Bugün 1 Mayıs...
Takvimlere baksanız "İşçi Bayramı" yazar, ama benim penceremden bakınca gördüğüm; koskoca bir ömürden süzülen sessiz bir şiirdir.
Ben bugün bu satırları sadece bir gazeteci olarak değil; elinde tebeşirle geleceği dokuyan bir öğretmen, sahnede başka hayatlara can veren bir oyuncu ve bir işçinin son günündeki o ağır sessizliği mısralarına sığdırmaya çalışan bir şair olarak yazıyorum.
Hatırlarsınız, "Salih Usta"yı anlatmıştım size. Onun hikayesi aslında hepimizin hikayesiydi. Güftesini yazdığım, ezgisini ruhumda duyduğum o emek hikayesi, sadece bir şarkı değil; bu toprakların, nasırlı ellerin ve dik duruşların manifestosuydu. Bir işçinin emekliliğe ayrıldığı o son günde, dolabını boşaltırken hissettiği o tarif edilemez boşluğu hangi kamera, hangi sahne tam olarak anlatabilir ki?
Emek, benim için sadece fiziksel bir güç değildir. Emek; bir senaryonun çıkmaza giren düğümünü çözmek için sabahladığınız o uykusuz gecelerdir. İki roman dosyasını yayınevine gönderip, aylarca o kapıdan gelecek cevabı onurla beklemektir. Haberin peşinde koşarken doğruyu söylemekten geri durmamaktır. Yani aslında emek; insanın kendini bu dünyaya her gün yeniden inşa etmesidir.
Bugün, sadece fabrikadaki çarkın sesini değil; kalem tutan parmakların sızısını, sınıfın tahtasındaki gıcırtıyı ve bir haberin peşindeki o heyecanlı kalp atışını da kutluyoruz. Bizler, hayatın her alanında birer "kültür işçisiyiz."
SEÇKİNHABERTV ailesi olarak ve bizzat bu yola baş koymuş bir dostunuz olarak söylüyorum: Dünyayı güzellik kurtaracaksa eğer, o güzellik ancak adaletli bir paylaşımla ve hakkı verilmiş bir alın teriyle mümkün olacaktır.
Hangi işin neresinde olmamız gerekiyorsa oradayız! Bazen bir set işçisinin yorgun gözlerinde, bazen bir haberin en can alıcı cümlesinde, bazen de bir gencin ufkunu açan o ilk derste...
Tüm emekçi dostlarımın, kalemdaşlarımın ve yüreğiyle üreten herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
Alın teriniz kurumadan, hayallerinizin yeşermesi dileğiyle.
Cengiz Çetik