Suadiye Çetik Saltan'ın Kaleminden
Köşe Yazarı
Suadiye Çetik Saltan'ın Kaleminden
 

İnandığını Söyleyebilmenin Bedeli ve Hafifliği: İyi ki Olmamış!

Dershanede KPSS'den hep 80 üstü puan alınca hocalarımın ve arkadaşlarımın "Sen kesin yerleşirsin" lafıyla mı bilmem, olur gözüyle düşünmüşüm ki sınavda 77 gelince üzülmüştüm. Sonra FETÖ'cülerin soru çalması falan filan çıksa da "Yok" dedim, "Yeterli olanlar yapsın, demek ki ben değilim" dedim ve bıraktım. 77 puanla kimsenin selamıyla kimsenin kapısını çalmadım, kimseden iş istemedim. 60 ile yerleşenleri görüp kimsenin hakkına girmeyi düşünmedim (bu da benim kârım olsun). Sessizce "Yeterli değilim demek ki" dedim, çekildim... Oğlum küçükken sadece eşim çalıştı. Köye taşındık, geçim zorlaştı. Çobanlığa başladım. "Üniversiteli çoban" diyenlere de "Okumayı beceremedim, bildiğim işi yapayım bari" dedim. Burun kıvıranlar oldu ama hiç utanmadım; çünkü ekmeğim helaldi... Babamın inşaatlarında, kendi evimin inşaatında çalıştım. Bahçeler ektim, biçtim, toprakla hemhâl oldum. Seramiğe merak sardım; kendimi toprakta aradım. "Okudum ben, bu işleri yapmam" demek yerine ısrarla yapmak istediğimi söyledim. Eşim istemezken bile, sırtına yük değil, yardım eden el olmak için pazarcılığa başladım... Bugün ise o "Olmadı" diye üzüldüğüm atama için "İyi ki" diyorum, "İyi ki atanamamışım." Çünkü inandığımı söyleyebiliyorum. İnsan, inandığını söyleyemediği hangi yerde vardır ki..? Atansaydım da bugün sahip olduklarımdan fazlası olmayacaktı büyük ihtimalle. Daha fazlası olsaydı da attığım hangi taş, vurduğum hangi kuşa değecekti? Her şey daha rahat bir iş için mi? Konfor mu? İyi ki olmamış. Çocukluktan beri bozuk olan susma ayarlarım yüzünden kesin kovulurdum. Neşet Baba'nın "El aklıyla gezer dururdum gayri" dediği yere geldim; gezemezdim işte, ayrık otu gibi kalırdım. İnandığımı söyleyebileyim de varsın ekmeğim biraz zor olsun. Sağlığım yerindeyse benimdir halı tezgahları, benimdir dikiş tezgahları, benimdir mercimek tarlaları, benimdir pazar tezgahları... Ama ben yeter ki inandığımı söyleyebileyim. "Benim dediğim doğrudur" diyemem, "hiçlik" elinde perişanım; ama inandığımı söyleyemezsem, hiç olmamış gibi yokum. Suadiye Çetik Saltan
Ekleme Tarihi: 19 Temmuz 2026 -Pazar

İnandığını Söyleyebilmenin Bedeli ve Hafifliği: İyi ki Olmamış!

Dershanede KPSS'den hep 80 üstü puan alınca hocalarımın ve arkadaşlarımın "Sen kesin yerleşirsin" lafıyla mı bilmem, olur gözüyle düşünmüşüm ki sınavda 77 gelince üzülmüştüm. Sonra FETÖ'cülerin soru çalması falan filan çıksa da "Yok" dedim, "Yeterli olanlar yapsın, demek ki ben değilim" dedim ve bıraktım.

77 puanla kimsenin selamıyla kimsenin kapısını çalmadım, kimseden iş istemedim. 60 ile yerleşenleri görüp kimsenin hakkına girmeyi düşünmedim (bu da benim kârım olsun). Sessizce "Yeterli değilim demek ki" dedim, çekildim...

Oğlum küçükken sadece eşim çalıştı. Köye taşındık, geçim zorlaştı. Çobanlığa başladım. "Üniversiteli çoban" diyenlere de "Okumayı beceremedim, bildiğim işi yapayım bari" dedim. Burun kıvıranlar oldu ama hiç utanmadım; çünkü ekmeğim helaldi...

Babamın inşaatlarında, kendi evimin inşaatında çalıştım. Bahçeler ektim, biçtim, toprakla hemhâl oldum. Seramiğe merak sardım; kendimi toprakta aradım. "Okudum ben, bu işleri yapmam" demek yerine ısrarla yapmak istediğimi söyledim. Eşim istemezken bile, sırtına yük değil, yardım eden el olmak için pazarcılığa başladım...

Bugün ise o "Olmadı" diye üzüldüğüm atama için "İyi ki" diyorum, "İyi ki atanamamışım." Çünkü inandığımı söyleyebiliyorum. İnsan, inandığını söyleyemediği hangi yerde vardır ki..?

Atansaydım da bugün sahip olduklarımdan fazlası olmayacaktı büyük ihtimalle. Daha fazlası olsaydı da attığım hangi taş, vurduğum hangi kuşa değecekti? Her şey daha rahat bir iş için mi? Konfor mu? İyi ki olmamış. Çocukluktan beri bozuk olan susma ayarlarım yüzünden kesin kovulurdum. Neşet Baba'nın "El aklıyla gezer dururdum gayri" dediği yere geldim; gezemezdim işte, ayrık otu gibi kalırdım. İnandığımı söyleyebileyim de varsın ekmeğim biraz zor olsun.

Sağlığım yerindeyse benimdir halı tezgahları, benimdir dikiş tezgahları, benimdir mercimek tarlaları, benimdir pazar tezgahları... Ama ben yeter ki inandığımı söyleyebileyim. "Benim dediğim doğrudur" diyemem, "hiçlik" elinde perişanım; ama inandığımı söyleyemezsem, hiç olmamış gibi yokum.

Suadiye Çetik Saltan

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seckinhabertv.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler