Gün geçtikçe hayat zorlaşıyor. Zamlar insanın belini büküyor.
Ekmeğe zam, akaryakıta zam, hastane ve ilaçlara zam…
Giyime, yiyeceğe, içeceğe zam…
Ev kirasına zam…
Ama alınan ücret aynı kalıyor.
“Asgari ücrete zam yapıldı, emekli maaşları artırıldı” deniliyor.
Fakat vatandaş o zamlı maaşı almadan önce, her şeyi zaten zamlı fiyatlarla almak zorunda kalıyor.
Televizyonlarda yorumcular konuşuyor. Kimi hükümeti savunuyor, kimi muhalefeti eleştiriyor. Ama o tartışmaların çoğunu yapanların hayatı, asgari ücretle geçinmeye çalışan bir vatandaşın hayatı değil.
Bir söz vardır:
“Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal.”
Bugün vatandaş tam da böyle bir sıkışmışlığın içinde.
Sorun yalnızca hükümet ya da muhalefet meselesi değildir.
Asıl mesele, halkın insanca yaşayabilmesidir.
Bugün asgari ücret 28.075,50 TL.
Bir bakalım hayatın gerçeklerine…
Özel okulların yıllık ücretleri:
Anaokulu: 180 bin – 200 bin TL
İlkokul: 195 bin – 220 bin TL
Ortaokul: 205 bin – 235 bin TL
Lise: 230 bin – 305 bin TL
Mutfak masrafı:
İki kişilik bir aile için yaklaşık 16 bin TL.
Dört kişilik bir aile için yaklaşık 29 bin TL.
Kıyafet masrafı:
İki kişilik bir aile için 27 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.
Dört kişilik bir aile için 50 bin TL’ye ulaşabiliyor.
Faturalar…
Su: 700–900 TL
Elektrik: 1200–1900 TL
Telefon: 300–500 TL
Bir de ev kiraları var:
20 bin TL’den başlayıp 45 bin TL’ye kadar çıkıyor.
Şimdi soralım…
Bu aile hiç mi gezmeyecek?
Hiç mi kurban kesmeyecek?
Hiç mi güzel bir hayat sürmeyecek?
Herkes bol keseden konuşuyor. Ama bu iş konuşmakla çözülmüyor.
Bir zamanlar Ebussuud Efendi gibi adalet terazisini elinde tutan insanlar vardı.
Ticarette kar oranı sınırlıydı.
Haksız kazanç ağır şekilde cezalandırılırdı.
Bugün de adaletin terazisine ihtiyaç var.
Kar oranı belirli bir sınırın üzerine çıkmamalı.
Haksız kazanç sağlayanlara ağır cezalar verilmelidir.
Rüşvet alanın malı alınmalıdır.
Gramajla oynayanın ruhsatı iptal edilmelidir.
Ama bütün bunlardan önce insanın içinde bir denetim olmalı.
Bir insanı sadece zabıta ya da polis denetliyorsa, orada asıl eksik olan şey vicdandır.
Teraziyi doğru tutacak olan şey kanunlardan önce ahlak ve imandır.
Bugün ne yazık ki birçok alanda bu değerlerden uzaklaşmış durumdayız.
Oysa mesele geçmişi anlatmak değil.
Mesele, bugünü düzeltmek.
Çünkü adaletin olmadığı yerde bolluk da olmaz, huzur da olmaz.
Ve unutmayalım:
Bir toplumun gerçek zenginliği, kasasındaki para değil…
Vatandaşının insanca yaşayabildiği hayattır.
Mahmut ÇİÇEKDAĞI
Yazar-Şair