Mustafa Kemal Atatürk'ün gençliğe emanet ettiği Cumhuriyet, "kimsesizlerin kimsesidir".
Atatürk Cumhuriyeti; aklı, hakkı, hukuku, adaleti ve vicdanı özgürleştirir. Cumhuriyetten aklı, hakkı, hukuku, adaleti ve vicdanı çıkarırsanız; o rejim halka değil, tek bir güce hizmet eder.
O zaman Cumhuriyet, bir hukuk devleti değil; ceberrut bir devlet olur. Adalet yerlerde sürünür.
Bu nedenle Atatürk Cumhuriyetinin mayasında akıl, bilim ve hukuk vardır. Atatürk'ün manifesto niteliği taşıyan aşağıdaki sözleri de bunun altını çizer:
"Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit bilimdir, fendir."
"Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde aklın ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar."
"Bilim, gerçeği bilmektir."
"Bilim ve fennin dışında yol gösterici aramak aymazlıktır, bilgisizliktir, doğru yoldan çıkmışlıktır."
"Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin."
Bu manifestoda dogma yoktur, bencillik yoktur, kibir ve tepeden bakma yoktur, ayrımcılık ise hiç yoktur; sadece ve sadece akıl, bilim ve hukuk vardır.
Bu değerlerden yoksun olanlar, çözümü zulümde ararlar. Kadim bir atasözümüzün de dediği gibi:
"Zulüm ile abad olanın, akıbeti berbad olur."
Haksız kazanç, zulüm ve hukuksuzluk üzerine kurulan düzenler, kısa vadede başarılı görünse de tarihteki örneklerinde sıkça görüldüğü üzere, er ya da geç yıkılmaya mahkumdurlar.
Mesut Karakoyunlu