Mesut KARAKOYUNLU - Emekli Eğitimci/Yazar
Köşe Yazarı
Mesut KARAKOYUNLU - Emekli Eğitimci/Yazar
 

TARİHTE BİR İLK! CHP'DE KAPI ÖNÜNE KOYULANLAR SOKAKTA PARTİLEŞTİ. CHP RUHU YENİ PARTİ'DE VÜCUT BULDU.

  Yıl 2017... Butlan kararından 9 yıl önce... Kemal Kılıçdaroğlu, bu sırada CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı... Genel Başkan KK, parti içi çekişmelere ve tartışmalara asla izin vermeyeceğini, gerekirse bu kişileri, disiplini sağlamak için "kapının önüne koyacağını" söylemişti. O gün partide büyük bir çoğunluk, tek adamlığı çağrıştıran bu sözün üzerinde pek durmadı, öfkeyle söylenmiş bir ifade gibi kabul etti. Küçük bir azınlık dışında, CHP'de Genel Başkan dahi olsa hiçbir kimsenin hukuk dışı keyfi bir kararla kimseyi kapının önüne koyamayacağını söyleyen olmadı. "Kapı önüne koymak" ifadesinin ileride nasıl bir siyasi sonuç doğuracağı, nelere mal olacağı konusunda bazıları hariç, çoğu partili vekillik derdiyle mi ne tartışmadı bile... O bazıları da seçimlerde aday gösterilmeyerek oyun dışına itildi. Bu ve başka işaretlere rağmen KK'nin partide tek adam olma gibi gizli bir niyetinin olabileceği hiç mi hiç kimsenin aklına gelmedi. Bu süreçte KK, bu tavrı eleştirenleri her seçimde çaktırmadan ayıklayarak partide kendine rahatça hareket edebileceği bir alan yarattı. KK, eylemde demokrat, uygulamada otokrat tavrıyla gerçek yüzünü uzun yıllar maskelemeyi başardı. Ne var ki parti içi tasfiyeyi tamamen gerçekleştirmek için demokratik ömrü yetmedi. Çünkü 13 seçim yenilgisinin dayattığı yenileşme harekatı, 2023 olağan kurultayında KK'ye "Yeter artık!" dedi. Kılıçdaroğlu da kurultayda yaptığı son konuşma ile yeni yönetime başarılar diledi ve kurultay sonrası sessizliğe gömüldü. Bu durum, Kılıçdaroğlu'nun artık köşesine çekildiği şeklinde algılandı. Bu algının yanılsama yarattığı çok geçmeden anlaşıldı. Kılıçdaroğlu partililere ters köşe yapmıştı. Çünkü KK'nin inceden inceye yeni seçilmiş parti yönetimine karşı bir çalışma başlattığı görüldü. KK, seçimle kaybettiği parti yönetimine, iktidarın CHP'yi etkisiz kılma politikalarına uygun bir yol izleyerek siyasallaşmış yargının yok hükmünde mutlak butlan kararıyla atanmayı başardı(!). Ama bu başarı; binlerce polis, onlarca panzer, cop, biber gazı ve plastik mermi kullanılarak ve de koçbaşlarıyla kapılar kırılarak Genel Merkezin işgaliyle kazanıldı. Polisler eşliğinde binaya girerek genel başkanlık koltuğuna oturan KK'nin ilk işi, seçilmiş yöneticilerle direnen partilileri "kapı önüne koymak" oldu. Yaşanan hukuksuzluk ve polis şiddeti olmamış gibi KK'den gelen "Partiyi bölmeyin, gelin uzlaşalım" önerileri hiç samimi değildi, tutmadı. Aslında, KK'nin söylediği gibi parti bölünmedi; hukuktan yana olanlarla karşı olanlar polis zoruyla ayrıştırıldı. Kapı önüne konulan seçilmiş yönetim sokaklara indi, meydanlarda parti tabanıyla bütünleşti. İşgal edilmiş parti binaları bir avuç partili ile birlikte KK'nin elinde kaldı. Parti, tabanının iradesiyle, sokaklarda, alanlarda Özgür Özel'in önderliğinde yeni bir partinin temellerini attı. Türkiye siyasi tarihinde tabanın talebi ve çabasıyla kurulan tek parti olan Yeni Parti, bu konudaki ezberleri altüst etti. Kapının önüne konulanlar yeni bir parti ile yeni bir yol açtılar; partiyi AKP'ye yedek lastik yapmak isteyenler ise ruhunu kaybetmiş binalara tutsak oluştular. Yalnız kalan bir avuç atanmış, ruh çağırır gibi Atatürk'ün mirası Cumhuriyete ve CHP'ye sahip çıkma duyuruları yaptı; istifalar durmadı, devam etti. AKP tarafından tutsak alınmış, atanmışlar tarafından işgal edilmiş bir CHP, Atatürk'ün partisi olabilir mi? Türkiye bir Orta Doğu ülkesi olacak —ki KK öyle söyledi— o zaman Atatürk'ün mirası Cumhuriyet kalacak mı? Ne dersiniz? KK hırsı ve egosu, yapılacak CHP olağan kurultayında kendine rakip olabilecek Gürsel Tekin ve Muharrem İnce'yi kapı önüne koyar mı? Zamanı gelince göreceğiz. KK'ye inananların, bu soruların yanıtları ortaya çıktıkça kapı önünde mi, kapı arkasında mı kalacaklarını da zaman gösterecek. Mesut Karakoyunlu
Ekleme Tarihi: 30 Temmuz 2026 -Perşembe

TARİHTE BİR İLK! CHP'DE KAPI ÖNÜNE KOYULANLAR SOKAKTA PARTİLEŞTİ. CHP RUHU YENİ PARTİ'DE VÜCUT BULDU.

 

Yıl 2017... Butlan kararından 9 yıl önce... Kemal Kılıçdaroğlu, bu sırada CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı... Genel Başkan KK, parti içi çekişmelere ve tartışmalara asla izin vermeyeceğini, gerekirse bu kişileri, disiplini sağlamak için "kapının önüne koyacağını" söylemişti.

O gün partide büyük bir çoğunluk, tek adamlığı çağrıştıran bu sözün üzerinde pek durmadı, öfkeyle söylenmiş bir ifade gibi kabul etti. Küçük bir azınlık dışında, CHP'de Genel Başkan dahi olsa hiçbir kimsenin hukuk dışı keyfi bir kararla kimseyi kapının önüne koyamayacağını söyleyen olmadı. "Kapı önüne koymak" ifadesinin ileride nasıl bir siyasi sonuç doğuracağı, nelere mal olacağı konusunda bazıları hariç, çoğu partili vekillik derdiyle mi ne tartışmadı bile... O bazıları da seçimlerde aday gösterilmeyerek oyun dışına itildi.

Bu ve başka işaretlere rağmen KK'nin partide tek adam olma gibi gizli bir niyetinin olabileceği hiç mi hiç kimsenin aklına gelmedi. Bu süreçte KK, bu tavrı eleştirenleri her seçimde çaktırmadan ayıklayarak partide kendine rahatça hareket edebileceği bir alan yarattı. KK, eylemde demokrat, uygulamada otokrat tavrıyla gerçek yüzünü uzun yıllar maskelemeyi başardı.

Ne var ki parti içi tasfiyeyi tamamen gerçekleştirmek için demokratik ömrü yetmedi. Çünkü 13 seçim yenilgisinin dayattığı yenileşme harekatı, 2023 olağan kurultayında KK'ye "Yeter artık!" dedi. Kılıçdaroğlu da kurultayda yaptığı son konuşma ile yeni yönetime başarılar diledi ve kurultay sonrası sessizliğe gömüldü. Bu durum, Kılıçdaroğlu'nun artık köşesine çekildiği şeklinde algılandı.

Bu algının yanılsama yarattığı çok geçmeden anlaşıldı. Kılıçdaroğlu partililere ters köşe yapmıştı. Çünkü KK'nin inceden inceye yeni seçilmiş parti yönetimine karşı bir çalışma başlattığı görüldü. KK, seçimle kaybettiği parti yönetimine, iktidarın CHP'yi etkisiz kılma politikalarına uygun bir yol izleyerek siyasallaşmış yargının yok hükmünde mutlak butlan kararıyla atanmayı başardı(!).

Ama bu başarı; binlerce polis, onlarca panzer, cop, biber gazı ve plastik mermi kullanılarak ve de koçbaşlarıyla kapılar kırılarak Genel Merkezin işgaliyle kazanıldı. Polisler eşliğinde binaya girerek genel başkanlık koltuğuna oturan KK'nin ilk işi, seçilmiş yöneticilerle direnen partilileri "kapı önüne koymak" oldu.

Yaşanan hukuksuzluk ve polis şiddeti olmamış gibi KK'den gelen "Partiyi bölmeyin, gelin uzlaşalım" önerileri hiç samimi değildi, tutmadı. Aslında, KK'nin söylediği gibi parti bölünmedi; hukuktan yana olanlarla karşı olanlar polis zoruyla ayrıştırıldı. Kapı önüne konulan seçilmiş yönetim sokaklara indi, meydanlarda parti tabanıyla bütünleşti. İşgal edilmiş parti binaları bir avuç partili ile birlikte KK'nin elinde kaldı.

Parti, tabanının iradesiyle, sokaklarda, alanlarda Özgür Özel'in önderliğinde yeni bir partinin temellerini attı. Türkiye siyasi tarihinde tabanın talebi ve çabasıyla kurulan tek parti olan Yeni Parti, bu konudaki ezberleri altüst etti. Kapının önüne konulanlar yeni bir parti ile yeni bir yol açtılar; partiyi AKP'ye yedek lastik yapmak isteyenler ise ruhunu kaybetmiş binalara tutsak oluştular.

Yalnız kalan bir avuç atanmış, ruh çağırır gibi Atatürk'ün mirası Cumhuriyete ve CHP'ye sahip çıkma duyuruları yaptı; istifalar durmadı, devam etti. AKP tarafından tutsak alınmış, atanmışlar tarafından işgal edilmiş bir CHP, Atatürk'ün partisi olabilir mi? Türkiye bir Orta Doğu ülkesi olacak —ki KK öyle söyledi— o zaman Atatürk'ün mirası Cumhuriyet kalacak mı?

Ne dersiniz? KK hırsı ve egosu, yapılacak CHP olağan kurultayında kendine rakip olabilecek Gürsel Tekin ve Muharrem İnce'yi kapı önüne koyar mı? Zamanı gelince göreceğiz. KK'ye inananların, bu soruların yanıtları ortaya çıktıkça kapı önünde mi, kapı arkasında mı kalacaklarını da zaman gösterecek.

Mesut Karakoyunlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler