Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
Köşe Yazarı
Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
 

Vicdan Nerede? Filistin Meselesi ve Dünyanın Sessizliği

  Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler yalnızca bölgesel bir mesele değil; insanlık vicdanını ilgilendiren büyük bir sınavdır. Filistin’de yıllardır süren çatışmalar, sivil kayıplar ve yıkımlar karşısında dünya kamuoyunun büyük bölümü sadece izlemekle yetiniyor. Her gün yeni bir acı haberi geliyor. Evler yıkılıyor, insanlar hayatını kaybediyor, çocuklar korku içinde büyüyor. Bu tablo karşısında akla şu soru geliyor: Bu trajediye kim “dur” diyecek? Uluslararası hukuk ve kurumlar bu tür durumlar için var. Birleşmiş Milletler’in soykırım tanımı oldukça açık: Bir ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel grubun tümünü ya da bir bölümünü yok etme niyetiyle yapılan eylemler soykırım kapsamına girer. Bu eylemler arasında; Grup üyelerinin öldürülmesi Fiziksel veya ruhsal zarar verilmesi Yaşam koşullarının yok edici hale getirilmesi Grup içi çoğalmanın engellenmesi Çocukların başka gruplara zorla aktarılması gibi uygulamalar yer alır. Bugün dünya kamuoyunda en çok tartışılan meselelerden biri de budur: Bu tanımın hangi durumlarda uygulanacağı ve uluslararası toplumun ne zaman harekete geçeceği. Bir başka soru da şu: Neden bazı krizler karşısında dünya hızla tepki verirken, bazı krizlerde sessizlik hâkim oluyor? Batı dünyası kimi olayları çok hızlı şekilde “insanlık suçu” olarak nitelendirirken, başka coğrafyalardaki acılar çoğu zaman aynı hassasiyetle ele alınmıyor. Bu durum da uluslararası sistemin adaletine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor. Öte yandan toplumların birbirine bakışında da tehlikeli bir dil giderek yayılıyor. Dün Suriyeliler hakkında kullanılan ayrımcı ifadeler, bugün başka milletler için kullanılabiliyor. Oysa insanı milliyetine veya inancına göre yargılamak, bizi çözümden daha da uzaklaştırır. Bugün yapılması gereken şey, öfkeyi büyütmek değil; adaleti ve insanlık değerlerini savunmaktır. Kalıcı bir çözüm, yalnızca askeri güçle değil; diplomasi, uluslararası hukuk ve insani değerlerin güçlendirilmesiyle mümkündür. Dünya bir gün mutlaka bu soruya cevap vermek zorunda kalacak: İnsanlık gerçekten ortak bir vicdana sahip mi, yoksa acılar coğrafyaya göre mi değerlendiriliyor? Mahmut ÇİÇEKDAĞI
Ekleme Tarihi: 23 Mart 2026 -Pazartesi

Vicdan Nerede? Filistin Meselesi ve Dünyanın Sessizliği

 

Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler yalnızca bölgesel bir mesele değil; insanlık vicdanını ilgilendiren büyük bir sınavdır. Filistin’de yıllardır süren çatışmalar, sivil kayıplar ve yıkımlar karşısında dünya kamuoyunun büyük bölümü sadece izlemekle yetiniyor.

Her gün yeni bir acı haberi geliyor. Evler yıkılıyor, insanlar hayatını kaybediyor, çocuklar korku içinde büyüyor. Bu tablo karşısında akla şu soru geliyor: Bu trajediye kim “dur” diyecek?

Uluslararası hukuk ve kurumlar bu tür durumlar için var. Birleşmiş Milletler’in soykırım tanımı oldukça açık:

Bir ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel grubun tümünü ya da bir bölümünü yok etme niyetiyle yapılan eylemler soykırım kapsamına girer. Bu eylemler arasında;

  • Grup üyelerinin öldürülmesi
  • Fiziksel veya ruhsal zarar verilmesi
  • Yaşam koşullarının yok edici hale getirilmesi
  • Grup içi çoğalmanın engellenmesi
  • Çocukların başka gruplara zorla aktarılması

gibi uygulamalar yer alır.

Bugün dünya kamuoyunda en çok tartışılan meselelerden biri de budur: Bu tanımın hangi durumlarda uygulanacağı ve uluslararası toplumun ne zaman harekete geçeceği.

Bir başka soru da şu:
Neden bazı krizler karşısında dünya hızla tepki verirken, bazı krizlerde sessizlik hâkim oluyor?

Batı dünyası kimi olayları çok hızlı şekilde “insanlık suçu” olarak nitelendirirken, başka coğrafyalardaki acılar çoğu zaman aynı hassasiyetle ele alınmıyor. Bu durum da uluslararası sistemin adaletine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Öte yandan toplumların birbirine bakışında da tehlikeli bir dil giderek yayılıyor. Dün Suriyeliler hakkında kullanılan ayrımcı ifadeler, bugün başka milletler için kullanılabiliyor. Oysa insanı milliyetine veya inancına göre yargılamak, bizi çözümden daha da uzaklaştırır.

Bugün yapılması gereken şey, öfkeyi büyütmek değil; adaleti ve insanlık değerlerini savunmaktır.

Kalıcı bir çözüm, yalnızca askeri güçle değil; diplomasi, uluslararası hukuk ve insani değerlerin güçlendirilmesiyle mümkündür.

Dünya bir gün mutlaka bu soruya cevap vermek zorunda kalacak:
İnsanlık gerçekten ortak bir vicdana sahip mi, yoksa acılar coğrafyaya göre mi değerlendiriliyor?

Mahmut ÇİÇEKDAĞI

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler