“Hemberice Kelâmlar” röportaj serisinin bugünkü konuğu, Denizli’den şair ve yazar Ahmet Aydınlı oldu.
Yazarlık üzerine düşüncelerini samimi ifadelerle paylaşan Aydınlı; yazmanın yalnızca kelimeleri yan yana getirmek olmadığını, gerçek yazarlığın duygu, birikim ve okuyucuya dokunabilmekten geçtiğini söyledi.


Mahmut Çiçekdağı: Yazarlık nedir?
Ahmet Aydınlı: Yazarlık, kelimeleri peş peşe sıralayıp bir şeyler yazmak değildir.
Yazar nasıl olmalı?
Yazar aynı zamanda iyi bir okuyucu olmalıdır. Yazdığı eseri önce kendisi okurken haz almalıdır. Eğer yazar kendi eserine inanmazsa okuyucuya da bunu geçiremez.
Yazar neyi yazmalı?
Yazar aslında kendini yazar. Yazdıkları ya kendi yaşadıklarıdır ya da içinde kendisinin de bulunduğu hayal edilmiş hikâyelerdir.
Başladığı hikâyeyi önce kendisi beğenmelidir. Okuyucuyu yoran, kitabı elinden bıraktıran eserler başarısız denemeler olarak kalır. Ancak okuyucuyu sürükleyen, gecenin ilerleyen saatlerine kadar kendini okutan eserler gerçek başarıyı yakalar.
Yazar ne zaman yazar?
Yazarlar genellikle gece yazarlar. İlham dediğimiz şey çoğu zaman el ayak çekilince gelir. Aslında o satırlar, gün boyunca yaşananların akıl ve mantık süzgecinden geçip duyguya dönüşmüş hâlidir.
Yazarın duruşu nasıl olmalı?
Yazar hem edebiyattan anlamalı hem de edepten ayrılmamalıdır.
Okuyucu, yazarı zihninde yüceltmek ister. Milli ve manevi değerleri küçümseyen, toplumun kültürünü hor gören bir yazar; okuyucunun gözünde saygınlığını kaybeder.
Yazar için kitap ne ifade eder?
Kitap, yazarın olgunlaşmış meyvesidir.
Önce çiçek açar, sonra ham meyveye dönüşür; zamanla rengini, kokusunu ve tadını kazanır. Editör dokunuşlarıyla eksikleri giderilir ve zamanı geldiğinde okuyucuyla buluşur.
Bu süreç bazen bir yıl, bazen on yıl sürebilir. Ama gerçek bir eser birkaç ayda ortaya çıkmaz. Aceleye getirilen kitaplar kendini belli eder ve okuyucu bunu fark eder.
Yazmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Her eser okuyucunun zihninde bir iz bırakmalıdır. Eğer okuyan kişi o kitabı başkalarına anlatma ihtiyacı hissediyorsa, eser yaşamaya devam eder. Aksi hâlde ömrü kısa olur.
“Hemberice Kelâmlar” röportaj serisi, edebiyat dünyasının farklı kalemlerini okuyucularla buluşturmaya devam edecek.
Röportaj: Mahmut Çiçekdağı
