
Hayat bazen insana durup düşünme fırsatını beklenmedik anlarda verir.
Dün bir akrabamızın taziyesi için Konya’ya gitmiştik. Antalya’dan Konya’ya doğru yola da bacanağım Kenan’ın taksisiyle çıktık. Uzun yol boyunca hayatın, geçmişin ve bugünün iç içe geçtiği sohbetler yaptık. Yol bazen insanın düşünmesine fırsat verir; insan böyle yolculuklarda hayatın ne kadar hızlı geçtiğini daha çok fark ediyor.
Konya’ya vardığımızda taziye evlerinin kendine özgü o sessiz atmosferi bizi karşıladı. Böyle yerlerde insanın içini hem hüzün hem de düşünce kaplar. Orada Şenol adında bir akrabamızla tanıştık. Hoş sohbet biriydi; kısa sürede sıcak bir muhabbet kuruldu.
Ardından amcaoğlum Yakup’un evine gittik. Çocuklarıyla biraz sohbet ettik, hal hatır sorduk. Günün o samimi akışı içinde taksisiyle Sille’ye doğru yola çıktık.
Sille’ye vardığımızda hafif bir soğuk vardı. Ama buna rağmen o taş sokaklarda yürürken insanın içini garip bir huzur kaplıyor. Restore edilen eski yapılar, yeni yeni gelen kafileler, sokaklarda dolaşan insanlar… Arada yabancı turistlerin farklı dillerde yükselen sesleri…
Sanki geçmişle bugün aynı sokakta buluşmuş gibiydi.
Bir kafeye oturduk.
Önümüzde taze sıkılmış portakal suyu…
Sokaktan geçen insanların ayak sesleri, taş duvarların arasında dolaşan hafif rüzgâr… Bugünü konuştuk, sonra farkında olmadan geçmişe döndük. Eski günler, çocukluk hatıraları, artık aramızda olmayan insanlar…
İnsan böyle anlarda bir şeyi daha iyi anlıyor.
Hayat aslında çok hızlı akıyor.
Bugün varız, yarın yokuz.
Bu yüzden belki de insanın geriye bırakabileceği en büyük miras ne makamdır ne para ne de şöhret…
İyi bir insan olabilmektir.
Çünkü insanlar çoğu zaman söylediğiniz sözleri unutabilir.
Ama onlara nasıl davrandığınızı unutmazlar.
Bir tebessümü,
bir dostluğu,
bir iyi niyeti…
İyi insan kalabilmek bazen zor bir şeydir.
Çünkü dünya hızlanıyor.
Sabır azalıyor.
İnsanlar daha çabuk kırılıyor, daha çabuk uzaklaşıyor.
Ama bütün bu karmaşanın içinde insanın kendine sorması gereken bir soru var:
Bunca şey değişirken,
biz iyi kalabiliyor muyuz?
Belki de hayatın en büyük başarısı budur.
Zor zamanlarda bile vicdanını kaybetmemek,
insanlara karşı merhametini yitirmemek,
ve kalbini karartmamaktır.
Çünkü insanın gerçek değeri sahip olduklarıyla değil,
kalbinde taşıdıklarıyla ölçülür.
Ve bazen bir günün sonunda insan şunu fark eder:
Hayat geçer,
zaman silinir,
hatıralar solabilir…
Ama iyi bir insanın bıraktığı iz
insanların kalbinden hiç silinmez.
Cengiz Çetik