Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
Köşe Yazarı
Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
 

GÜZEL SÖZLERE DEĞİL, DAVRANIŞLARA İNANIN!

Menfaatin gölgesinde kalan dostluklar, samimiyetini kaybeden ilişkiler ve unutulan vefa… İnsan hayatı boyunca pek çok insanla tanışır. Kimi hayatımıza bir dost olarak girer, kimi arkadaş olur, kimi ise yalnızca belirli bir ihtiyacı olduğunda kapımızı çalar. Zaman geçtikçe insan, karşısındaki kişilerin gerçek yüzünü, karakterini ve niyetini daha iyi anlamaya başlar. Çünkü insanları tanımak için uzun yıllara değil, bazen birkaç davranışa bakmak yeterlidir. Günümüzde en çok ihtiyaç duyduğumuz değerlerin başında samimiyet, vefa, saygı ve karşılıklı anlayış geliyor. Ne yazık ki bu değerlerin yerini zaman zaman menfaat ilişkileri alıyor. Dostlukların çıkar hesaplarına dönüştüğü, insanların birbirlerini yalnızca ihtiyaç duyduklarında hatırladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Bazı insanlar vardır; sizi aramaz, sormaz, mesajlarınıza cevap vermez. Bir derdiniz olduğunda dinlemez, bir şey anlatmak istediğinizde zaman ayırmaz. Varlığınızla yokluğunuz arasında hiçbir fark yokmuş gibi davranır. Fakat bir gün kendisinin size ihtiyacı olduğunda bütün bu ilgisizlik bir anda ortadan kalkar. Telefonunuz çalar, mesajınız gelir, güzel sözler peş peşe sıralanır. Bir bakarsınız, yıllardır aramayan insan birdenbire en yakın dostunuz olmuş! Peki, insan böyle bir ilişki karşısında ne düşünmelidir? Acaba gerçekten değer gördüğü için mi aranıyordur, yoksa karşısındaki kişinin bir işi mi düşmüştür? İşte insanın kendisine sorması gereken en önemli soru budur. DOSTLUK, İHTİYAÇ DUYULDUĞUNDA HATIRLAMAK DEĞİLDİR Gerçek dostluk, bir insanın yalnızca işine yaradığınız zaman yanınızda bulunması değildir. Dostluk, hiçbir beklentinin olmadığı zamanlarda da birbirini arayabilmektir. Bir insanın hâlini hatırını sormak için mutlaka bir sebep aramak gerekmez. Bir telefon açmak, kısa bir mesaj göndermek, nasılsın diye sormak, bazen insanın gönlünde büyük bir yer edinir. Ancak bazı kişiler için iletişim yalnızca kendi ihtiyaçları doğrultusunda anlam kazanır. Onların dünyasında sizin sorunlarınız, düşünceleriniz, duygularınız ve beklentileriniz ikinci plandadır. Kendi işleri olduğunda sizi hatırlar, işleri bittiğinde yeniden sessizliğe bürünürler. Böyle bir ilişkiye dostluk demek ne kadar doğrudur? Dostluk, bir tarafın sürekli fedakârlık yaptığı, diğer tarafın ise bu fedakârlıkları alışkanlık hâline getirdiği bir ilişki değildir. Dostlukta karşılıklı emek, anlayış ve saygı bulunmalıdır. MESAJLARA CEVAP VERMEMEK DE BİR DAVRANIŞTIR Bazen insanlar kelimelerle değil, sessizlikleriyle konuşurlar. Gönderdiğiniz bir mesaja cevap vermemek, aradığınızda geri dönmemek, sizi dinlememek ve sürekli görmezden gelmek de bir davranış biçimidir. Elbette herkesin işi, gücü, yoğunluğu ve kendisine ayırması gereken özel zamanı vardır. Her insanın her an ulaşılabilir olması beklenemez. Ancak bu durum sürekli tekrarlanıyor, yalnızca sizinle iletişim kurulduğunda bir ilgisizlik yaşanıyor ve ihtiyaç anında bütün engeller ortadan kalkıyorsa burada düşünülmesi gereken bir durum vardır. Çünkü insan gerçekten değer verdiği bir kişiyi sürekli belirsizlik içerisinde bırakmaz. Bazen bir cevap vermek bile karşımızdaki insana verdiğimiz değerin göstergesidir. İnsanları bekletmek, duygularını önemsememek ve yalnızca kendi ihtiyaçlarımızı ön planda tutmak ilişkileri yıpratır. Unutulmamalıdır ki sessizlik de bazen bir cevaptır. MENFAATİN BİTTİĞİ YERDE DOSTLUK DA BİTİYORSA… Hayatın en acı gerçeklerinden biri, bazı insanların sizi değil, sizden elde edebileceklerini sevmesidir. Sizin çevreniz, imkânlarınız, bilginiz, emeğiniz veya yardımınız onların işine yaradığı sürece yakınlık gösterirler. İhtiyaçları karşılandığında ise araya mesafe koyarlar. Bir zamanlar dostum dedikleri insanı bir gün tanımazdan gelirler. Birlikte geçirilen zamanları, yapılan iyilikleri, verilen emekleri kolayca unuturlar. Oysa insan ilişkileri bir alışveriş hesabı değildir. Bugün ben sana yardım ettim, yarın sen bana yardım edeceksin düşüncesiyle kurulan ilişkiler gerçek dostluğun yerini tutamaz. İnsan iyilik yaparken karşılık beklememelidir. Fakat iyilik yapan insanın sürekli kullanılmasına da göz yumulmamalıdır. Bir insanın iyi niyetini zayıflık sanmak, onun fedakârlığını fırsata çevirmek, en büyük vefasızlıklardan biridir. GÜZEL SÖZLER HER ZAMAN GÜZEL NİYETİN GÖSTERGESİ DEĞİLDİR Bazı insanlar konuşurken oldukça başarılıdır. Size değer verdiklerini, sizi çok sevdiklerini, her zaman yanınızda olduklarını söylerler. Fakat hayatın gerçekleriyle karşılaşıldığında bu sözlerin arkasında durmazlar. Bir insanın karakteri, yalnızca konuşurken kullandığı kelimelerle ölçülmez. Asıl karakter, davranışlarında, zor zamanlarda gösterdiği tavırda ve karşısındaki insana duyduğu saygıda ortaya çıkar. Sizi sevdiğini söyleyen ama sizi dinlemeyen, dostum diyen ama sizi görmezden gelen, vefadan bahseden ama en küçük bir vefa göstermeyen insanları tanımak gerekir. Çünkü güzel sözler söylemek kolaydır. Zor olan, o güzel sözlerin gereğini yerine getirmektir. Samimiyet, insanların yanında başka, arkasından başka konuşmak değildir. Samimiyet, çıkarınızın olmadığı zamanlarda da aynı yakınlığı gösterebilmektir. VEFA, İNSANIN KARAKTERİNDE YAŞAR Vefa, unutulmaması gereken bir insanlık değeridir. Birlikte yaşanan güzel günleri hatırlamak, yapılan iyilikleri unutmamak, zor zamanlarda birbirine destek olmak ve insanın değerini bilmek vefanın temelidir. Ancak vefa tek taraflı taşınacak bir yük değildir. Sürekli arayan, soran, hâl hatır soran, karşısındaki insanın gönlünü almaya çalışan taraf hep aynı kişiyse orada bir dengesizlik vardır. Bir dostlukta herkesin emeği olmalıdır. Bir taraf sürekli köprü kurarken diğer taraf o köprüden yalnızca kendi işi düştüğünde geçiyorsa bu ilişkinin yeniden değerlendirilmesi gerekir. İnsan kendisini değersiz hissettiren ilişkilerin içerisinde ömrünü tüketmemelidir. HERKESE YETİŞMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ İnsanların en büyük hatalarından biri, herkesi memnun etmeye çalışırken kendisini ihmal etmesidir. Birisi aradığında hemen koşar, birisi yardım istediğinde elinden geleni yapar, birisi dert anlattığında