve hafızası silindiğinde zaten çoktan batmıştır.

Üstelik bu vurdumduymazlığı çoğu zaman bir kusur olarak da görmeyiz.

"Gelişim" deriz.

"Geçmiş geride kaldı" diye kendimizi avuturuz.

Peki, geçmiş gerçekten geride kalır mı? Yıllar önce susarak arkamızı döndüğümüz bir aşk, yarıda bıraktığımız bir hesap, üzerini örttüğümüz bir vicdan yarası biz kaçtıkça kaybolur mu? Yoksa en büyük tsunami, bir kentin kıyılarında değil de insanın kendi vicdanında mı kopar?

Biz yalnızca yıkılan duvarları, çöken çatıları görürüz.

Arkasındaki kırgınlıkları, suskunlukları ve biriktirilen ahları bilmeyiz.

Batık Şehir, tam olarak bu düşünceden doğdu.

Bu romanı yazarken yalnızca yaklaşan bir felaketin ya da fiziksel bir yıkımın anatomisini anlatmak istemedim. Doğup büyüdüğü topraklara, Finike’ye yıllar sonra dönen Kemal’in; Zehra ile yarım kalan çocukluğunun, kırılan bağların ve insanın kendi içindeki batık şehirlerle yüzleşmesinin hikâyesini aktarmak istedim.

Çünkü uzaktan bakıldığında bir kenti veya bir hayatı yıkılmış görmek kolaydır; biraz yaklaşıldığında ise insanın içindeki çöküşün ne kadar derine indiği anlaşılır.

Batık Şehir, belki de hepimizin bir yerlerde göz yumduğu, susup geçtiği ama bir gün mutlaka yüzleşmek zorunda kalacağı o görünmeyen yıkımlardan biridir.

Satırları okurken önce bir coğrafyanın ve yarım kalmış bir aşkın hüznünü hissedeceksiniz.

Sonra durup düşüneceksiniz.

Belki bir yerden sonra felaketin kendisine değil, ona zemin hazırlayan suskunluğa kızacaksınız. Belki de kendi hayatınızda “geçti, bitti” diyerek arkanızı döndüğünüz ama aslında içten içe batan bir geçmişi hatırlayacaksınız.

Çünkü bazen bir şehrin batışı, sadece haritanın değil; o şehirde yaşayan insanların vicdanının çöküşüdür.

Batık Şehir – Aşkın Tsunamisi, Google Play Kitaplar’da okurunu bekliyor.

Cengiz Çetik

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler