Bugünkü “Hemberice Kelâmlar” röportajımızda; gastronomi kültürü, tarihi ve medeniyetleriyle öne çıkan Şanlıurfa’dan şair ve yazar Meral Bayat’ı ağırlıyoruz.
Toplumsal konuları, kadınların yaşadığı zorlukları ve hayatın içinden gerçek hikâyeleri kalemine taşıyan Bayat; yazı serüvenini, ilham kaynaklarını ve edebiyata bakışını samimi ifadelerle anlattı.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Ben Meral Bayat. Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesine bağlı Hoşin Köyü doğumluyum. Çocukluğum ve gençliğim doğduğum köyde geçti. O dönemde “Kızlar okumaz.” düşüncesi hâkim olduğu için ilkokul dışında okutulmadım.
Hayatımın anlamı olan üç çocuk annesiyim ve beş eser sahibiyim. Türkiye Yazarlar Birliği, SESKODER ve Şanlıurfa Şûrası başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunda görev yapıyorum. Ayrıca Güneydoğu TV’de yayımlanan “Meral Bayat’la Biz Bize” programını hazırlayıp sunuyorum.

Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?
13 yaşından beri yazıyorum.
Yazmanızdaki en büyük etken nedir?
İlk zamanlarda duygu ve düşüncelerimi, çevremde yaşanan olayları yazıyordum. Sonra fark ettim ki yazmak beni mutlu ediyor. Yazdıkça kendimi daha güçlü hissetmeye başladım.
Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir?
“Kızlar ya da kadınlar yapamaz.” anlayışıyla çok karşılaştım. Ben de bunu söyleyenlere inat, kadınların da neler başarabileceğini göstermek istedim.
Kimsenin fırsat vermesini beklemedim; kendi yolumu kendim açtım. Kadınların isterse her şeyi başarabileceğine inanıyorum.
Kitaplarınız en çok hangi yaş grubuna hitap ediyor?
Eserlerim genel olarak 7 yaş ve üzerindeki okuyuculara hitap ediyor.
Şiirlerinizde belli bir yaş oranı var mı?
Hayır. Şiirlerimde toplumsal meseleleri işlediğim için yediden yetmişe herkese hitap ettiğini düşünüyorum. Ancak son iki kitabım daha çok kadın temalı eserlerden oluşuyor.
Yazarken ilham aldığınız şey nedir?
Benim kalemim daha çok hayatın acı gerçeklerinden beslenir. Çok nadir olarak hayal gücüyle ya da anlık ruh hâlimle yazarım.
Beğendiğiniz şair ve yazarlar kimlerdir?
Kitap okumayı çok severim ve farklı kalemleri okumaya özen gösteririm. En çok etkilendiğim isimler arasında Farabi, Sabahattin Ali, Necip Fazıl Kısakürek ve Ahmet Arif yer alıyor.
Yazarken görüş alışverişinde bulunduğunuz kişiler oluyor mu?
Evet, oluyor. Bazı konularda birkaç kişinin görüşünü alırım. Özellikle çocuklarımın fikirleri benim için çok kıymetlidir. Çünkü onlar da kitap okumayı çok seviyorlar.
Son olarak okurlarınıza ne söylemek istersiniz?
İnsanlara bol bol okumalarını tavsiye ediyorum. Çünkü okuyan insan sorgular, düşünür ve eleştirmeyi öğrenir. En kötü kitap bile insana farklı bir bakış açısı kazandırır.
Velhasıl kelam; okuyan insan dünyaya meydan okuyabilir.
Röportaj: Mahmut Çiçekdağı