saatlerce dinler. Fakat kendisinin anlatacak bir derdi olduğunda karşısında kimseyi bulamaz. İşte bu noktada insanın kendisine dönüp bakması gerekir. Ben herkese zaman ayırırken bana kim zaman ayırıyor? Ben herkesin derdini dinlerken benim derdimi kim dinliyor? Ben herkesi hatırlarken beni kim hatırlıyor? Bu soruların cevapları, insanın çevresindeki ilişkileri yeniden değerlendirmesine yardımcı olur. Kimseye düşman olmak zorunda değilsiniz. Kimseyle kavga etmek zorunda da değilsiniz. Bazen sadece mesafenizi korumak, beklentilerinizi azaltmak ve kendi değerinizi bilmek yeterlidir. Çünkü kendinize saygı duymak, başkalarının sizi nasıl gördüğünden çok daha önemlidir. GERÇEK DOSTLAR ZOR ZAMANLARDA BELLİ OLUR İnsan mutlu olduğunda çevresinde birçok kişi bulabilir. Başarılı olduğunda, güzel işler yaptığında, imkânları yerindeyken yanında duranların sayısı artabilir. Ancak hayatın zorlu dönemlerinde gerçek tablo ortaya çıkar. Bir insanın başarısızlığında, üzüntüsünde, çaresizliğinde ve sessizliğinde yanında kimlerin kaldığı çok önemlidir. Gerçek dost, yalnızca sizin başarınıza ortak olan kişi değildir. Gerektiğinde başarısızlığınızı da anlayışla karşılayandır. Gerçek dost, yalnızca güzel günlerin fotoğrafında yer alan değil, zor günlerin yükünü de paylaşandır. Bir insanın size ihtiyacı olmadığında da sizi araması, sizinle hiçbir çıkarı olmadan konuşması, yalnızca insan olduğunuz için değer vermesi büyük bir zenginliktir. Böyle insanları bulduğunuzda kıymetini bilin. Çünkü samimiyetin ve vefanın değeri, menfaat ilişkilerinin çoğaldığı bir dünyada daha da büyüktür. SON SÖZ: SİZ KİMSENİN İHTİYAÇ ANINDA HATIRLADIĞI BİR TELEFON NUMARASI DEĞİLSİNİZ! Çünkü vefa karşılıklı olduğunda güzeldir. Dostluk iki tarafın da emek verdiği zaman anlam kazanır. Saygı tek taraflı olmaz. Sevgi de yalnızca ihtiyaç anlarında hatırlanacak bir duygu değildir. İnsanları söyledikleri güzel sözlerle değil, size karşı sergiledikleri tutarlı davranışlarla tanıyın. Sizi dinlemeyen, mesajlarınıza cevap vermeyen, varlığınızı görmezden gelen ama işi düştüğünde sizi arayan insanlara karşı sınırlarınızı belirleyin. Siz kimsenin ihtiyaç anında hatırladığı bir telefon numarası değilsiniz. Siz de duyguları, düşünceleri, beklentileri, hayalleri ve değeri olan bir insansınız. Menfaat bitince aramayan, ihtiyacı bitince unutan, işi düşünce hatırlayan insanların güzel sözlerine fazla anlam yüklemeyin. Çünkü gerçek samimiyet, çıkarın olmadığı zamanlarda da devam edebilmektir. Hayat kısa, zaman kıymetlidir. Bu zamanı sizi yalnızca kullanmak isteyen insanlara harcamayın. Sizi gerçekten dinleyen, anlayan, arayan, soran ve varlığınıza değer veren insanlarla yol yürüyün. Unutmayın, insanın çevresindeki kalabalık değil, gönlündeki samimi insanlar önemlidir. Bir insanın size verdiği değeri anlamak için onun ne söylediğine değil, sizin için ne yaptığına bakın. İnsan olmak, insanı kullanmak değil; insanın değerini bilmektir. Çünkü dostluk menfaatle başlarsa çıkarla biter; samimiyetle başlarsa gönülde iz bırakır. Mahmut ÇİÇEKDAĞI
Ekleme Tarihi: 07 Kasım 2026 -Cumartesi

GÜZEL SÖZLERE DEĞİL, DAVRANIŞLARA İNANIN!

Menfaatin gölgesinde kalan dostluklar, samimiyetini kaybeden ilişkiler ve unutulan vefa…
İnsan hayatı boyunca pek çok insanla tanışır. Kimi hayatımıza bir dost olarak girer, kimi arkadaş olur, kimi ise yalnızca belirli bir ihtiyacı olduğunda kapımızı çalar. Zaman geçtikçe insan, karşısındaki kişilerin gerçek yüzünü, karakterini ve niyetini daha iyi anlamaya başlar. Çünkü insanları tanımak için uzun yıllara değil, bazen birkaç davranışa bakmak yeterlidir.
Günümüzde en çok ihtiyaç duyduğumuz değerlerin başında samimiyet, vefa, saygı ve karşılıklı anlayış geliyor. Ne yazık ki bu değerlerin yerini zaman zaman menfaat ilişkileri alıyor. Dostlukların çıkar hesaplarına dönüştüğü, insanların birbirlerini yalnızca ihtiyaç duyduklarında hatırladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz.
Bazı insanlar vardır; sizi aramaz, sormaz, mesajlarınıza cevap vermez. Bir derdiniz olduğunda dinlemez, bir şey anlatmak istediğinizde zaman ayırmaz. Varlığınızla yokluğunuz arasında hiçbir fark yokmuş gibi davranır. Fakat bir gün kendisinin size ihtiyacı olduğunda bütün bu ilgisizlik bir anda ortadan kalkar. Telefonunuz çalar, mesajınız gelir, güzel sözler peş peşe sıralanır.
Bir bakarsınız, yıllardır aramayan insan birdenbire en yakın dostunuz olmuş!
Peki, insan böyle bir ilişki karşısında ne düşünmelidir?
Acaba gerçekten değer gördüğü için mi aranıyordur, yoksa karşısındaki kişinin bir işi mi düşmüştür?
İşte insanın kendisine sorması gereken en önemli soru budur.
DOSTLUK, İHTİYAÇ DUYULDUĞUNDA HATIRLAMAK DEĞİLDİR
Gerçek dostluk, bir insanın yalnızca işine yaradığınız zaman yanınızda bulunması değildir. Dostluk, hiçbir beklentinin olmadığı zamanlarda da birbirini arayabilmektir.
Bir insanın hâlini hatırını sormak için mutlaka bir sebep aramak gerekmez. Bir telefon açmak, kısa bir mesaj göndermek, nasılsın diye sormak, bazen insanın gönlünde büyük bir yer edinir.
Ancak bazı kişiler için iletişim yalnızca kendi ihtiyaçları doğrultusunda anlam kazanır. Onların dünyasında sizin sorunlarınız, düşünceleriniz, duygularınız ve beklentileriniz ikinci plandadır. Kendi işleri olduğunda sizi hatırlar, işleri bittiğinde yeniden sessizliğe bürünürler.
Böyle bir ilişkiye dostluk demek ne kadar doğrudur?
Dostluk, bir tarafın sürekli fedakârlık yaptığı, diğer tarafın ise bu fedakârlıkları alışkanlık hâline getirdiği bir ilişki değildir. Dostlukta karşılıklı emek, anlayış ve saygı bulunmalıdır.
MESAJLARA CEVAP VERMEMEK DE BİR DAVRANIŞTIR
Bazen insanlar kelimelerle değil, sessizlikleriyle konuşurlar.
Gönderdiğiniz bir mesaja cevap vermemek, aradığınızda geri dönmemek, sizi dinlememek ve sürekli görmezden gelmek de bir davranış biçimidir.
Elbette herkesin işi, gücü, yoğunluğu ve kendisine ayırması gereken özel zamanı vardır. Her insanın her an ulaşılabilir olması beklenemez. Ancak bu durum sürekli tekrarlanıyor, yalnızca sizinle iletişim kurulduğunda bir ilgisizlik yaşanıyor ve ihtiyaç anında bütün engeller ortadan kalkıyorsa burada düşünülmesi gereken bir durum vardır.
Çünkü insan gerçekten değer verdiği bir kişiyi sürekli belirsizlik içerisinde bırakmaz.
Bazen bir cevap vermek bile karşımızdaki insana verdiğimiz değerin göstergesidir. İnsanları bekletmek, duygularını önemsememek ve yalnızca kendi ihtiyaçlarımızı ön planda tutmak ilişkileri yıpratır.
Unutulmamalıdır ki sessizlik de bazen bir cevaptır.
MENFAATİN BİTTİĞİ YERDE DOSTLUK DA BİTİYORSA…
Hayatın en acı gerçeklerinden biri, bazı insanların sizi değil, sizden elde edebileceklerini sevmesidir.
Sizin çevreniz, imkânlarınız, bilginiz, emeğiniz veya yardımınız onların işine yaradığı sürece yakınlık gösterirler. İhtiyaçları karşılandığında ise araya mesafe koyarlar.
Bir zamanlar dostum dedikleri insanı bir gün tanımazdan gelirler. Birlikte geçirilen zamanları, yapılan iyilikleri, verilen emekleri kolayca unuturlar.
Oysa insan ilişkileri bir alışveriş hesabı değildir. Bugün ben sana yardım ettim, yarın sen bana yardım edeceksin düşüncesiyle kurulan ilişkiler gerçek dostluğun yerini tutamaz.
İnsan iyilik yaparken karşılık beklememelidir. Fakat iyilik yapan insanın sürekli kullanılmasına da göz yumulmamalıdır.
Bir insanın iyi niyetini zayıflık sanmak, onun fedakârlığını fırsata çevirmek, en büyük vefasızlıklardan biridir.
GÜZEL SÖZLER HER ZAMAN GÜZEL NİYETİN GÖSTERGESİ DEĞİLDİR
Bazı insanlar konuşurken oldukça başarılıdır. Size değer verdiklerini, sizi çok sevdiklerini, her zaman yanınızda olduklarını söylerler.
Fakat hayatın gerçekleriyle karşılaşıldığında bu sözlerin arkasında durmazlar.
Bir insanın karakteri, yalnızca konuşurken kullandığı kelimelerle ölçülmez. Asıl karakter, davranışlarında, zor zamanlarda gösterdiği tavırda ve karşısındaki insana duyduğu saygıda ortaya çıkar.
Sizi sevdiğini söyleyen ama sizi dinlemeyen, dostum diyen ama sizi görmezden gelen, vefadan bahseden ama en küçük bir vefa göstermeyen insanları tanımak gerekir.
Çünkü güzel sözler söylemek kolaydır. Zor olan, o güzel sözlerin gereğini yerine getirmektir.
Samimiyet, insanların yanında başka, arkasından başka konuşmak değildir. Samimiyet, çıkarınızın olmadığı zamanlarda da aynı yakınlığı gösterebilmektir.
VEFA, İNSANIN KARAKTERİNDE YAŞAR
Vefa, unutulmaması gereken bir insanlık değeridir.
Birlikte yaşanan güzel günleri hatırlamak, yapılan iyilikleri unutmamak, zor zamanlarda birbirine destek olmak ve insanın değerini bilmek vefanın temelidir.
Ancak vefa tek taraflı taşınacak bir yük değildir.
Sürekli arayan, soran, hâl hatır soran, karşısındaki insanın gönlünü almaya çalışan taraf hep aynı kişiyse orada bir dengesizlik vardır.
Bir dostlukta herkesin emeği olmalıdır. Bir taraf sürekli köprü kurarken diğer taraf o köprüden yalnızca kendi işi düştüğünde geçiyorsa bu ilişkinin yeniden değerlendirilmesi gerekir.
İnsan kendisini değersiz hissettiren ilişkilerin içerisinde ömrünü tüketmemelidir.
HERKESE YETİŞMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ
İnsanların en büyük hatalarından biri, herkesi memnun etmeye çalışırken kendisini ihmal etmesidir.
Birisi aradığında hemen koşar, birisi yardım istediğinde elinden geleni yapar, birisi dert anlattığında saatlerce dinler. Fakat kendisinin anlatacak bir derdi olduğunda karşısında kimseyi bulamaz.
İşte bu noktada insanın kendisine dönüp bakması gerekir.
Ben herkese zaman ayırırken bana kim zaman ayırıyor?
Ben herkesin derdini dinlerken benim derdimi kim dinliyor?
Ben herkesi hatırlarken beni kim hatırlıyor?
Bu soruların cevapları, insanın çevresindeki ilişkileri yeniden değerlendirmesine yardımcı olur.
Kimseye düşman olmak zorunda değilsiniz. Kimseyle kavga etmek zorunda da değilsiniz. Bazen sadece mesafenizi korumak, beklentilerinizi azaltmak ve kendi değerinizi bilmek yeterlidir.
Çünkü kendinize saygı duymak, başkalarının sizi nasıl gördüğünden çok daha önemlidir.
GERÇEK DOSTLAR ZOR ZAMANLARDA BELLİ OLUR
İnsan mutlu olduğunda çevresinde birçok kişi bulabilir. Başarılı olduğunda, güzel işler yaptığında, imkânları yerindeyken yanında duranların sayısı artabilir.
Ancak hayatın zorlu dönemlerinde gerçek tablo ortaya çıkar.
Bir insanın başarısızlığında, üzüntüsünde, çaresizliğinde ve sessizliğinde yanında kimlerin kaldığı çok önemlidir.
Gerçek dost, yalnızca sizin başarınıza ortak olan kişi değildir. Gerektiğinde başarısızlığınızı da anlayışla karşılayandır.
Gerçek dost, yalnızca güzel günlerin fotoğrafında yer alan değil, zor günlerin yükünü de paylaşandır.
Bir insanın size ihtiyacı olmadığında da sizi araması, sizinle hiçbir çıkarı olmadan konuşması, yalnızca insan olduğunuz için değer vermesi büyük bir zenginliktir.
Böyle insanları bulduğunuzda kıymetini bilin. Çünkü samimiyetin ve vefanın değeri, menfaat ilişkilerinin çoğaldığı bir dünyada daha da büyüktür.
SON SÖZ: SİZ KİMSENİN İHTİYAÇ ANINDA HATIRLADIĞI BİR TELEFON NUMARASI DEĞİLSİNİZ!
Çünkü vefa karşılıklı olduğunda güzeldir. Dostluk iki tarafın da emek verdiği zaman anlam kazanır. Saygı tek taraflı olmaz. Sevgi de yalnızca ihtiyaç anlarında hatırlanacak bir duygu değildir.
İnsanları söyledikleri güzel sözlerle değil, size karşı sergiledikleri tutarlı davranışlarla tanıyın.
Sizi dinlemeyen, mesajlarınıza cevap vermeyen, varlığınızı görmezden gelen ama işi düştüğünde sizi arayan insanlara karşı sınırlarınızı belirleyin.
Siz kimsenin ihtiyaç anında hatırladığı bir telefon numarası değilsiniz. Siz de duyguları, düşünceleri, beklentileri, hayalleri ve değeri olan bir insansınız.
Menfaat bitince aramayan, ihtiyacı bitince unutan, işi düşünce hatırlayan insanların güzel sözlerine fazla anlam yüklemeyin. Çünkü gerçek samimiyet, çıkarın olmadığı zamanlarda da devam edebilmektir.
Hayat kısa, zaman kıymetlidir. Bu zamanı sizi yalnızca kullanmak isteyen insanlara harcamayın. Sizi gerçekten dinleyen, anlayan, arayan, soran ve varlığınıza değer veren insanlarla yol yürüyün.
Unutmayın, insanın çevresindeki kalabalık değil, gönlündeki samimi insanlar önemlidir.
Bir insanın size verdiği değeri anlamak için onun ne söylediğine değil, sizin için ne yaptığına bakın.
İnsan olmak, insanı kullanmak değil; insanın değerini bilmektir.
Çünkü dostluk menfaatle başlarsa çıkarla biter; samimiyetle başlarsa gönülde iz bırakır.


Mahmut ÇİÇEKDAĞI

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.