Kemal KARAKUZEY  - Tarihçi, Yazar ve E. Albay
Köşe Yazarı
Kemal KARAKUZEY - Tarihçi, Yazar ve E. Albay
 

ANKARA NATO ZİRVESINDE YAŞANAN ÖNEMLİ GELİŞMELER VE DÜŞÜNCELERİM

  Yüreği insan sevgisi odaklı, ülke sorunlarına duyarlı ve Atatürk sevdalısı yurtsever dostlarım, hepinize selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Ankara’da 7-9 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapılan NATO Zirvesi ile ilgili düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Her şeyden önce NATO üyesi bir ülke olarak Atatürkçü düşünce sistemi ve ilkeleri bağlamında gerçekçi olarak değerlendirdiğimizde, Türkiye'nin barışçıllık ("Yurtta barış, dünyada barış") bütünleyici ilkesi doğrultusunda küresel bir barış ve savunma organizasyonu içerisinde olması çok doğru bir karardır. Ancak Atatürk, bu tür paktlara girişimizin ulusal onurumuzu koruyacak şekilde ve davet edilirsek gerçekleşmesini dikte etmiştir. Ne yazık ki Menderes döneminde NATO örgütüne, Yunanistan ile birlikte Mehmetçiğin şehit olması ve kanı karşılığında, Kore Savaşı sonrasında 1952 yılında üye olduk.     Bu arada Osmanlı Devleti'nin gerileme ve son döneminde izlediği gibi, Türkiye Atatürk'ün ölümünden sonra da güçlü bir devlet veya devlet grubunun tehdidine karşı, diğer bir güçlü devlet veya paktın yanında yer alarak denge politikaları izlemiştir. Türkiye, tarihsel süreç içerisinde NATO'nun en çok askeri olan ordusu ve adeta "asker deposu" gibi bakıldığı bir ülke olmuş ve günümüzde bu doğrultuda görevler ifa etmiştir. Sovyet blokunun 1991 yılında dağılması ile birlikte NATO yeniden bir yapılanmaya gitmiş ve küresel terörün önlenmesinde aktif bir görev alması istenmiştir. Ne yazık ki Türkiye'nin en büyük terör sorunlarını yaşadığı ASALA Ermeni terör örgütü ve PKK bölücü terör örgütüne karşı verdiği mücadelede NATO'dan bir destek görmediği gibi, NATO ülkelerinin bu terör örgütlerine destek verdiğini görmüştür. Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti iktidarları, Bülent Ecevit hariç, bu konuda onurlu bir tavır alamamıştır.    NATO artık bir savunma ve barış örgütü olmaktan çok, ABD ve birkaç ülkenin emperyalist emellerine hizmet eden bir örgüte dönüşmüştür. ABD Başkanı Trump, Kanada ve Danimarka'nın toprak bütünlüğüne saygı göstermeden, son derece diplomasi ilkelerinden uzak bir şekilde Alaska ve Grönland topraklarını alenen istemiştir. Ukrayna ve Rusya krizinin çözümünde karşılık olarak Ukrayna'nın kaynaklarını talep etmiştir.    Ankara’daki NATO Zirvesi hazırlıklarında o kadar çok abartılı uygulamalar yapıldı ki ulusal onurumuzu ayaklar altına alacak bu abartılı uygulamalar, bazı NATO üyesi ülkelerin de dikkatini çekmiştir. Karşılamada Trump için havaalanında tören yapılması, dış ilişkilerde karşılıklılık ilkesine aykırıdır. Erdoğan ABD'ye gittiğinde Trump tarafından havaalanında karşılanmadığı gibi; Trump, Erdoğan için alaycı iltifatlar yapmasının yanında sözcük aralarında "Benim her istediğimi yapar" vb. aşağılayıcı ifadeler de kullanmıştır. Yunanistan Başbakanı'nın zirvede, ev sahibi ve aynı örgütün iki üyesi olmamıza rağmen bizi suçlayıcı sözlerine bile karşılık verilmemiştir. Benim anlamadığım bir husus da Erdoğan'ın Gazze olayında her konuşmasında İsrail karşıtı konuşmasına ve Trump'ın İsrail ile her konuda ortak hareket etmesine rağmen, hiçbir şekilde aralarında bir sorun yaşanmamasıdır. Aralarında danışıklı bir ilişki olduğunu düşünüyorum. İspanya Başbakanı'nın Trump karşısındaki onurlu duruşu ne yazık ki sergilenememiştir.    ABD'nin Erdoğan döneminde yaşattığı F-35 uçağı, KAAN uçak motoru, S-400 Rusya füzeleri sorunlarında bile ulusal onurumuzu incitecek davranışlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ayrıca Erdoğan, Trump'ın isteği doğrultusunda savunma harcamalarını yüzde 5 artırdığını ve 24 milyar dolar kaynak ayırdığını söylemiştir. Ancak halkımızın büyük bir sosyo-ekonomik geçim sıkıntısı çektiği bir durumda bu tür tavizler sosyal devlet düzenini bozmuştur. Bu ilişkilerde ne yazık ki halkımıza gerçekler doğru bir şekilde söylenmiyor. Halkımıza sosyal medya, basın ve iletişim organları tarafından Türkiye'nin abartılı şekilde çok güçlü bir devletmiş gibi reklamı yapılmakta ve halkımız da bunlara inanmaktadır. Diğer bir önemli husus ise gelen liderlerin mehter marşıyla karşılanmasıdır. Bu durum Osmanlıcılık özlemi yaratmış, yanlış bir imaj vermiş; Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Atatürk'ün önemi yok sayılmıştır. Trump'ın Anıtkabir ziyareti yapmaması ise tam bir fiyasko olmuştur.    Ne yazık ki tarihten ders alınmamış, Atatürk'ün dış politika prensipleri ve direktifleri yok sayılmıştır. Bunlardan en önemlileri: Emperyalist ülkelerin peşine takılmayın, Rusları tahrik etmekten kaçının ve Arap dünyasının işlerine karışmayın. Yani kısaca: Atatürk'ten uzaklaşmayın demektir. Bu direktiflerin dışına çıkılmasının Türkiye'ye maliyeti çok yüksek olacaktır. Türkiye, coğrafi konumu gereği çok büyük bir jeopolitik ve jeostratejik öneme sahiptir ve dünyanın en önemli enerji kaynaklarının merkezinde bulunmaktadır. Ne yazık ki bizim siyaset ve devlet adamlarımız bu özelliklerimizden yararlanmaktan bile acizdir.    Değerli dostlarım, NATO Zirvesi için söylenecek o kadar çok eleştirilecek konu var ki... Ancak kimse uzun yazı okumuyor. Bu nedenle, ülkemize yönelik çok büyük tehditler ve yaşanan sorunlarımız varken, bunları ancak Yüce Önder Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda yaptığı gibi "Milli Birlik ve Beraberlik" ile "Tam Bağımsızlık" bütünleyici ilkeleri doğrultusunda hareket ederek aşabiliriz. Halen ülkemizde muhalefetin parça parça bölünmüş olması bu konuda bizleri olumsuz duygulara sevk ediyor. CHP'nin kendi içinde enerjisini tüketmekten, NATO Zirvesi hakkında herhangi bir düşüncesini göremedik. Çünkü CHP'nin yönetimlerinde dış politika, milli güvenlik ve milli savunma konularında liyakatli ve konusunda uzman kişiler yoktur. CHP'nin MYK'sında bu konularda bilgisi olan genel başkan yardımcıları ne yazık ki bulunmamaktadır. Umarım ulusça milli bilinç içinde hareket ederiz. Esen kalınız.     Kemal KARAKUZEY  Antalya CHP Üyesi, Tarihçi, Yazar ve E. Albay
Ekleme Tarihi: 15 Temmuz 2026 -Çarşamba

ANKARA NATO ZİRVESINDE YAŞANAN ÖNEMLİ GELİŞMELER VE DÜŞÜNCELERİM

  Yüreği insan sevgisi odaklı, ülke sorunlarına duyarlı ve Atatürk sevdalısı yurtsever dostlarım, hepinize selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Ankara’da 7-9 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapılan NATO Zirvesi ile ilgili düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Her şeyden önce NATO üyesi bir ülke olarak Atatürkçü düşünce sistemi ve ilkeleri bağlamında gerçekçi olarak değerlendirdiğimizde, Türkiye'nin barışçıllık ("Yurtta barış, dünyada barış") bütünleyici ilkesi doğrultusunda küresel bir barış ve savunma organizasyonu içerisinde olması çok doğru bir karardır. Ancak Atatürk, bu tür paktlara girişimizin ulusal onurumuzu koruyacak şekilde ve davet edilirsek gerçekleşmesini dikte etmiştir. Ne yazık ki Menderes döneminde NATO örgütüne, Yunanistan ile birlikte Mehmetçiğin şehit olması ve kanı karşılığında, Kore Savaşı sonrasında 1952 yılında üye olduk.  

  Bu arada Osmanlı Devleti'nin gerileme ve son döneminde izlediği gibi, Türkiye Atatürk'ün ölümünden sonra da güçlü bir devlet veya devlet grubunun tehdidine karşı, diğer bir güçlü devlet veya paktın yanında yer alarak denge politikaları izlemiştir. Türkiye, tarihsel süreç içerisinde NATO'nun en çok askeri olan ordusu ve adeta "asker deposu" gibi bakıldığı bir ülke olmuş ve günümüzde bu doğrultuda görevler ifa etmiştir. Sovyet blokunun 1991 yılında dağılması ile birlikte NATO yeniden bir yapılanmaya gitmiş ve küresel terörün önlenmesinde aktif bir görev alması istenmiştir. Ne yazık ki Türkiye'nin en büyük terör sorunlarını yaşadığı ASALA Ermeni terör örgütü ve PKK bölücü terör örgütüne karşı verdiği mücadelede NATO'dan bir destek görmediği gibi, NATO ülkelerinin bu terör örgütlerine destek verdiğini görmüştür. Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti iktidarları, Bülent Ecevit hariç, bu konuda onurlu bir tavır alamamıştır.

   NATO artık bir savunma ve barış örgütü olmaktan çok, ABD ve birkaç ülkenin emperyalist emellerine hizmet eden bir örgüte dönüşmüştür. ABD Başkanı Trump, Kanada ve Danimarka'nın toprak bütünlüğüne saygı göstermeden, son derece diplomasi ilkelerinden uzak bir şekilde Alaska ve Grönland topraklarını alenen istemiştir. Ukrayna ve Rusya krizinin çözümünde karşılık olarak Ukrayna'nın kaynaklarını talep etmiştir.

   Ankara’daki NATO Zirvesi hazırlıklarında o kadar çok abartılı uygulamalar yapıldı ki ulusal onurumuzu ayaklar altına alacak bu abartılı uygulamalar, bazı NATO üyesi ülkelerin de dikkatini çekmiştir. Karşılamada Trump için havaalanında tören yapılması, dış ilişkilerde karşılıklılık ilkesine aykırıdır. Erdoğan ABD'ye gittiğinde Trump tarafından havaalanında karşılanmadığı gibi; Trump, Erdoğan için alaycı iltifatlar yapmasının yanında sözcük aralarında "Benim her istediğimi yapar" vb. aşağılayıcı ifadeler de kullanmıştır. Yunanistan Başbakanı'nın zirvede, ev sahibi ve aynı örgütün iki üyesi olmamıza rağmen bizi suçlayıcı sözlerine bile karşılık verilmemiştir. Benim anlamadığım bir husus da Erdoğan'ın Gazze olayında her konuşmasında İsrail karşıtı konuşmasına ve Trump'ın İsrail ile her konuda ortak hareket etmesine rağmen, hiçbir şekilde aralarında bir sorun yaşanmamasıdır. Aralarında danışıklı bir ilişki olduğunu düşünüyorum. İspanya Başbakanı'nın Trump karşısındaki onurlu duruşu ne yazık ki sergilenememiştir.

   ABD'nin Erdoğan döneminde yaşattığı F-35 uçağı, KAAN uçak motoru, S-400 Rusya füzeleri sorunlarında bile ulusal onurumuzu incitecek davranışlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ayrıca Erdoğan, Trump'ın isteği doğrultusunda savunma harcamalarını yüzde 5 artırdığını ve 24 milyar dolar kaynak ayırdığını söylemiştir. Ancak halkımızın büyük bir sosyo-ekonomik geçim sıkıntısı çektiği bir durumda bu tür tavizler sosyal devlet düzenini bozmuştur. Bu ilişkilerde ne yazık ki halkımıza gerçekler doğru bir şekilde söylenmiyor. Halkımıza sosyal medya, basın ve iletişim organları tarafından Türkiye'nin abartılı şekilde çok güçlü bir devletmiş gibi reklamı yapılmakta ve halkımız da bunlara inanmaktadır. Diğer bir önemli husus ise gelen liderlerin mehter marşıyla karşılanmasıdır. Bu durum Osmanlıcılık özlemi yaratmış, yanlış bir imaj vermiş; Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Atatürk'ün önemi yok sayılmıştır. Trump'ın Anıtkabir ziyareti yapmaması ise tam bir fiyasko olmuştur.

   Ne yazık ki tarihten ders alınmamış, Atatürk'ün dış politika prensipleri ve direktifleri yok sayılmıştır. Bunlardan en önemlileri: Emperyalist ülkelerin peşine takılmayın, Rusları tahrik etmekten kaçının ve Arap dünyasının işlerine karışmayın. Yani kısaca: Atatürk'ten uzaklaşmayın demektir. Bu direktiflerin dışına çıkılmasının Türkiye'ye maliyeti çok yüksek olacaktır. Türkiye, coğrafi konumu gereği çok büyük bir jeopolitik ve jeostratejik öneme sahiptir ve dünyanın en önemli enerji kaynaklarının merkezinde bulunmaktadır. Ne yazık ki bizim siyaset ve devlet adamlarımız bu özelliklerimizden yararlanmaktan bile acizdir.

   Değerli dostlarım, NATO Zirvesi için söylenecek o kadar çok eleştirilecek konu var ki... Ancak kimse uzun yazı okumuyor. Bu nedenle, ülkemize yönelik çok büyük tehditler ve yaşanan sorunlarımız varken, bunları ancak Yüce Önder Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda yaptığı gibi "Milli Birlik ve Beraberlik" ile "Tam Bağımsızlık" bütünleyici ilkeleri doğrultusunda hareket ederek aşabiliriz. Halen ülkemizde muhalefetin parça parça bölünmüş olması bu konuda bizleri olumsuz duygulara sevk ediyor. CHP'nin kendi içinde enerjisini tüketmekten, NATO Zirvesi hakkında herhangi bir düşüncesini göremedik. Çünkü CHP'nin yönetimlerinde dış politika, milli güvenlik ve milli savunma konularında liyakatli ve konusunda uzman kişiler yoktur. CHP'nin MYK'sında bu konularda bilgisi olan genel başkan yardımcıları ne yazık ki bulunmamaktadır. Umarım ulusça milli bilinç içinde hareket ederiz.

Esen kalınız.

    Kemal KARAKUZEY

 Antalya CHP Üyesi, Tarihçi, Yazar ve E. Albay

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler