Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
Köşe Yazarı
Cengiz ÇETİK- Yazar, Şair, Eğitimci
 

Yorulduk Ama Nedenini Unuttuk

Bazı yorgunluklar geceyle geçmez. Uykuyla hafiflemez. Tatil planlarıyla dağılmaz. Sabah alarm çaldığında değil, içimizden bir şey eksildiğinde başlar o yorgunluk. Son zamanlarda aynı cümleyi daha sık duyuyoruz: “Çok yoruldum.” Ama kimse tam olarak neden yorulduğunu anlatamıyor. Çünkü bu yorgunluk sadece bedenle ilgili değil. Bu, sürekli yetişmeye çalışan bir zihnin, sürekli güçlü görünmeye çalışan bir ruhun yorgunluğu. Dinlenemiyoruz. Hafta sonu geliyor, dinlenemiyoruz. İzin alıyoruz, yine dinlenemiyoruz. Çünkü mesele zaman değil, tempo. Modern hayat bize hız öğretti. Beklememeyi, durmamayı, geri kalmamayı. Bir mesaj geç cevaplanınca huzursuz oluyoruz. Bir hedefe ulaşmadan yenisini koyuyoruz. Bir işi bitirmeden diğerine başlıyoruz. Durmak, sanki kaybetmek gibi. Oysa insanın en doğal hakkı durmaktır. Ama biz durmayı tembellikle karıştırdık. Dinlenmeyi zayıflık sandık. Yorulduğumuzu söylemeyi ayıp gördük. Sonra da bu yorgunluğa yanlış isimler verdik. İsteksizlik dedik. Motivasyon eksikliği dedik. Tembellik dedik. Belki de teşhisi yanlış koyuyoruz. Sürekli güçlü görünmeye çalışan bir toplumuz. “İyiyim” demek kolay. “Yoruldum” demek zor. Çünkü yorulmak, kontrolü kaybetmiş gibi hissettiriyor. Oysa insan yorulur. Bu bir kusur değil, sınırdır. Ve sınırları inkâr ettikçe tükeniyoruz. Bugün birçok insan fiziksel olarak hasta değil. Ama zihinsel olarak tükenmiş. Kalabalık içinde ama içten içe kopmuş. Çalışıyor ama ilerlediğini hissetmiyor. Belki de asıl sorun şu: Yorulduk ama nedenini konuşmadık. Sürekli üretmek zorundaymışız gibi yaşadık. Sürekli güçlü olmak zorundaymışız gibi davrandık. Sürekli mutlu görünmek zorundaymışız gibi paylaştık. Ama insan makine değil. Ruhun da dinlenmeye ihtiyacı var. Belki de artık şunu sormalıyız: Bu yorgunluk gerçekten bize mi ait, yoksa bize dayatılan bir hızın sonucu mu? Eğer bir toplum dinlenemiyorsa, orada mesele bireysel değil, ortak olabilir. Belki de çözüm daha çok çalışmak değil, biraz yavaşlamaktır. Belki de mesele yorgun olmamız değil, neden yorulduğumuzu konuşmamamızdır. Cengiz Çetik-Yazar/Şair/Eğitimci
Ekleme Tarihi: 25 Şubat 2026 -Çarşamba

Yorulduk Ama Nedenini Unuttuk

Bazı yorgunluklar geceyle geçmez.

Uykuyla hafiflemez.
Tatil planlarıyla dağılmaz.

Sabah alarm çaldığında değil,
içimizden bir şey eksildiğinde başlar o yorgunluk.

Son zamanlarda aynı cümleyi daha sık duyuyoruz:
“Çok yoruldum.”

Ama kimse tam olarak neden yorulduğunu anlatamıyor.
Çünkü bu yorgunluk sadece bedenle ilgili değil.
Bu, sürekli yetişmeye çalışan bir zihnin, sürekli güçlü görünmeye çalışan bir ruhun yorgunluğu.

Dinlenemiyoruz.
Hafta sonu geliyor, dinlenemiyoruz.
İzin alıyoruz, yine dinlenemiyoruz.
Çünkü mesele zaman değil, tempo.

Modern hayat bize hız öğretti.
Beklememeyi, durmamayı, geri kalmamayı.
Bir mesaj geç cevaplanınca huzursuz oluyoruz.
Bir hedefe ulaşmadan yenisini koyuyoruz.
Bir işi bitirmeden diğerine başlıyoruz.

Durmak, sanki kaybetmek gibi.

Oysa insanın en doğal hakkı durmaktır.
Ama biz durmayı tembellikle karıştırdık.
Dinlenmeyi zayıflık sandık.
Yorulduğumuzu söylemeyi ayıp gördük.

Sonra da bu yorgunluğa yanlış isimler verdik.

İsteksizlik dedik.
Motivasyon eksikliği dedik.
Tembellik dedik.

Belki de teşhisi yanlış koyuyoruz.

Sürekli güçlü görünmeye çalışan bir toplumuz.
“İyiyim” demek kolay.
“Yoruldum” demek zor.

Çünkü yorulmak, kontrolü kaybetmiş gibi hissettiriyor.
Oysa insan yorulur. Bu bir kusur değil, sınırdır.

Ve sınırları inkâr ettikçe tükeniyoruz.

Bugün birçok insan fiziksel olarak hasta değil.
Ama zihinsel olarak tükenmiş.
Kalabalık içinde ama içten içe kopmuş.
Çalışıyor ama ilerlediğini hissetmiyor.

Belki de asıl sorun şu:
Yorulduk ama nedenini konuşmadık.

Sürekli üretmek zorundaymışız gibi yaşadık.
Sürekli güçlü olmak zorundaymışız gibi davrandık.
Sürekli mutlu görünmek zorundaymışız gibi paylaştık.

Ama insan makine değil.
Ruhun da dinlenmeye ihtiyacı var.

Belki de artık şunu sormalıyız:

Bu yorgunluk gerçekten bize mi ait,
yoksa bize dayatılan bir hızın sonucu mu?

Eğer bir toplum dinlenemiyorsa,
orada mesele bireysel değil, ortak olabilir.

Belki de çözüm daha çok çalışmak değil,
biraz yavaşlamaktır.

Belki de mesele yorgun olmamız değil,
neden yorulduğumuzu konuşmamamızdır.

Cengiz Çetik-Yazar/Şair/Eğitimci

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler