Son dönemde nereye baksak, hangi kuruma adım atsak aynı manzara ile karşılaşıyoruz: Bir tarafta işin ehli olmayan, nezaketten uzak kadrolar; diğer tarafta ise toplumsal değerlerini yitirmiş, adabımuaşereti rafa kaldırmış bir kitle. Bugün gelinen noktada mesele sadece bir siyasi parti veya görüş meselesi değil, doğrudan bir "insan ve ahlak" meselesidir.
Liyakat mi, Torpil mi?
Hastanelerimizden belediyelerimize kadar pek çok kamu alanında liyakat yerini "tanıdıklara" bırakmış durumda. Şunu açıkça ifade etmek gerekir: Bir yere referansla gelmiş olsanız bile, o koltuğun hakkını vermek ve vatandaşa hizmet etmek zorundasınız. Maalesef bugün en temel nezaket kurallarından bihaber, üslup bilmeyen çalışanlarla karşılaşıyoruz. Kamu kurumlarında çalışanlara sadece teknik bilgi değil, acilen etkili iletişim ve konuşma dersleri verilmesi şarttır.
Toplu Taşımada Saygı "Sözde" Kaldı
Sokaktaki vurdumduymazlık toplu taşıma araçlarında zirve yapıyor. "Önce yaşlılara, engellilere ve hamilelere yer veriniz" uyarısı sadece camlardaki birer yapıştırmadan ibaret artık. Yaşlılar ayakta beklerken gençler telefonlarına gömülüyor; anne ve babalar çocuklarını kucaklarına alıp yer açmak yerine vurdumduymaz davranıyor.
Buna bir de otobüs şoförlerinin sert tavırları ekleniyor. Vatandaş bir adres sorduğunda ya da yardım istediğinde "İşine bak!" azarıyla karşılaşıyor. Şoföründen memuruna kadar toplumsal temas noktasındaki her bireye adabımuaşeret eğitimi verilmesi artık bir lüks değil, zorunluluktur.
Kültürel Erozyon ve Kaybolan Değerler
En acısı ise ahlaki değerlerimizin hızla aşınması. Toplum içinde edep sınırlarını zorlayan görüntüler, uyardığınızda ise "Hangi zamanda yaşıyoruz?" gibi hadsiz savunmalarla karşılaşıyoruz. Bizler İslam ahlakı ve kültürüyle yoğrulmuş bir milletiz. Ancak bugün Batı’nın sadece yozlaşmış yanlarını alan, kendi öz değerlerine yabancılaşmış bir nesil türedi. Dinimizi ve kültürümüzü kendi nefsimize göre yorumlar olduk.
Çözüm Yolu: Eğitim ve Bilinç
Bu gidişata "dur" demenin yolu bellidir:
-
Okullarda Adabımuaşeret: Gençlerimize sadece matematik, fizik değil; saygıyı, oturup kalkmayı ve toplumsal kuralları öğretmeliyiz.
-
Ebeveyn Bilinci: Anne ve babalar için konferanslar, etkinlikler ve eğitimler düzenlenmelidir. Toplumun çekirdeği olan aile düzelmeden, sokak düzelmez.
Kısacası; giyimimizden kuşamımıza, konuşmamızdan davranışlarımıza kadar kendimize gelmek zorundayız.
Toplumu yeniden "yola sokmak" için herkes elini taşın altına koymalı ve kaybettiğimiz o kadim terbiyeyi yeniden kuşanmalıyız.
Mahmut ÇİÇEKDAĞI