Anadolu’nun ve Yörük Kültürünün Ekrandaki ve Kalemdeki Sesi: Zeki Demir

Anadolu’nun ve Yörük Kültürünün Ekrandaki ve Kalemdeki Sesi: Zeki Demir

Mahmut Çiçekdağı’nın hazırlayıp sunduğu "Hemberiçe Kelamlar" röportaj köşesinin bu haftaki konuğu; Alanya’nın Değirmendere köyünden çıkan, hayatını sanata, sinemaya, gazeteciliğe ve edebiyata adamış çok yönlü bir çınar: Oyuncu, Senarist, Yönetmen ve Yazar Zeki Demir.

Geçtiğimiz yıl ilk tarihi mizah romanı "Nasreddin’in Fendi Keloğlan’ı Yendi" ile okurlarıyla buluşan ve büyük beğeni toplayan Zeki Demir ile çocukluğundan bugüne uzanan yazı serüvenini, edebiyata bakışını ve hayata dair felsefesini konuştuk. Keyifli okumalar dileriz.

Mahmut Çiçekdağı: Zeki Bey, öncelikle okurlarımız için kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Zeki Demir: Tabii ki, çok teşekkür ederim. Alanya’nın Değirmendere köyü doğumluyum. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Emekli gazeteci, televizyon program yapımcısı ve sunucusu; aynı zamanda tiyatro ve sinema oyuncusu, senarist, görüntü yönetmeni ve yönetmenim. Köyde yaşayan bir Yörüğüm. Birçok sivil toplum kuruluşunda da aktif olarak üyeliğim ve yöneticiliğim bulunuyor. Sık sık film setlerine ve program çekimlerine gittiğim için Anadolu coğrafyasını yakından görme ve tanıma şansım oluyor.

Mahmut Çiçekdağı: Ne kadar zamandır yazıyorsunuz? Yazın hayatınız nasıl başladı?

Zeki Demir: İlkokul yıllarından beri kitap okumayı çok severim. Ortaokuldayken kendi çapımda öyküler yazmaya başlamıştım. Hatta eve gelen misafirleri adeta "esir alır", yazdığım öyküleri onlara zorla okur ve dinletirdim. Yazma tutkum o yıllardan beri hiç eksilmedi.

Mahmut Çiçekdağı: Yazma sürecinizde size ilham veren, yazmanızdaki en büyük etken nedir?

Zeki Demir: Yaşadığım çevre, kendi hayat tecrübelerim, farklı türlerde kitaplar okumam ve tabii ki iyi bir gözlemci olmam. Ben her insanın başlı başına bir dünya olduğuna inanıyorum. Bana göre her insanın hayatı, henüz yazılmamış ve basılmamış onlarca ciltlik bir kitaptır.

Mahmut Çiçekdağı:  Yazarken karşılaştığınız en büyük zorluk nedir?

Zeki Demir: Açıkçası ben yazarken hiç zorluk çekmem. Kelime dağarcığımın engin bir deniz gibi sonsuz olduğunu hissediyorum. Sözcükler kaleme dökülürken kendiliğinden, akıp giderek geliyor.

Mahmut Çiçekdağı:  Kitaplarınız ağırlıklı olarak hangi yaş grubuna hitap ediyor?

Zeki Demir: Uzun yıllardır yazdığım öykü ve romanlarım basılmayı, kitaplaşıp okuyucuyla buluşmayı bekliyordu. SESKODER Genel Başkanı Sayın Safiye Samyeli Hanımefendi’nin önayak olmasıyla, Sayel Yayıncılık’tan ilk kitabım olan "Nasreddin’in Fendi Keloğlan’ı Yendi" isimli tarihi mizah romanım 2025 yılının Kasım ayında yayımlandı.

Denizli, Antalya ve Alanya’da imza günleri düzenledim. Türkiye’de bir ilk olan bu kitabım büyük bir ilgi görüyor. Kitabımı, yediden yetmişe her kesime hitap edecek bir formatta kaleme aldım.

Mahmut Çiçekdağı: Şiirlerinizde de belirli bir yaş grubu veya tarz var mı?

Zeki Demir: kendimi bir şair olarak görmüyorum. Bu yüzden şiir yazan gerçek ustalara saygısızlık etmek istemem; ben bir öykü ve roman yazarıyım. Yine de çok fazla olmasa da kaleme aldığım otuz kadar şiirim var. Hatta Çorum Oğuzlar İlçe Belediyesi’nin açtığı şiir yarışmasında Türkiye birinciliği elde ettim ki bu benim için büyük bir onurdur. Bunun yanı sıra öykü yarışmalarında da Türkiye genelinde üç kez derecem bulunuyor.

Mahmut Çiçekdağı:  Yazarken ilhamınızı en çok nereden alıyorsunuz?

Zeki Demir: Doğa, insan, hayvanlar, bitkiler, hava ve su... Bunların hepsi birbirini tamamlayan ve hayat dediğimiz, nefes aldığımız bu ortamı var eden unsurlardır. Ben de ilhamımı bu bütünün kendisinden alıyorum. Çünkü hiçbirini ayırt etmeden yaşayan her canlıyı seviyorum ve her birinin yaşamın devamlılığı için bir görevi olduğuna inanıyorum.

Mahmut Çiçekdağı:  Edebiyat dünyasında beğendiğiniz, örnek aldığınız şair ve yazarlar kimlerdir?

Zeki Demir: Tüm yazarlara sonsuz saygı duyarım ama tabii ki bendeki yeri ayrı olan isimler var. Başta köylünün, fakir fukaranın sesi olan Burdur’un yetiştirdiği büyük yazar Fakir Baykurt gelir. Kendisinin bütün eserlerini okudum. Ayrıca Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Muzaffer İzgü ve Aziz Nesin vazgeçilmezlerimdir. Şairlerden ise Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Attilâ İlhan ve SESKODER Genel Başkanımız, Kültür Bakanlığı Halk Şairi Safiye Samyeli’yi büyük bir beğeniyle takip ederim.

Mahmut Çiçekdağı: Eserlerinizi yazarken başkalarıyla bilgi alışverişi veya saha görüşmeleri yapıyor musunuz?

Zeki Demir: Doğrudan belgesel ya da araştırma türünde kitaplar yazmadığım için böyle bir çalışmam olmuyor. Ancak öykü, roman ve senaryo yazımı için insanları dinlemeyi ve gözlemlemeyi çok severim. İnsan psikolojisinden iyi anlarım. Övünmek gibi olmasın ama Alanya Lisesi’nde okurken psikoloji ve insan tanıma dersindeki notlarım hep on üzerinden ondu.

Mahmut Çiçekdağı: Son olarak okurlarınıza ve SEÇKİNHABERTV takipçilerine ne söylemek istersiniz?

Zeki Demir: Öncelikle bana bu güzel fırsatı verdiğiniz için size çok teşekkür ederim Mahmut Bey. Son sözüm; sevgi üzerine olsun.

İnsanları, çocukları, doğayı, hayvanları, ailenizi, dostlarınızı ve en çok da kendinizi sevin. Gökte uçan kuşu, tarlada sararmış başağı, dalında yeşeren yaprağı, kırda açmış çiçekleri, avludaki beyaz, kırmızı, pembe gülleri, çayırda meleyen kuzuyu, taşların arasından kayıp giden sürüngeni... Kısacası yaşayan her canlıyı sevin. Herkese eşit gözle bakın; hiç kimse kimseden üstün değildir. Sadece eğitim almış insanlar ve ne yazık ki cahil bırakılmış insanlar vardır.

SESKODER Genel Başkanımız Safiye Samyeli ve tüm SESKODER ailesinin her fırsatta dile getirdiği o güzel şiarla sözlerimi bitirmek istiyorum: "Sesime ses ver dünya; bırakın kızlar okusun!" Tüm okurlara saygılarımı sunarım.

 

Diğer Röportajlar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler