Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
Köşe Yazarı
Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
 

Perde Erken İndi: Serhat Kılıç ve Eksilen Rengimiz

Hayat, bazılarına senaryonun en hareketli yerinde "buraya kadar" der. Perde inmez, salon boşalmaz ama o sahneyi var eden ana karakter birdenbire çekilip gider. Kalanlara ise sadece bir "şok" ve ekranlarda dondurup kaldığımız o tanıdık yüzler kalır. Türk tiyatrosunun, sinemasının ve ekranların en has renklerinden biri olan Serhat Kılıç da bu ani vedayla aramızdan ayrıldı. Kağıthane’deki evinde 51 yaşında kalbine yenik düşerek aramızdan ayrılan başarılı oyuncu, sadece bir sanatçının kaybı değil; bu toprakların neşesini, inadını ve trajedisini inceden inceye taşıyan kocaman bir hafızanın da eksilmesi demek. Mahallemizin Plakçısı, Ekranın Keskin Yüzü Onu izlerken kimimiz mahallenin neşesi Seksenler’in Ergun Plak’ı ile gülümserdik, kimimiz Söz dizisindeki Çolak rolüyle ekran başında gerilirdik. Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu’nda canlandırdığı İmam Hamdi ile insan ruhunun o sıkışmış gri tonuna tanıklık ederdik. Serhat Kılıç oynadığı hiçbir karakteri harcamazdı. Rollerine sadece replik ezberleyerek değil, bir zanaatkar titizliğiyle, etten kemikten bir insan kimliği dikerdi. Gözlerindeki o muzip ama bir o kadar da keskin zeka parıltısı, yerli yerinde yapılan küçük bir mimik, senaryonun yazmadığı sayfaları doldurmaya yeterdi. O, oyunculuğu ekmek parası olmanın ötesinde, bu topraklara karşı bir borç ödeme biçimi olarak gördü. Çok Erken Eksiliyoruz Maalesef bizim sinemamız da tiyatromuz da bu erken vedaların, "daha çok söyleyeceği sözü vardı" denilen zamansız kayıpların coğrafyası. Hayatın koşturmacası içinde soluklanmaya çalışırken, katarı erken terk eden nice değerimiz oldu. Tomris Giritlioğlu’ndan sahneleri öksüz bırakan nice isme kadar, bu ülkenin yaratıcı insanları genellikle en verimli çağlarında yükü omuzlarında bırakıp gittiler. Neden bu kadar erken giderler sorusunun cevabı belki de bu hayatın sığlığına sığamamalarında saklı. İçlerindeki üretim ateşi, bedenlerinin onlara tanıdığı süreden daha hızlı tüketiyor onları. Geriye kalan bizler ise ekranlarda dönüp duran eski sahnelere bakıp "Yazık oldu, çok erkendi" diyerek iç çekiyoruz. Geriye Kalan Vefa Serhat Kılıç şimdi Ankara topraklarına uğurlanırken, geride kalan bizlere düşen sadece arkasından iki satır üzüntü yazmak olmamalı. Sanatçısına yaşarken hak ettiği kıymeti vermekte imtina eden bu düzen, ne yazık ki gidişlerinde en büyük feryadı koparan oluyor. Güle güle Ergun Plak, güle güle bu toprakların asil, kalbi güzel sanatçısı. Perde kapandı ama bu ekranlarda ve bu sahnelerde bıraktığın izler silinmeyecek. Cengiz ÇETİK
Ekleme Tarihi: 06 Eylül 2026 -Pazar

Perde Erken İndi: Serhat Kılıç ve Eksilen Rengimiz

Hayat, bazılarına senaryonun en hareketli yerinde "buraya kadar" der. Perde inmez, salon boşalmaz ama o sahneyi var eden ana karakter birdenbire çekilip gider. Kalanlara ise sadece bir "şok" ve ekranlarda dondurup kaldığımız o tanıdık yüzler kalır.

Türk tiyatrosunun, sinemasının ve ekranların en has renklerinden biri olan Serhat Kılıç da bu ani vedayla aramızdan ayrıldı. Kağıthane’deki evinde 51 yaşında kalbine yenik düşerek aramızdan ayrılan başarılı oyuncu, sadece bir sanatçının kaybı değil; bu toprakların neşesini, inadını ve trajedisini inceden inceye taşıyan kocaman bir hafızanın da eksilmesi demek.

Mahallemizin Plakçısı, Ekranın Keskin Yüzü

Onu izlerken kimimiz mahallenin neşesi Seksenler’in Ergun Plak’ı ile gülümserdik, kimimiz Söz dizisindeki Çolak rolüyle ekran başında gerilirdik. Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu’nda canlandırdığı İmam Hamdi ile insan ruhunun o sıkışmış gri tonuna tanıklık ederdik.

Serhat Kılıç oynadığı hiçbir karakteri harcamazdı. Rollerine sadece replik ezberleyerek değil, bir zanaatkar titizliğiyle, etten kemikten bir insan kimliği dikerdi. Gözlerindeki o muzip ama bir o kadar da keskin zeka parıltısı, yerli yerinde yapılan küçük bir mimik, senaryonun yazmadığı sayfaları doldurmaya yeterdi. O, oyunculuğu ekmek parası olmanın ötesinde, bu topraklara karşı bir borç ödeme biçimi olarak gördü.

Çok Erken Eksiliyoruz

Maalesef bizim sinemamız da tiyatromuz da bu erken vedaların, "daha çok söyleyeceği sözü vardı" denilen zamansız kayıpların coğrafyası. Hayatın koşturmacası içinde soluklanmaya çalışırken, katarı erken terk eden nice değerimiz oldu. Tomris Giritlioğlu’ndan sahneleri öksüz bırakan nice isme kadar, bu ülkenin yaratıcı insanları genellikle en verimli çağlarında yükü omuzlarında bırakıp gittiler.

Neden bu kadar erken giderler sorusunun cevabı belki de bu hayatın sığlığına sığamamalarında saklı. İçlerindeki üretim ateşi, bedenlerinin onlara tanıdığı süreden daha hızlı tüketiyor onları. Geriye kalan bizler ise ekranlarda dönüp duran eski sahnelere bakıp "Yazık oldu, çok erkendi" diyerek iç çekiyoruz.

Geriye Kalan Vefa

Serhat Kılıç şimdi Ankara topraklarına uğurlanırken, geride kalan bizlere düşen sadece arkasından iki satır üzüntü yazmak olmamalı. Sanatçısına yaşarken hak ettiği kıymeti vermekte imtina eden bu düzen, ne yazık ki gidişlerinde en büyük feryadı koparan oluyor.

Güle güle Ergun Plak, güle güle bu toprakların asil, kalbi güzel sanatçısı. Perde kapandı ama bu ekranlarda ve bu sahnelerde bıraktığın izler silinmeyecek.

Cengiz ÇETİK

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler