Bir toplumun en büyük gücü konuşması değildir.
Birbirini dinleyebilmesidir.
Çünkü dinlemek sadece sessiz kalmak değildir.
Karşındaki insanın dünyasına kısa bir yolculuk yapmaktır.
Eskiden insanlar konuşmadan önce dinlerdi.
Birinin sözünü kesmek ayıp sayılırdı.
Bir mesele tartışılırken herkes birbirini anlamaya çalışırdı.
Şimdi ise çoğu zaman konuşmak için bekliyoruz,
dinlemek için değil.
Bir cümle duyuyoruz,
hemen cevap hazırlıyoruz.
Bir fikir görüyoruz,
hemen taraf oluyoruz.
Oysa dinlemek sabır ister.
Anlamak emek ister.
Ama hız çağında yaşıyoruz.
Mesajlar hızlı.
Yorumlar hızlı.
Tepkiler hızlı.
Bu hızın içinde en çok kaybolan şey ise sabır.
Sosyal medyada birkaç satır okuyoruz ve hemen hüküm veriyoruz.
Bir başlığı görüyoruz ve bütün hikâyeyi bildiğimizi sanıyoruz.
Konuşmak çoğaldı.
Ama anlamak azaldı.
Oysa bir toplumun sağduyusu,
insanların birbirini dinleyebilme becerisiyle ölçülür.
Dinleyemeyen bir toplum,
anlayamaz.
Anlayamayan bir toplum ise
çok kolay ayrışır.
Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey
daha çok konuşmak değil,
biraz daha dinlemektir.
Çünkü bazen bir toplumun yeniden birbirini bulması
uzun konuşmalarla değil,
gerçekten dinlenen birkaç cümleyle başlar.
Cengiz ÇETİK