Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
Köşe Yazarı
Mahmut ÇİÇEKDAĞI - Şair,Yazar
 

Nerde O Eski Bayramlar?

  Bayram geçti. Ve yine o cümleyi kurduk: “Nerede o eski bayramlar…” Belki de uzun zamandır unuttuğumuz bazı duyguları bu bayramda az da olsa hatırladık. Kapıların kilitlenmediği, komşunun komşuya güven duyduğu, bir tabak yemeğin paylaşılmasının doğal sayıldığı günleri… Eskiden mahallelerde başka bir hayat vardı. “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” sözü sadece bir atasözü değildi; gerçekten yaşanan bir hayatın özeti gibiydi. Kapılar çalınmadan açılırdı. Bir evde yemek piştiğinde komşuya da gönderilirdi. Anneler birbirine sorardı: “Ocakta yemeğin var mı?” Babalar akşam vakti kapı önlerinde oturur, hal hatır sorar, uzun sohbetler ederdi. Çocuklar sokakta oyun oynardı. Gece olana kadar kahkahalar mahalleye yayılırdı. Bir söz verildi mi tutulurdu. “Bir söz ağızdan bir kere çıkar” denirdi. İnsanlar birbirine kötü gözle bakmazdı. Her kadın bir kardeş gibi görülürdü. Arkadaşlık bile saygıyla, çekinerek teklif edilirdi. Futbol konuşulurdu, siyaset konuşulurdu ama kimse birbirine düşman olmazdı. Amaç tartışmak değil, memleketi daha iyi nasıl yaparız diye düşünmekti. Nereli olduğun önemli değildi. Önemli olan birlikte yaşayabilmekti. Bugün ise bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız. Komşuluk ilişkileri zayıfladı. Aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirini tanımıyor. Selamlaşmak bile bazen unutuluyor. Dostluklar değişti. Karşılıksız güvene dayanan derin dostlukların yerini çoğu zaman çıkar ilişkileri veya sosyal medya arkadaşlıkları aldı. Eskiden çat kapı ziyaretler vardı, şimdi mesajlaşmalar var. Eskiden uzun sohbetler vardı, şimdi kısa emojiler… Yardımlaşma da eskisi kadar güçlü değil. Bir hastaya çorba götürmek, cenazede omuz vermek, komşunun işine koşmak artık nadir görülen davranışlar haline geldi. Mahremiyet azaldı. Her an sosyal medyada paylaşılır oldu. Hızlı yaşamın içinde sabır, huzur ve gerçek iletişim kaybolmaya başladı. Peki ne zaman kendimize geleceğiz? Toplum olarak güzel konuşmayı çok seviyoruz. “Artık öyle insanlar kalmadı” diyoruz. “Zaman değişti” diyoruz. Ama çoğu zaman ilk adımı atmaya cesaret edemiyoruz. Hatta bazen değişim için çabalayan insanları eleştiriyoruz. Oysa yapılacak şey aslında çok zor değil. Eskiden var olan güzellikleri yeniden hatırlamak… Onları çocuklarımıza anlatmak… Komşumuza selam vermek… Bir kapıyı çalmak… Bir derdi paylaşmak… Belki küçük gibi görünen bu adımlar zamanla büyür. Bir bakmışız ki unuttuğumuz o insanlık duyguları yeniden hayatımıza dönmüş. Çünkü insanlık kaybolmadı. Sadece biraz hatırlanmaya ihtiyacı var. Mahmut Çiçekdağı
Ekleme Tarihi: 22 Mart 2026 -Pazar

Nerde O Eski Bayramlar?

 

Bayram geçti.
Ve yine o cümleyi kurduk: “Nerede o eski bayramlar…”

Belki de uzun zamandır unuttuğumuz bazı duyguları bu bayramda az da olsa hatırladık. Kapıların kilitlenmediği, komşunun komşuya güven duyduğu, bir tabak yemeğin paylaşılmasının doğal sayıldığı günleri…

Eskiden mahallelerde başka bir hayat vardı.
“Komşu komşunun külüne muhtaçtır” sözü sadece bir atasözü değildi; gerçekten yaşanan bir hayatın özeti gibiydi.

Kapılar çalınmadan açılırdı.
Bir evde yemek piştiğinde komşuya da gönderilirdi.
Anneler birbirine sorardı: “Ocakta yemeğin var mı?”
Babalar akşam vakti kapı önlerinde oturur, hal hatır sorar, uzun sohbetler ederdi.

Çocuklar sokakta oyun oynardı.
Gece olana kadar kahkahalar mahalleye yayılırdı.

Bir söz verildi mi tutulurdu.
“Bir söz ağızdan bir kere çıkar” denirdi.

İnsanlar birbirine kötü gözle bakmazdı.
Her kadın bir kardeş gibi görülürdü.
Arkadaşlık bile saygıyla, çekinerek teklif edilirdi.

Futbol konuşulurdu, siyaset konuşulurdu ama kimse birbirine düşman olmazdı. Amaç tartışmak değil, memleketi daha iyi nasıl yaparız diye düşünmekti.

Nereli olduğun önemli değildi.
Önemli olan birlikte yaşayabilmekti.

Bugün ise bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız.

Komşuluk ilişkileri zayıfladı. Aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirini tanımıyor. Selamlaşmak bile bazen unutuluyor.

Dostluklar değişti. Karşılıksız güvene dayanan derin dostlukların yerini çoğu zaman çıkar ilişkileri veya sosyal medya arkadaşlıkları aldı.

Eskiden çat kapı ziyaretler vardı, şimdi mesajlaşmalar var.
Eskiden uzun sohbetler vardı, şimdi kısa emojiler…

Yardımlaşma da eskisi kadar güçlü değil.
Bir hastaya çorba götürmek, cenazede omuz vermek, komşunun işine koşmak artık nadir görülen davranışlar haline geldi.

Mahremiyet azaldı.
Her an sosyal medyada paylaşılır oldu.
Hızlı yaşamın içinde sabır, huzur ve gerçek iletişim kaybolmaya başladı.

Peki ne zaman kendimize geleceğiz?

Toplum olarak güzel konuşmayı çok seviyoruz.
“Artık öyle insanlar kalmadı” diyoruz.
“Zaman değişti” diyoruz.
Ama çoğu zaman ilk adımı atmaya cesaret edemiyoruz.

Hatta bazen değişim için çabalayan insanları eleştiriyoruz.

Oysa yapılacak şey aslında çok zor değil.

Eskiden var olan güzellikleri yeniden hatırlamak…
Onları çocuklarımıza anlatmak…
Komşumuza selam vermek…
Bir kapıyı çalmak…
Bir derdi paylaşmak…

Belki küçük gibi görünen bu adımlar zamanla büyür.

Bir bakmışız ki unuttuğumuz o insanlık duyguları yeniden hayatımıza dönmüş.

Çünkü insanlık kaybolmadı.
Sadece biraz hatırlanmaya ihtiyacı var.

Mahmut Çiçekdağı

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler