Bir Öğretmenin Kaleminden Hayata ve Edebiyata Dair: Ali Özkanlı ile Söyleşi

Bir Öğretmenin Kaleminden Hayata ve Edebiyata Dair: Ali Özkanlı ile Söyleşi

Eğitime adanmış bir ömür, sınıflarda yeşeren binlerce umut ve kaleme dökülen onlarca eser… Hemberice Kelamlar serimizin bu bölümünde; Anadolu’nun dört bir yanında sınıf öğretmenliği ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yaparak nesiller yetiştiren, emekliliğinin ardından da çocuk edebiyatı ve eğitim kitaplarıyla gönüllere dokunmaya devam eden değerli öğretmen ve yazar Ali Özkanlı’yı konuk ediyoruz.

Farklı coğrafyalarda edindiği mesleki tecrübeleri, çocuk edebiyatına uzanan yazarlık serüvenini, geçmişten günümüze değişen eğitim anlayışını ve okuma kültürünü konuştuğumuz bu samimi söyleşiyi siz değerli okurlarımızın beğenisine sunuyoruz.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Öğretmenliğe 1979 yılında başlamışsınız.

Ali ÖZKANLI: Evet. Öğretmenlik mesleğine 1979 yılında başladım. 1979-1980 yılları arasında Ordu Gökömer Köyü Hacılar İlkokulunda, 1980-1983 yılları arasında Kayseri Pınarbaşı İnliören Köyü İlkokulunda, 1983-1987 yılları arasında Diyarbakır Silvan Otluk Köyü İlkokulunda, 1987-1990 yılları arasında Ankara Çubuk Mutluköy İlkokulunda görev yaptım. 1990 yılında Kayseri Melikgazi Mustafa Yazar İlköğretim Okuluna atandım. Daha sonra 1990-1995 yılları arasında Kayseri Melikgazi Aydınlıkevler İlkokulunda, 1995-2004 yılları arasında ise Kayseri Melikgazi Burhan Dinçbal İlköğretim Okulunda görev yaptım. Toplam 15 yıl sınıf öğretmenliği, 10 yıl da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yaptım. Sağlık sebepleri nedeniyle 2004 yılında çok sevdiğim mesleğimden erken emekli olmak zorunda kaldım.

 

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Ordu, Diyarbakır, Ankara ve Kayseri'de uzun yıllar görev yaptınız. Farklı bölgelerde çalışmak size neler kazandırdı?

Ali ÖZKANLI: Bilgilerimi, tecrübelerimi ve yazarlığımı büyük ölçüde görev yaptığım bölgelerde edindiğim gözlemlere borçlu olduğumu söyleyebilirim. Karadeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun kültürü, gelenekleri, örf ve adetleri birbirinden farklıydı. Her bölgenin insanını yakından tanıdım. Samimiyetlerini, yardımseverliklerini, cömertliklerini ve misafirperverliklerini gördüm. Ben onları sevdim, onlar da beni kendilerinden biri olarak kabul ettiler. Hiç yabancılık çekmedim. Tüm imkânsızlıklara rağmen mesleğimi ve öğrencilerimi çok sevdim. Onlara her zaman kendi evladım gibi yaklaştım.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Bu yaklaşımınızın başarınıza önemli katkısı olduğunu söyleyebilir miyiz?

Ali ÖZKANLI: Kesinlikle. Başarımı buna borçluyum. Görev yaptığım her okuldan ayrılırken gözyaşı döktüm. Çalıştığım her yer kişiliğime büyük katkılar sağladı. Sevgi ve saygının önemini, zorluklar karşısında sabırlı olmayı ve işini severek yapmanın başarıyı beraberinde getirdiğini yaşayarak öğrendim.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Çocuklara yönelik eserler yazmanızın öğretmenlik tecrübelerinizle bağlantısı var mı?

Ali ÖZKANLI: Elbette var. Meslek hayatım boyunca edindiğim tecrübeler çocuk kitapları yazmamda çok etkili oldu. Hem sınıf öğretmenliği hem de branş öğretmenliği yapmış biri olarak çocuk edebiyatına yönelmenin büyük faydasını gördüm. Öğretmen arkadaşlarıma da çocuk edebiyatı alanında eser vermelerini tavsiye ediyorum.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: İlk hedef kitleniz kimlerdi?

Ali ÖZKANLI: İlk yıllarda anne, baba ve öğretmenlere yönelik kitaplar yazdım. Daha sonra yayınevimin çocuk kitapları yazmamı istemesi ve Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi ile Kayseri Büyükşehir Belediyesinin ortaklaşa düzenlediği Yazarlık Okulunda üç yıl çocuk edebiyatı dersleri vermem bu alana yönelmemi sağladı. İşin mutfağında bulunmanın da katkısıyla yazdığım çocuk kitapları kısa sürede yeni baskılar yaptı.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Yazarlık serüveniniz şiirle mi başladı?

Ali ÖZKANLI: Evet. Yazarlık hayatım şiirle başladı. Gönül Bahçem ve Beni de Götür adlı şiir kitaplarımdan sonra; Elini Ver Öğretmenim, Gülistan Çiçekleri, Çocuklarla Doğru ve Etkili İletişim, Başarının Ayak Sesleri adlı eğitim kitaplarım, Aşka Giden Yol adlı deneme-düşünce kitabım yayımlandı. Ardından Doğa Bekçileri, Hazine Peşinde, Sevgi Ağacı, Sporun Yıldızları (Kasabanın Fedaileri) adlı değerler eğitimi kitapları ile Allah'ı Tanıyorum-Öğreniyorum ve Melekleri Tanıyorum-Öğreniyorum adlı dinî çocuk kitaplarım okuyucuyla buluştu. Şu anda yirmi ikinci kitap dosyam üzerinde çalışıyorum.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: On beş yıllık sınıf öğretmenliği deneyiminizin çocukların dilini yakalamanızda etkisi oldu mu?

Ali ÖZKANLI: Çocuk kitaplarında çocukların dilini yakalayabilmek çok önemlidir. Öğretmenlerin bu konuda avantajlı olduğunu düşünüyorum. Sürekli öğrencilerle iç içe olan insanların çocukların severek okuyacağı eserler yazması daha kolaydır. Kitaplarımızın ilgi görmesi ve yeni baskılar yapmasında akıcı dilin yanı sıra macera, heyecan, bilmece ve soru-cevap gibi unsurların da büyük etkisi vardır.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Dünün çocukları ile bugünün çocuklarını karşılaştırdığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz?

Ali ÖZKANLI: Emekli olalı yirmi iki yıl oldu. Bu süreçte öğretmen, veli ve öğrenci profili önemli ölçüde değişti. Bunu okul söyleşilerinde ve imza günlerinde yakından gözlemliyorum. Eskiden öğretmenlik mesleği toplumda daha saygın bir konumdaydı. Günümüzde bu saygınlığın zayıfladığını üzülerek görüyorum. Öğrencilerin hem bilgi hem de ahlaki değerler bakımından kayıplar yaşadığını düşünüyorum. Bu konuda gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğine inanıyorum.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Sınıf öğretmenliğinin ardından Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine geçtiniz. Bu süreç nasıl gelişti?

Ali ÖZKANLI: Çocukluk yıllarımda camide, Kur'an kurslarında ve İmam Hatip okulunda aldığım eğitim sayesinde Din Kültürü öğretmeni olmayı çok istiyordum. 1978 yılında Kayseri Eğitim Enstitüsünden mezun oldum ve ilkokul öğretmeni olarak göreve başladım. 1980'li yılların sonunda Millî Eğitim Bakanlığı, ilkokulların 4 ve 5. sınıflarında İngilizce, İş Teknik ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine branş öğretmenlerinin girebilmesine imkân tanıdı. Ankara'da yapılan sınavı Rabbimin izniyle birinci olarak kazandım. Bolu ve Zonguldak'ta hizmet içi eğitim kurslarını tamamladıktan sonra, 1990 yılında valilik kararıyla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak görevlendirildim.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Son olarak okurlarınıza ne söylemek istersiniz?

Ali ÖZKANLI: Öncelikle bana bu imkânı verdiğiniz için size ve röportajı okuyacak bütün dostlara teşekkür ediyorum. Kitaplarla, şiirle ve sanatla bağınızı hiç koparmayın. Okuyan, düşünen ve sorgulayan toplumlar her zaman daha güçlü olur. Gençlerimize tavsiyem; çok okusunlar, kendilerini geliştirsinler, kültür ve sanatın içinde yer alsınlar. Bizler gelip geçiciyiz; geriye bıraktığımız eserler, güzel hatıralar ve yetiştirdiğimiz insanlar kalır. Tüm okurlarıma sağlık, huzur ve mutluluk diliyor, sevgi ve saygılarımı SUNU sunuyorum

Ali ÖZKANLI 
​Eğitime ve Edebiyata Adanmış Bir Ömür
​Anadolu’nun kadim topraklarından çıkan, hayatını çocukların eğitimine ve edebiyatın büyüleyici dünyasına adayan öğretmen-yazar, ilham veren yaşam öyküsüyle dikkat çekiyor.
​1956 yılında Kayseri’de dünyaya gelen yazar, ilk, orta ve yükseköğrenimini doğup büyüdüğü bu şehirde tamamladı. 1979 yılında adım attığı eğitim meşalesini Türkiye’nin dört bir yanına taşımak üzere yola çıktı. Ordu-Merkez, Diyarbakır-Silvan, Ankara-Çubuk, Kayseri-Pınarbaşı ve Kayseri-Melikgazi ilçelerindeki ilköğretim okullarında 15 yıl sınıf öğretmenliği, 10 yıl ise Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmenliği yaparak binlerce öğrencinin hayatına dokundu.
​Eğitimin Her Alanında Etkin Bir İsim
​Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında da aktif rol alan yazar; çeşitli vakıf ve derneklerde eğitim çalışmaları yürüttü, spor yöneticiliği yaptı ve eğitim sendikalarında yönetim kademelerinde bulundu. Okul duvarlarının ötesine geçen bu mücadele dolu meslek hayatını 2004 yılında emeklilikle taçlandırdı.
​Kalemden Süzülen Mısralar ve Nesiller Yetiştiren Eserler
​Emekliliğin ardından edebiyat ve eğitim alanındaki çalışmalarına hız veren yazar, ilk olarak 2003 yılında “Gönül Bahçem” ve 2005 yılında “Beni de Götür” adlı şiir kitaplarıyla okurlarıyla buluştu. Şiirdeki başarısını eğitim, deneme ve çocuk edebiyatı alanlarına da taşıdı.
​Gerek ebeveynler gerekse öğretmenler için rehber niteliğindeki “Elini Ver Öğretmenim”, “Tut Elimi Öğretmenim” ve “Çocuklarla Doğru ve Etkili İletişim” gibi yapıtlarıyla pedagojik alanda güçlü bir birikim sundu. Çocuklar için kaleme aldığı “Kasabanın Fedaileri” ve “Tanıyorum – Öğreniyorum – Anlat Bana” gibi tematik seri kitaplarıyla nesillerin milli ve manevi değerlerle yetişmesine katkı sağladı.
​Başarılarla Dolu Bir Ödül Yolculuğu
​Meslek hayatının ve edebiyat serüveninin her aşamasında takdir toplayan yazar, bugüne kadar pek çok önemli ödüle layık görüldü:
​1986 – Yılın Öğretmeni (Silvan / Diyarbakır)
​2012 – Yılın Radyo Programcısı (Türkiye Yazarlar Birliği / Kayseri)
​2015 – Yılın Şairi (ATKS – Akses Haber – Kanal 24 / İstanbul)
​2017 – Yılın Eğitimcisi (Başkon – Kırmızı Türk – Medya Sesi / Ankara)
​2024 – Yılın Çocuk Kitabı Yazarı (Mavi Kuş Medya / İstanbul)
​2025 – 2. Mavi Kuş Edebiyat Onur Ödülü (Kayseri)
​Sınıflarda başlayan öğretmenlik sevdasını bugün kitap sayfalarında ve yazın dünyasında sürdüren yazar; yetiştirdiği öğrenciler, yazdığı eserler ve aldığı ödüllerle edebiyat ve eğitim camiasında iz bırakmaya devam ediyor.

Eserleri 
Şiir
Gönül Bahçem
Beni de Götür
Gel Diyemedin
Eğitim
Elini Ver Öğretmenim
Gülistan Çiçekleri
Çocuklarla Doğru ve Etkili İletişim
Başarının Ayak Sesleri
Tut Elimi Öğretmenim
Deneme – Düşünce
Aşka Giden Yol
Değerler Eğitimi Çocuk Hikâye Kitapları
(Kasabanın Fedaileri Serisi)
Doğa Bekçileri
Hazine Peşinde
Sevgi Ağacı
Sporun Yıldızları
Dinî Çocuk Hikâye Kitapları
(Tanıyorum – Öğreniyorum – Anlat Bana Serisi)
Allah'ı Tanıyorum – Öğreniyorum
Melekleri Tanıyorum – Öğreniyorum
Peygamberleri Tanıyorum – Öğreniyorum
Peygamberimizi Tanıyorum – Öğreniyorum
Bana Allah'ı Anlat
Bana Melekleri Anlat

Gönül İşidir

Sevda rüzgârında hergün savrulmak
Sevgiyle yoğrulmak gönül işidir
Aşkın ateşine girip kavrulmak
Dostlarla bir olmak gönül işidirSevgi bahçesinden gülleri dermek
Güzel gönüllerle elele vermek
Yürekler yurduna sevgiyle girmek
Kalplerde gül olmak gönül işidirKaranlığı ışık yakıp kurutmak
Mazlum yüreklerle bir lokma tatmak
Sevgi tezgâhında güzellik satmak
Yürekte nûr olmak gönül işidirSitede dostlarla hasbihâl etmek
Hasretle beklenen menzile gitmek
Gülistan içinde gül olup bitmek
Yâre sâdık olmak gönül işidir.

.

Diğer Röportajlar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler