Kemal YAZAR
Köşe Yazarı
Kemal YAZAR
 

İki Beden Büyük Al, Seneye de Giyersin!

  Küçüklüğümüzde pazara alışverişe giderdik… Babam —nurlar içinde yatsın— daha alışverişe başlamadan hüküm verilirdi: “İki beden büyük al, seneye de giyersin!” Biz ceket almıyoruz, resmen geleceğe yatırım yapıyoruz sanki. Abi öyle bir boşluktaydık ki… Üstümüzdeki kıyafetin ayarı hiç tutmazdı! Sıfır aldıysak kesin iki beden büyük… “Seneye de giyeriz” kafası hâlâ aktif! İkinci el mi? O zaten abiden kalma… O da en az iki beden dar! Yani biz hayat boyu iki seçenek arasında gidip gelmişiz:  Ya içinde kaybolduğumuz kıyafetler…  ya da içine giremediğimiz hatıralar! Bir gün tam üstümüze göre bir şey giyeceğiz diye bekledik.  Ama  o gün hiç gelmedi Bizim kıyafet düzeni resmen şöyle:  Bir taraf “gelecek planı”, diğer taraf “geçmişin emaneti”… Ortası mı? Yok abi… Bizde beden tutturmak diye bir şey hiç kısmet olmadı! Aradan yıllar geçti… Yaş kemale erdi ama kafa hâlâ o günlerde takılı kalmış. "Ya seneye de giyersin yatırımı" ya da "genişin çaresi var, darın çaresi yok" düşüncesi… Mağazaya giriyorum, elim direkt büyük bedenlere gidiyor. Sanki yarın sabah uyanınca bir anda 10 kilo alacağım da hazırlıklı olayım! Satıcı diyor ki: —“Abi bu sana büyük…” Ben diyorum ki: —“Sen karışma oğlum, ben ileri görüşlü adamım, seneye de giyerim!” Sonra ne mi oluyor? Benim çelimsiz bedenime aldığım milletin üstünde ceket cuk diye oturuyor… Benim ki? Sanki düğüne giderken ödünç almışım da çıkışta geri verecekmişim gibi… Aynaya bakıp, “Ya bu niye böyle çuval gibi duruyor?” diye kendi kendime söyleniyorum. Bir gün dedim ki: “Ulan Kemal, suç cekette değil, sende!  Sen hâlâ 1970 model alışveriş yapıyorsun!” “Dur bakalım…  Bir değişiklik yapalım” dedim. Yine elim iki beden büyüğüne varmadı ama vazgeçip tam üzerime göre olanı aldım. Abi bir giydim…  Aynaya baktım… Dedim ki: “Bu kim lan?!”  Vallahi de ben, billahi de ben! Meğer yıllardır ben kendimi değil, gelecekteki hâlimi giydiriyormuşum! Sonuç: Biz hep yarını düşünmüşüz… Ama bugünü kaçırmışız. Yine de ne yapalım, bizim nesil öyle yetişti. Hem büyüyen çocuklara hem de büyümeyen adamlara kıyafet almışız vesselam… Saygılarımla… Kemal Yazar
Ekleme Tarihi: 21 Nisan 2026 -Salı

İki Beden Büyük Al, Seneye de Giyersin!

 

Küçüklüğümüzde pazara alışverişe giderdik…

Babam —nurlar içinde yatsın— daha alışverişe başlamadan hüküm verilirdi:

“İki beden büyük al, seneye de giyersin!”

Biz ceket almıyoruz, resmen geleceğe yatırım yapıyoruz sanki.

Abi öyle bir boşluktaydık ki…

Üstümüzdeki kıyafetin ayarı hiç tutmazdı!

Sıfır aldıysak kesin iki beden büyük…

“Seneye de giyeriz” kafası hâlâ aktif!

İkinci el mi?

O zaten abiden kalma…

O da en az iki beden dar!

Yani biz hayat boyu iki seçenek arasında gidip gelmişiz:

 Ya içinde kaybolduğumuz kıyafetler…

 ya da içine giremediğimiz hatıralar!

Bir gün tam üstümüze göre bir şey giyeceğiz diye bekledik.

 Ama  o gün hiç gelmedi

Bizim kıyafet düzeni resmen şöyle:

 Bir taraf “gelecek planı”,

diğer taraf “geçmişin emaneti”…

Ortası mı?

Yok abi…

Bizde beden tutturmak diye bir şey hiç kısmet olmadı!

Aradan yıllar geçti…

Yaş kemale erdi ama kafa hâlâ o günlerde takılı kalmış. "Ya seneye de giyersin yatırımı" ya da "genişin çaresi var, darın çaresi yok" düşüncesi…

Mağazaya giriyorum, elim direkt büyük bedenlere gidiyor.

Sanki yarın sabah uyanınca bir anda 10 kilo alacağım da hazırlıklı olayım!

Satıcı diyor ki: —“Abi bu sana büyük…”

Ben diyorum ki: —“Sen karışma oğlum, ben ileri görüşlü adamım, seneye de giyerim!”

Sonra ne mi oluyor?

Benim çelimsiz bedenime aldığım milletin üstünde ceket cuk diye oturuyor…

Benim ki?

Sanki düğüne giderken ödünç almışım da çıkışta geri verecekmişim gibi…

Aynaya bakıp, “Ya bu niye böyle çuval gibi duruyor?” diye kendi kendime söyleniyorum.

Bir gün dedim ki:

“Ulan Kemal, suç cekette değil, sende!

 Sen hâlâ 1970 model alışveriş yapıyorsun!”

“Dur bakalım…

 Bir değişiklik yapalım” dedim.

Yine elim iki beden büyüğüne varmadı ama vazgeçip tam üzerime göre olanı aldım.

Abi bir giydim…

 Aynaya baktım…

Dedim ki:

“Bu kim lan?!”

 Vallahi de ben, billahi de ben!

Meğer yıllardır ben kendimi değil,

gelecekteki hâlimi giydiriyormuşum!

Sonuç: Biz hep yarını düşünmüşüz…

Ama bugünü kaçırmışız.

Yine de ne yapalım,

bizim nesil öyle yetişti.

Hem büyüyen çocuklara hem de büyümeyen adamlara kıyafet almışız vesselam…

Saygılarımla…

Kemal Yazar

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler