Mayıs ayının ikinci pazarı…
Takvimlerde “Anneler Günü” yazıyor.
Kimi için bir çiçek, kimi için bir telefon konuşması, kimi içinse mezar başında sessizce edilen birkaç cümle…
Aslında insan annesinin kıymetini biraz geç anlıyor.
Çocukken her şey normal geliyor insana.
Yemeğin hazır olması, hasta olunca başında bekleyen biri olması, gece geç kaldığında uyumadan seni bekleyen bir çift göz…
Bunların hayatın doğal düzeni olduğunu sanıyorsun.
Sonra büyüyorsun.
Hayat insanın omzuna yavaş yavaş yük bindiriyor.
Kalabalığın içinde yalnız kalıyorsun.
Bir gün kötü bir haber aldığında ilk kimi aramak istediğini fark ediyorsun.
İşte o an anlıyorsun:
Anne, insanın bu dünyadaki ilk sığınağıymış.
Bugün sosyal medyada binlerce süslü paylaşım göreceğiz.
Hazır mesajlar, kopya cümleler, gösterişli fotoğraflar…
Ama annelik; bir güne sığacak kadar küçük bir şey değildir.
Annelik bazen kendi yemeyip çocuğunu doyurmaktır.
Bazen gecenin üçünde ateş düşürmeye çalışmaktır.
Bazen yorgun olduğu halde “iyiyim” diyebilmektir.
Bazen de evladına belli etmeden sessizce ağlamaktır.
Ve ne acıdır ki bazı insanlar annesini kaybettikten sonra fark ediyor bazı şeyleri…
Telefon rehberinde hâlâ silinemeyen bir numara oluyor anne.
Bayramlarda eksik kalan sandalye oluyor.
Evde duyulmayınca anlaşılan bir ses oluyor.
İnsan büyüyor belki…
Ama annesini kaybeden herkesin içinde biraz yetim bir çocuk kalıyor.
Bu yüzden annesi hayatta olanlar için bugün sadece kutlama günü değil; biraz da kıymet bilme günüdür.
Çünkü hayatın en büyük yanlışı, var olan sevgiyi yok olduktan sonra anlamaktır.
Bir çiçek pahalı olmak zorunda değil.
Uzun cümlelere de gerek yok.
Bazen içten söylenen bir “iyi ki varsın anne” cümlesi, dünyanın en büyük hediyesinden daha değerlidir.
Ve bugün…
Hayatta olmayan annelerimizi de unutmayalım.
Belki bir dua, belki sessiz bir özlem, belki eski bir fotoğrafa uzun uzun bakmak…
Çünkü bazı insanlar bu dünyadan gider ama insanın içindeki yeri hiç boşalmaz.
Anneler Günü kutlu olsun.
Sarılabildiğiniz annelere sıkı sıkı sarılın.
Çünkü bir gün insan, en çok da artık sarılamadığı kişileri özlüyor.
Cengiz ÇETİK