Mahmut Çiçekdağı'nın röportaj sayfasından özel bir söyleşi...
Mahmut Çiçekdağı: Röportajımıza hoş geldiniz kıymetli hocam. Röportajların genellikle değişmeyen ilk sorusuyla başlamak istiyorum. Kısaca kendinizi tanıtır mısınız rica etsem?
Sevda Doğan: Hoş buldum. Duygusal, merhametli, yardımsever ve hümanist bir kişiliğe sahibim. Hayatımın merkezinde önce kendim ve ailem, sonra ise sevgi vardır; çünkü ben bir sevgi insanıyım.
Ömrümün yarısı, mesleğim gereği çocuklarla geçti. Belki o yüzden, belki de karakterimden dolayı bilemiyorum ama çocuklar kadar şen, saf ve temiz olan her şeyi severim. Doğada olmak ve yalnızlık beni tazeler. Kısacası, tipik bir Balık burcuyum.
Mahmut Çiçekdağı: Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?
Sevda Doğan: Yazmak benim için belirli bir tarihte başlayan bir uğraş değil, ruhumla birlikte büyüyen bir yolculuk oldu. Duygularımı kelimelerle ifade etmeye uzun yıllardır devam ediyorum. Zaman geçtikçe yazmak benim için bir alışkanlığın ötesinde, yaşamın ayrılmaz bir parçasına dönüştü. Lise yıllarında yoğunlaşan şiir yazma serüvenim, yıllar geçtikçe gelişerek ve değişerek devam etti.
Mahmut Çiçekdağı: Yazmanızdaki en büyük etken nedir?
Sevda Doğan: İnsan, yaşadığı ve hissettiği kadar yazar. Beni yazmaya iten en büyük etken hayatın kendisi; insanların sevinçleri, acıları, özlemleri ve iç dünyalarında sakladıkları duygular oldu. Kendimi yazarak daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum. Aşk, üzüntü, ayrılık, ölüm gibi her yoğun duyguda yazmak, yüreğimdeki yükü söze dökmek beni rahatlatıyor.
Mahmut Çiçekdağı: Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir?
Sevda Doğan: Yazmanın en zor yanı, bazen duyguların kelimelere sığmamasıdır. İnsan yüreğinde çok şey hisseder fakat onları aynı yoğunlukla satırlara aktarabilmek büyük bir sorumluluk gerektirir.
Mahmut Çiçekdağı: Kitaplarınız en çok hangi yaş grubuna hitap ediyor?
Sevda Doğan: Şiir kitaplarım yetişkinler için, hikaye kitaplarım ise okul öncesi çağındaki çocuklar için uygundur.
Mahmut Çiçekdağı: Şiirlerinizde belli bir yaş oranı var mı?
Sevda Doğan: Şiirin yaşı olduğuna çok inanmıyorum. Bir mısra bazen genç bir kalbin heyecanına, bazen de yılların biriktirdiği bir özleme ses olabilir.
Mahmut Çiçekdağı: Yazarken ilham aldığınız şeyler nelerdir?
Sevda Doğan: En büyük ilhamım, yaşamın içinden gelen gerçek duygular. Bir bakış, bir anı, bir sessizlik, hatta bazen tek bir cümle bile yeni bir şiirin kapısını aralayabilir.
Aslında bu durum sürekli değişiyor; insan değişken bir varlık, yaşadığı ve yaşayamadığı her şeyden ilham alabilir. Zaten bu ilhamın ne zaman ve hangi konuyla geleceği de belli olmaz. Bir anda seni uykusuz bırakabilir, yemekten içmekten kesebilir. Şiir kendini bir şekilde yazdırır. Hayatın akışında ne varsa, şiirde de o vardır.
Mahmut Çiçekdağı: Beğendiğiniz şair ve yazarlar kimlerdir?
Sevda Doğan: Cahit Zarifoğlu ve Cemal Safi şiirleri, lise yıllarından itibaren vazgeçilmezim olmuştur. Ruhuma ve kalbime hitap etmesi kaydıyla, beğendiğim başka şiirler ve şairler de illaki oluyor.
Mahmut Çiçekdağı: Yazarken diğer kalemdaşlarınızla görüşme ve bilgi alışverişi olanağınız oluyor mu?
Sevda Doğan: Elbette. Yazmak her ne kadar bireysel bir yolculuk gibi görünse de insanlarla kurulan bağlar, fikir alışverişleri ve paylaşımlar yazara yeni pencereler açıyor. Hece şiirlerine ilk başladığımda, Seskoder Genel Başkanımız sevgili ablamız Safiye Samyeli’nin bana rehberlik ettiği günler oldu. Ayrıca Bahri Yıldırım öğretmenimizin de hece şiirini sevdirmesiyle şiirle tamamen hemhâl oldum.
Mahmut Çiçekdağı: Son olarak okurlarınıza ne söylemek istersiniz?
Sevda Doğan: Okumak yalnızca satırları görmek değildir; bir kalbin başka bir kalbe dokunmasıdır. Beni okuyup duygularıma ortak olan herkese çok teşekkür ediyorum. Kelimelerimizin bizi daima iyiliğe, umuda ve güzelliğe taşımasını diliyorum.
Sizlerin ışığıyla bizler de aydınlanıyoruz. Sizlerin açtığı yolda yürümeye çalışan gençleriz. İnşallah sizlerden sonra da sizin gibi doğru, dürüst, vatansever ve insan sevgisi taşıyan bireyler olarak bu yolu devam ettirmek istiyoruz.

SEVDA DOĞAN KURAK
1986 yılında Tokat’ın Niksar ilçesinde doğmuş olan yazarımız, ilk, orta ve lise öğrenimini Niksar ilçesinde tamamladıktan sonra 2006 yılında Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesinde Çocuk Gelişimi bölümünü bitirmiştir. 2006 yılından 2016 yılına kadar çeşitli okullarda anasınıfı öğretmenliği ve özel eğitim kurumlarında çalışmış ve hâlen çalışmaktadır. Ayrıca Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler ve Danışmanlık bölümünden mezun olmuştur.
2025 yılında İstanbul Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi lisans bölümünden mezun olmuştur.
Çocuk gelişimi öğretmeni, sosyal hizmet uzmanı ve aile danışmanı olan yazarımız, “Şiir Yürekli” mahlası ile tanınmaktadır. Bunun yanı sıra şiire olan tutkusu sayesinde birçok şiire imza atmış, ilk şiir kitabı “Yorgun Yürekli Sevdam” 2016 yılında, ikinci şiir kitabı “Sevda Şiirleri” ise 2019 yılında okurlarıyla buluşmuştur.
2025 yılında Leblebi Çocuk Serisi olarak çocuk edebiyatına yönelen yazarımız; “Leblebi Paylaşmayı Öğreniyor”, “Leblebi Atık Savaşçısı” ve “Leblebi’nin Rüyası” isimli okul öncesi hikâyeleriyle okurlarıyla buluşmuştur.
Yazarımızın yayımlanmaya hazır on hikâye kitabı bulunmakta olup Çorum’da yaşamını sürdürmektedir.
Merdiven dayandı kırka yaşımın .
Ömrümü sabrıma karmış gibiyim .
Ha bugün yarına derken başımın .
Saçına akları sarmış gibiyim .
Derseniz ki anlat kırk yılı bana.
Hiç kolay olmadı geçen her sene .
Bebekken yakılmış alaca kına .
Karasını alna sürmüş gibiyim.
Kız doğdum diyerek satılan bendim.
Sevgisiz kenara atılan bendim .
Altın bir kafeste tutulan bendim .
Yıllarca gurbette durmuş gibiyim.
Sabır tevekkülle kalbimin içi
Sevgiyi dilenmek onun tek suçu
Şu ahir ömrümün kalan bir kaçı
Onu da sevgiye vermiş gibiyim.
Kırktan sonra gülmez sandım bahtımı,
Taktım en sonunda taç ve tahtımı,
Bırakmadı mevlam kalpte ahtımı,
Kırkında murada ermiş gibiyim.
Şiir yüreğimin coşkusu başka ,
Kırkından sonraki günleri aşka ,
Dünlerim geçseydi onunla keşke ,
Feleğin çarkını kırmış gibiyim .
Ömrümü ömrüne sermiş gibiyim.
