Bakkal Dükkânından Gönül Teline: Şair-i Muazzam Ramazan Akkaş ile Şiir ve Hayat Üzerine

Bakkal Dükkânından Gönül Teline: Şair-i Muazzam Ramazan Akkaş ile Şiir ve Hayat Üzerine

Nevşehir’in Tepeköy köyünde yaşayan Ramazan Akkaş, hayatın çetin yollarından geçerek kendisini şiire, müziğe ve halk kültürüne adamış emektar bir isim. “Şair-i Muazzam” mahlasıyla yaklaşık otuz yıldır şiir dünyasında kendine özgü bir yer edinen Akkaş, bir yandan bakkallık mesleğini sürdürürken diğer yandan mısralara ve bağlamasına hayat veriyor. Yazar Mahmut Çiçekdağı’nın gerçekleştirdiği bu samimi söyleşide Ramazan Akkaş; şiir yolculuğunu, mahlasının hikâyesini ve hayata dair duygu dünyasını anlatıyor.

Mahmut Çiçekdağı: Öncelikle kendinizi okuyucularımıza tanıtır mısınız?

Ramazan Akkaş: Ben Ramazan Akkaş, “Şair-i Muazzam” mahlasıyla şiirler yazıyorum. 1973 yılında Nevşehir’in Tepeköy köyünde dünyaya geldim. İlkokulu İstanbul Sefaköy’de, ortaokulu Ürgüp’te okudum. Liseyi Nevşehir’de tamamlayamadan hayatın ve ekmeğin peşine düştüm.

Hayat beni farklı işlerle tanıştırdı. Simit sattım, su sattım, hurdacılık yaptım. Askerlik dönüşünde köy bakkallığına başladım. Yaklaşık otuz yıldır köyümüzün bakkal amcasıyım. Hani şu, “Helva yapan bakkal amca var ya…” diye tanınan bakkal benim.

Emekli oldum ama işten değil. Üç çocuk, dört torun sahibiyim. Şiir yazmaya devam ediyor, bu gök kubbede geriye güzel bir seda bırakabilmek için mücadele ediyorum.

Mahmut Çiçekdağı: Şiire ne zaman başladınız?

Ramazan Akkaş: Yaklaşık otuz yıldır şiir yazıyorum. Ancak son on yıldır şiire daha yoğun bir şekilde yöneldim. Bugüne kadar yaklaşık 2 bin şiir yazdım. Bir şiir kitabım yayımlandı. Bunun yanında ufak tefek bestelerim de var. Bazı şiirlerimi başkaları besteliyor, ben de kendi bestelerimi bağlamamla çalıp söylüyorum.

Şiir benim için sadece birkaç mısrayı kâğıda dökmek değil; hayatımın, yaşadıklarımın ve duygularımın bir yansıması.

Mahmut Çiçekdağı: Sizi şiir yazmaya iten en büyük etken ne oldu?

Ramazan Akkaş: Hayat şartları, çektiklerim ve yaşadıklarım… Bunların hepsi şiirlerimin oluşmasında büyük rol oynadı.

Bir de benim biraz farklı bir hikâyem var. Yıllarca köy bakkallığı yaptım. İnsanlara veresiye yazdım, defterlere borç yazdım. Sonra kendi kendime, “Ya yazar olacağım ya da şair…” dedim. Ben şair olmayı seçtim.

Belki de yıllarca veresiye yaza yaza, sonunda şiire ve edebiyata yazmaya başladım.

Mahmut Çiçekdağı: Şiir yazarken nasıl bir ruh hâline giriyorsunuz?

Ramazan Akkaş: Şiir yazarken kendimi şiirin içinde hissederim. Eğer bir karakteri anlatıyorsam kendimi onun yerine koyarım. O anı yaşamaya çalışırım.

Şiir benim için kalpten gelen bir sestir. Yazarken kimseye danışmam. Kalemime sorarım, kâğıdımla alışveriş yaparım, kalbime danışırım. Düşüncelerim tercüman olur ve ben de onları mısralara dökerim.

Bazen ilham geldiğinde şiir kendiliğinden akar. Ama ilham gelmediği zaman da zorlanıyorum. Çünkü şiir zorla yazılacak bir şey değil. Kalbin söyleyecek sözü varsa kalem de yolunu buluyor.

Mahmut Çiçekdağı: Şiirleriniz kimlere hitap ediyor?

Ramazan Akkaş: Kitabım özellikle orta yaş grubuna hitap ediyor. Ama şiirlerimin sadece belirli bir yaş grubuyla sınırlı kalmasını istemiyorum.

Gençlere, orta yaşlılara ve ileri yaştaki insanlara da hitap eden şiirler yazıyorum. Çünkü insanın duyguları yaşla sınırlı değildir. Sevgi, ayrılık, özlem, gurbet, hayat mücadelesi, umut ve hüzün herkesin yüreğinde bir şekilde vardır.

Mahmut Çiçekdağı: Şiir ve beste konusunda kimlerden etkilendiniz?

Ramazan Akkaş: Beğendiğim ve kendime yakın bulduğum çok değerli isimler var. İlk sıralarda Yunus Emre, Karacaoğlan, Refik Başaran, Neşet Ertaş, Abdurrahim Karakoç, Sezai Karakoç, Âşık Veysel ve Nedim geliyor.

Her birinin şiir dünyamda ayrı bir yeri ve ayrı bir etkisi var.

Mahmut Çiçekdağı: “Şair-i Muazzam” mahlasını nereden aldınız?

Ramazan Akkaş: Bu konuda zaman zaman bana, “Bu mahlası nereden aldın? Nereden hak ettin? Kendini niye büyük görüyorsun?” diye soranlar oluyor.

Öncelikle şunu söyleyeyim: Ben kendimi büyük görmüyorum. Fakat şiirlerimin “Muazzam” olduğuna da inanıyorum.

Bu mahlası bana Nevşehir Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı, değerli hocam Sadi Teltik vermiştir. Taşlama şiirlerimi birkaç yerde okumuştu. Bana, “Çok muazzam şiirlerin var, senin mahlasın Muazzam olsun.” dedi.

O günden bugüne “Şair-i Muazzam” mahlasını kullanıyorum. Bu mahlasa layık olabilmek için de elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Mahmut Çiçekdağı: Okurlarınıza vermek istediğiniz mesaj nedir?

Ramazan Akkaş: Ben okurlarımdan tek bir şey istiyorum: Beni şiirlerimle eleştirsinler, şiirlerimle yargılasınlar.

Kılık kıyafetimle değil, ideolojimle değil, dinimle, dilimle, ırkımla değil; veyahut kullandığım mahlasımla değil… Benim kim olduğumdan önce, ortaya koyduğum şiire bakmalarını isterim.

Şiirim güzelse güzel desinler, eksikse eksiğini söylesinler. Eleştiriye her zaman açığım. Çünkü insanın kendisini geliştirebilmesi için samimi eleştiriye ihtiyacı vardır.

Benim bütün gayretim, bu gök kubbede geriye hoş bir seda bırakabilmek. Şiirlerimle insanlara dokunabilirsem, bir gönülde küçücük de olsa bir iz bırakabilirsem kendimi bahtiyar sayarım.

Otuz yıldır yazıyorum, bundan sonra da yazmaya devam edeceğim.

Kalemim elimde, gönlüm şiirde, yolum edebiyatta…

Vesselam.

Diğer Röportajlar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler