Kerim Özbekler- Yazar/Şair/Gazeteci
Köşe Yazarı
Kerim Özbekler- Yazar/Şair/Gazeteci
 

Her İl ve İlçede “Ağaç Dikmeyi Sevenler Derneği” Kurulmalıdır

Doğayı korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir ülke bırakmak için toplum olarak daha fazla sorumluluk almamız gerekiyor. Bu amaçla Türkiye’nin her il ve ilçesinde “Ağaç Dikmeyi Sevenler Derneği” adıyla gönüllü kuruluşların kurulması önemli bir adım olabilir. Bu tür bir dernek, hem çevre bilincini artırabilir hem de ülkenin ağaçlandırılmasına ciddi katkı sağlayabilir. Öncelikle en az bir dönüm arazi üzerinde fidan yetiştirme çalışmaları yapılabilir. Bu alanın beş veya on dönüme çıkarılması durumunda ise daha kapsamlı ve verimli bir fidan üretimi mümkün hale gelir. Derneğe üye olan gönüllüler, uygun olan boş alanlarda her zaman ağaç dikme faaliyetleri gerçekleştirebilir. Bu çalışmalar yalnızca çevrenin yeşillenmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumda doğa sevgisinin gelişmesine de katkı sunar. Ağacın ve ormanların önemi konusunda okullarda, kurumlarda ve çeşitli etkinliklerde konferanslar düzenlenebilir. Böylece özellikle genç nesillerde çevre bilinci oluşturulabilir. Her yıl düzenlenecek fidan dağıtımları ile vatandaşların da ağaçlandırma çalışmalarına katılması teşvik edilebilir. Bu süreçte başta belediyeler olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlardan destek alınabilir. Dernekler ayrıca bulundukları bölgelerde milli park olabilecek doğal alanların korunmasına katkı sağlayabilir. Zaman zaman çiçek fidanı dağıtarak şehirlerdeki evlerin ve mahallelerin adeta birer “çiçek bahçesine” dönüşmesine de yardımcı olabilirler. Bunun yanında il ve ilçelerde bulunan yaşlı ve tarihi ağaçların korunması için çalışmalar yapılabilir. Bu ağaçların geçmişi araştırılarak ilgili kurumlara bildirilmesi, doğal mirasın korunmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca bölgelerde hızlı yetişen ağaç türleri veya meyve ağaçları tespit edilerek vatandaşların bu türleri dikmesi için teşvik edici çalışmalar yapılabilir. Unutulmamalıdır ki bir ağacı dikmek yalnızca doğaya değil, geleceğe de yatırım yapmaktır. Daha yeşil bir Türkiye için hepimizin bu sorumluluğu paylaşması gerekir. KERİM ÖZBEKLER Gazeteci – Yazar – Şair  
Ekleme Tarihi: 28 Mart 2026 -Cumartesi

Her İl ve İlçede “Ağaç Dikmeyi Sevenler Derneği” Kurulmalıdır

Doğayı korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir ülke bırakmak için toplum olarak daha fazla sorumluluk almamız gerekiyor. Bu amaçla Türkiye’nin her il ve ilçesinde “Ağaç Dikmeyi Sevenler Derneği” adıyla gönüllü kuruluşların kurulması önemli bir adım olabilir.

Bu tür bir dernek, hem çevre bilincini artırabilir hem de ülkenin ağaçlandırılmasına ciddi katkı sağlayabilir.

Öncelikle en az bir dönüm arazi üzerinde fidan yetiştirme çalışmaları yapılabilir. Bu alanın beş veya on dönüme çıkarılması durumunda ise daha kapsamlı ve verimli bir fidan üretimi mümkün hale gelir.

Derneğe üye olan gönüllüler, uygun olan boş alanlarda her zaman ağaç dikme faaliyetleri gerçekleştirebilir. Bu çalışmalar yalnızca çevrenin yeşillenmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda toplumda doğa sevgisinin gelişmesine de katkı sunar.

Ağacın ve ormanların önemi konusunda okullarda, kurumlarda ve çeşitli etkinliklerde konferanslar düzenlenebilir. Böylece özellikle genç nesillerde çevre bilinci oluşturulabilir.

Her yıl düzenlenecek fidan dağıtımları ile vatandaşların da ağaçlandırma çalışmalarına katılması teşvik edilebilir. Bu süreçte başta belediyeler olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlardan destek alınabilir.

Dernekler ayrıca bulundukları bölgelerde milli park olabilecek doğal alanların korunmasına katkı sağlayabilir. Zaman zaman çiçek fidanı dağıtarak şehirlerdeki evlerin ve mahallelerin adeta birer “çiçek bahçesine” dönüşmesine de yardımcı olabilirler.

Bunun yanında il ve ilçelerde bulunan yaşlı ve tarihi ağaçların korunması için çalışmalar yapılabilir. Bu ağaçların geçmişi araştırılarak ilgili kurumlara bildirilmesi, doğal mirasın korunmasına katkı sağlayacaktır.

Ayrıca bölgelerde hızlı yetişen ağaç türleri veya meyve ağaçları tespit edilerek vatandaşların bu türleri dikmesi için teşvik edici çalışmalar yapılabilir.

Unutulmamalıdır ki bir ağacı dikmek yalnızca doğaya değil, geleceğe de yatırım yapmaktır. Daha yeşil bir Türkiye için hepimizin bu sorumluluğu paylaşması gerekir.

KERİM ÖZBEKLER
Gazeteci – Yazar – Şair

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Hem beri
(28.03.2026 16:37 - #296)
Ben de diyorum da dinleyen yok onca apartman yapmak yerine iki katılı ev etrafı ağaç çiçek ile çevrelense yaşama destek ol dünyayı değiştir türkiye yi değiştir
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Abdullah Çağrı ELGÜN
(28.03.2026 17:57 - #297)
Harika düşünceler. Millet olarak ağacı sevmek, doğayı korumak, Türk örf ve adetlerin en önemli göstergesidir. En eski Türk Metinleri Dedekorkut Hekâyelerinde buninla ilgili çok güzel deyişlerimiz mevcuttur. Bazı süplantılı görüşlere inat ağaç HAYAT'dır. Hayat AĞACI, Noel AĞACI, çocuklara BEŞİK, KAPILARIMOZA EŞİK OLAN AĞAÇTIR... KARACOĞLAN, DÖDALOĞLU, PÎK SULTAN ABDAL'IN GÜZEL DEYİŞLERİ AĞAÇ İLE İLGİLİDİR... Dede Korkut dualarında: “Yerli kara dağın yıkılmasın. Gölgeli kaba ağacın kesilmesin.”, “Babamın adını sorar olsan koca ağaç, Anamın adını dersen kükremiş aslan.” ifadelerini sık sık kullanmıştır. Doğum ve ölüm gibi hayatla alakalı durumlarda ağaç dikmek Türklerin en eski adetidir.... Ağaç aynı zamanda: anrı'ya ulaşmanın ve onunla iletişimin sembolü olarak görülürken, “yaşam, hayat, canlılık, ölümsüzlük, doğurganlık, şans, bolluk, bereketin sembolüdür. Bazı inünışlarda yağmurlu havalarda ağaçlara yaslanarak veya ağaçlara eliki koyarak geçmişe zamam ötesinj yolculuk yapılacaeına inanılır... Dedekorkut Salur Kazan Destanında: Salur Kazan’ın Evinin Yağmalandığı Destanda Dede Korkut: Ağaç ağaç dersem sana, arlanma ağaç! Mekke ile Medine’nin kapısı ağaç! Musa Kelimin asası ağaç; Büyük büyük suların köprüsü ağaç; Kara kara denizlerin gemisi ağaç; Şah-ı merdan Ali’nin Düldülünün eyeri ağaç; Zülfekârın kını ile kabzası ağaç; Er olsun, avrat olsun, korkusu ağaç; Başını alıp bakacak olsam, başsız ağaç; Dibini alıp bakacak olsam, dipsiz ağaç; Beni sana asarlar, taşıma ağaç! Eğer taşıyacak olursan, gençliğim seni tutsun ağaç! Bizim ilde olmalıydın, ağaç! Kara hintli kullarıma buyuraydım, Seni bölük bölük doğraya idiler, ağaç! Evet görüldüğü gibi Ağacı sevmeli, ağacı korumalıyız ve ağacı çoğaltmalıyız ..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler