Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
Köşe Yazarı
Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
 

Fatura Değil Kabus: Antalya Halkının Sırtındaki İhale Yükü

Son günlerde Antalya’da evlere gelen elektrik ve su faturaları, vatandaşı kelimenin tam anlamıyla çileden çıkaracak boyuta ulaştı. Hayat pahalılığıyla boğuşan asgari ücretlinin, kısıtlı maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan emeklinin belini bükmekle kalmayan bu rakamlar, artık dayanılmaz bir hal aldı. Şöyle dönüp bir bakalım: İki kişilik bir ailenin geçen ay 700 TL gelen su faturası bu ay 1600 TL’ye çıkıyor; dört kişilik bir ailenin 1900 TL olan faturası 3900 TL’ye fırlıyor. “Aşırı tüketim var” desek, kilovatsaat (kWh) veya metreküp (m³) tüketim rakamlarına bakıyoruz; kullanım aynı, değişen hiçbir şey yok! Peki, bu iki katını aşan fahiş artışların kaynağı ne? Cevap, Antalya sokaklarında, yazılı-görsel medyada ve sosyal platformlarda günlerdir çalkalanan ağır iddialarda gizli. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Su ve Atıksu İdaresi’nin (ASAT) yüksek gerilim tesisleri ihalelerinde rakamların kontrolsüz biçimde fırladığı, ihalelerin kısım kısım bölündüğü, doğrudan temin sınırına dayandırılan sözleşmelerle kamunun zarara uğratıldığı iddiaları belgeleriyle konuşuluyor. Yaklaşık 200 milyon TL’lik bu devasa ihale yükünün, dönüp dolaşıp Antalya halkına su faturası olarak yansıtıldığı öne sürülüyor. Öte yandan, bölgeye hizmet veren Akdeniz CLK cephesinde de durum farklı değil. Isparta, Burdur ve Antalya hattında ihalelere fesat karıştırıldığına ve usulsüzlüklere dair iddialar ayyuka çıkmışken, kurumların kendi zararlarını faturalara gizli zam olarak vatandaştan çıkardığı fikri kamuoyunda günden güne güçleniyor. Sadece fahiş rakamlar da değil mesele... Yazın bu kavurucu sıcaklarında aniden kesilen elektrikler yüzünden bozulan buzdolapları, yanan elektronik cihazlar, çöpe giden yiyecekler cabası. Yaşanan mağduriyeti iletmek için çağrı merkezlerini arayan vatandaşın karşılaştığı ilgisiz ve kaba üslup ise bardağı taşıran son damla oluyor. Buradan yetkililere ve kamuoyuna açıkça soruyoruz: Vatandaş bu kurumların bütçe açıklarının, ihale oyunlarının veya yönetsel hatalarının finansörü müdür? 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği gayet açıktır: Tüketici, haksız ve şeffaf olmayan hiçbir bedeli ödemekle yükümlü tutulamaz. Tüketici birliklerini, denetleyici kurumları ve mülki amirleri acilen göreve çağırıyoruz. Özelleştirme politikalarının vatandaşa sunduğu “hizmet” buysa, bu sistemin derhal sorgulanması ve kamu yararı adına gerekli adımların atılması kaçınılmazdır. Antalya halkının sırtına yüklenen bu fahiş fatura kabusuna bir an önce son verilmelidir. Mahmut Çiçekdağı
Ekleme Tarihi: 20 Temmuz 2026 -Pazartesi

Fatura Değil Kabus: Antalya Halkının Sırtındaki İhale Yükü

Son günlerde Antalya’da evlere gelen elektrik ve su faturaları, vatandaşı kelimenin tam anlamıyla çileden çıkaracak boyuta ulaştı. Hayat pahalılığıyla boğuşan asgari ücretlinin, kısıtlı maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan emeklinin belini bükmekle kalmayan bu rakamlar, artık dayanılmaz bir hal aldı.

Şöyle dönüp bir bakalım: İki kişilik bir ailenin geçen ay 700 TL gelen su faturası bu ay 1600 TL’ye çıkıyor; dört kişilik bir ailenin 1900 TL olan faturası 3900 TL’ye fırlıyor. “Aşırı tüketim var” desek, kilovatsaat (kWh) veya metreküp (m³) tüketim rakamlarına bakıyoruz; kullanım aynı, değişen hiçbir şey yok! Peki, bu iki katını aşan fahiş artışların kaynağı ne?

Cevap, Antalya sokaklarında, yazılı-görsel medyada ve sosyal platformlarda günlerdir çalkalanan ağır iddialarda gizli.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Antalya Su ve Atıksu İdaresi’nin (ASAT) yüksek gerilim tesisleri ihalelerinde rakamların kontrolsüz biçimde fırladığı, ihalelerin kısım kısım bölündüğü, doğrudan temin sınırına dayandırılan sözleşmelerle kamunun zarara uğratıldığı iddiaları belgeleriyle konuşuluyor. Yaklaşık 200 milyon TL’lik bu devasa ihale yükünün, dönüp dolaşıp Antalya halkına su faturası olarak yansıtıldığı öne sürülüyor.

Öte yandan, bölgeye hizmet veren Akdeniz CLK cephesinde de durum farklı değil. Isparta, Burdur ve Antalya hattında ihalelere fesat karıştırıldığına ve usulsüzlüklere dair iddialar ayyuka çıkmışken, kurumların kendi zararlarını faturalara gizli zam olarak vatandaştan çıkardığı fikri kamuoyunda günden güne güçleniyor.

Sadece fahiş rakamlar da değil mesele... Yazın bu kavurucu sıcaklarında aniden kesilen elektrikler yüzünden bozulan buzdolapları, yanan elektronik cihazlar, çöpe giden yiyecekler cabası. Yaşanan mağduriyeti iletmek için çağrı merkezlerini arayan vatandaşın karşılaştığı ilgisiz ve kaba üslup ise bardağı taşıran son damla oluyor.

Buradan yetkililere ve kamuoyuna açıkça soruyoruz: Vatandaş bu kurumların bütçe açıklarının, ihale oyunlarının veya yönetsel hatalarının finansörü müdür?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği gayet açıktır: Tüketici, haksız ve şeffaf olmayan hiçbir bedeli ödemekle yükümlü tutulamaz. Tüketici birliklerini, denetleyici kurumları ve mülki amirleri acilen göreve çağırıyoruz.

Özelleştirme politikalarının vatandaşa sunduğu “hizmet” buysa, bu sistemin derhal sorgulanması ve kamu yararı adına gerekli adımların atılması kaçınılmazdır. Antalya halkının sırtına yüklenen bu fahiş fatura kabusuna bir an önce son verilmelidir.

Mahmut Çiçekdağı

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler