Hemberice Kelâmlar : Samsat’tan Yükselen Bir Kalem: Fahrettin Çelik

Hemberice Kelâmlar : Samsat’tan Yükselen Bir Kalem: Fahrettin Çelik

Hemberice Kelâmlar, farklı şehirlerden ve farklı hayat hikâyelerinden edebiyat, sanat ve düşünce insanlarını bir araya getiren röportaj serisi olmaya devam ediyor.

Serimizin bu haftaki konuğu; Adıyaman’ın tarihi Samsat ilçesinden şair ve yazar Fahrettin Çelik oldu. Şiirden romana, çocuk edebiyatından toplumsal yazılara kadar farklı alanlarda üretim yapan Çelik; yazı yolculuğunu, ilham kaynaklarını ve edebiyata bakışını anlattı.

Röportaj: Mahmut Çiçekdağı

Soru: Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Fahrettin Çelik:
Güneydoğu’nun küçük ama tarihi açıdan çok önemli bir yeri olan, Kummuh ve Kommagene Krallıkları’nın başkenti Samsat’ta doğdum. Çocukluktan beri okumaya olan ilgim beni yazmaya yöneltti.

Lise yıllarında düzenlenen şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceler aldım. Bir dönem ticaretle uğraştım, daha sonra kamuda görev yaptım ve 2024 yılının sonunda emekliye ayrıldım.

Gazetecilik ve televizyon programlarının yanı sıra okumaya ve yazmaya devam ediyorum. Evliyim ve altı çocuk babasıyım.

Soru: Ne zamandır yazıyorsunuz?

Fahrettin Çelik:
Okul yıllarında yazdıklarımı saymazsak, 1984 yılında Adıyaman’da yayımlanan Yeniyol Gazetesi’nde günlük şiirlerimin yayımlanması benim için başlangıç oldu.

1985 yılında ise ilk şiirim ulusal bir gazetede yayımlandı. Yani kırk yılı aşkın süredir kendimce yazmaya çalışıyorum.

 

Soru: Yazmanızdaki en büyük etken nedir?

Fahrettin Çelik:
Aslında okumak ve yazmak biraz genetik diyebilirim. Rahmetli babam da kitap okumayı sever ve şiirler yazardı.

Uzun yıllar okuyunca yazmak bir noktadan sonra kaçınılmaz oluyor. İnsan bir süre sonra düşüncelerini kaleme dökme ihtiyacı hissediyor.

 

Soru: Yazarken sizi en çok zorlayan konu ne oldu?

Fahrettin Çelik:
Yazarken zorluk çekmedim ancak yazdıklarımı yayımlama konusunda sıkıntılar yaşadım.

Küçük bir yerde yaşıyorsanız ve size yol gösterecek bir büyüğünüz yoksa ne yapacağınızı bilemeyebiliyorsunuz. Basın dünyasının içine girdikten sonra bu süreç biraz daha kolaylaştı.

2010 yılında “İnsanca Yaşama Bilinci” isimli ilk kitabımı okuyucuyla buluşturdum.

 

Soru: Kitaplarınız daha çok hangi yaş grubuna hitap ediyor?

Fahrettin Çelik:
“İnsanca Yaşama Bilinci” ortaokul ve lise seviyesindeki gençler için oldukça uygun bir kitap.

Şiir kitaplarım daha çok yetişkin okuyuculara hitap ediyor. “Samsat’ta Bir Gül” isimli eserim, Samsat ilçesinde medfun bulunan Sahabe Safvan Bin Muattal’ın hayatını anlattığı için gençler ve yetişkinler tarafından okunabilir.

Son romanım “Fırat’ın İki Yakası” ise 15 yaş üstü herkesin okuyabileceği bir eser. Şu anda baskı hazırlıkları devam eden “Ece’nin Kommagene Gezisi” isimli çocuk romanım da 8-12 yaş grubuna hitap edecek.

 

Soru: Şiirleriniz belli bir yaş grubuna mı hitap ediyor?

Fahrettin Çelik:
Sosyal içerikli şiirler her yaş grubuna hitap edebilir. Ancak aşk şiirlerini daha çok yetişkinlere tavsiye ederim.

 

Soru: Yazarken en çok nelerden ilham alıyorsunuz?

Fahrettin Çelik:
İnancım, doğa ve aşk en önemli ilham kaynaklarım arasında yer alıyor.

Toplumda yaşanan sıkıntılar, yanlış örf ve adetler, adaletsizlikler de beni yazmaya yönlendiriyor. Sevgiye, saygıya, devletine ve milletine bağlı bir anlayışla yazmaya çalışıyorum.

 

Soru: Beğendiğiniz şair ve yazarlar kimlerdir?

Fahrettin Çelik:
Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı her kelime benim için çok kıymetlidir.

Ahmet Arif, Attila İlhan, Cemal Safi, Necip Fazıl ve Safiye Samyeli severek okuduğum şairler arasında yer alıyor. Gençlik yıllarımda Emine Şenlikoğlu’nun çıkan her kitabını mutlaka okurdum.

Yaşar Kemal, Sabahattin Ali, Ahmet Ümit ve Orhan Pamuk gibi isimleri de takip ediyorum. Açıkçası çok fazla ayrım yapmadan her yazardan faydalanmaya çalışırım.

 

Soru: Yazarken fikir alışverişinde bulunduğunuz isimler oluyor mu?

Fahrettin Çelik:
Elbette oluyor. Usta kalemlerden faydalanmak gerekir.

Örneğin hece şiiri konusunda Safiye Samyeli ile istişare ederim. Çocuk kitabı yazarken ise farklı isimlerle görüş alışverişinde bulunuyorum. Yazmak biraz da paylaşım işi.

 

Soru: Son olarak okurlarınıza neler söylemek istersiniz?

Fahrettin Çelik:
Günümüzde sosyal medyanın etkisiyle içeriği çok güçlü olmayan kitapların fazla öne çıktığını görüyoruz. Özellikle şiirde birkaç cümleyi alt alta yazınca kendini şair sanan insanlar var.

Bence yazmadan önce çok okumak gerekiyor. Kitap seçerken titiz davranmalı ve her gün düzenli okumalıyız.

Yazarlığın başlangıcı olarak günlük tutmanın da önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü yeterince okuyan insanın yazması zaten zamanla kendiliğinden gelişir.

Okumak kadar güzel bir şey olmadığını düşünüyorum. İnsan ne kadar çok okursa hayatı da o kadar kaliteli yaşamaya başlar.

Röportaj: Mahmut Çiçekdağı


Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
dini chat giftcardmall/mygift bets10.buzz taraftarium24 taraftarium24 islami chat islami sohbetler