Nevşehir’de ticaretle uğraşırken 50 yaşından sonra kalemi eline alan, kısa sürede edebiyat dünyasında kendine has bir yer edinen Şair Hasan Karabay ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Sosyal sorumluluk projelerine verdiği destekler ve ödüllü şiirleriyle tanınan Karabay, yazın hayatını, ilham kaynaklarını ve sanata bakışını Hemberice Kelamlar okurları için anlattı.
Röportaj: Mahmut Çiçekdağı
1. Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
1957 yılında Gaziantep'te doğdum. Henüz dört aylık bir bebekken ailemle birlikte Erzincan’a göç ettik. İlk, orta ve lise öğrenimimi Erzincan'da tamamladım. O dönemin sağ-sol davaları ve yaşanan çalkantılar yüzünden ne yazık ki yükseköğrenimimi tamamlayamadım.
Daha sonra baba mesleğini seçtim. Şu an Nevşehir’in Acıgöl ilçesinde, yarım asırlık bir tecrübeyle işlettiğim "Bizim Antepli Hasan Usta Kebap Salonu"nun sahibiyim. Elli yaşından sonra elime kalem alarak kendi çapımda şiirler yazmaya başladım. Zamanla kalemimin gücünü geliştirerek "Ah Kara Sevdam" adlı bir şiir kitabı çıkardım.
Aynı zamanda uluslararası nitelikteki "Bırakın Kızlar Okusun" Sosyal Sorumluluk Projesi'nin Nevşehir Temsilcisiyim. Gaziantep’te düzenlenen Mehmet Akif Ersoy şiir yarışmasına katıldım ve buradaki şiirim özel bir antolojide yer aldı. Ayrıca Meralcan Uludağ'ın hazırladığı "Gaziantepli Şairler" antolojisinde; Çocuklar Ölüyor Dünya Utansın, Kadınlar Ölüyor Dünya Utansın, İnsanlar Ölüyor Dünya Utansın, Kelebekler Ölüyor Dünya Utansın, Aşk Sandığın Değil Yandığın Kadardır, Cumhuriyetin 100. Yılı ve Denizli Yörük Obası adlı sosyal sorumluluk projelerinde şiirlerimle yer aldım. Evli ve dört çocuk babasıyım, Nevşehir’de ikamet etmekteyim.
2. Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?
Şiir yazmaya aslında elli yaşımdan sonra başladım. Lise yıllarımda bir kız arkadaşıma "Hazan Misali" adlı bir şiir yazmıştım. Ancak onunla anlaşamayıp yollarımız ayrılınca küstüm ve bir daha şiir yazmadım; ta ki elli yaşıma gelene kadar...
3. Yazmanızdaki en büyük etken nedir?
Yazmamdaki en büyük etken, değerli hanımımın bana olan yakınlığı, sevgisi ve bitmeyen ilgisidir.
4. Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir?
Şu ana kadar hiçbir zorluk çekmedim. İlham geldiği an asla durmam, kalemim kendiliğinden akar ve o anda şiir meydana çıkar.
"İlham geldiği an asla durmam, kalemim kendiliğinden akar ve o anda şiir meydana çıkar."
5. Kitaplarınız ve şiirleriniz en çok hangi yaş grubuna hitap ediyor? Belli bir yaş oranınız var mı?
Hemen hemen her yaş grubuna göre yazarım. Şiirlerimde herhangi bir yaş sınırlaması veya oranı yoktur; her kesime, her yaş grubuna hitap edecek eserler üretmeye gayret ediyorum.
6. Yazarken ilham aldığınız şey nedir?
Benim ilham kaynağım hayatın tam kendisidir. Yazarken ilham aldığım tek şey, tam o anda yaşadığım ya da şahit olduğum olaylardır.
7. Beğendiğiniz, esinlendiğiniz şair ve yazarlar kimlerdir?
Bu sorunun benim için en güzel ve en özel yanıtı; bana bu yolda önder olan, kardeşim, bacım bildiğim Safiye Samyeli'dir. Beni ilk şiirle yüzleştirip yazmama vesile olan kişi kendisidir.
Bunun yanı sıra elbette eserlerinden büyük keyif aldığım ve esinlendiğim usta şairlerimiz de var. Faruk Nafiz Çamlıbel, Yahya Kemal Beyatlı ve Ümit Yaşar Oğuzcan gibi edebiyatımızın çınar isimleri benim için her zaman çok özeldir.
8. Yazım sürecinde diğer şairlerle görüşme ve bilgi alışverişi olanağınız oluyor mu?
Evet, bu konuda çok şanslıyım. Yaşadığım şehir olan Nevşehir'de, bana göre çok yetenekli ve öğretici bir üsluba sahip olan değerli hocalarım Sadi Teltik ve Yaşar Taşkesen bana çok büyük önderlik ettiler.
Aynı zamanda Osmaniyeli Talip Kazgı komutanım da sağ olsun desteklerini hiç esirgemedi. Tabii ki az önce de belirttiğim gibi, Safiye Samyeli hocamızdan da çok ders aldım, kendisi bana harika bir rehber oldu.
9. Son olarak okurlarınıza ne söylemek istersiniz?
Bir şairi ve yazarı gerçekten anlamak isterseniz, onun şiirlerini ve yazılarını satır satır okumalısınız. Ancak o zaman hem onun şahsiyetini derinden anlar hem de duygularına ortak olup tercüman olursunuz. Tüm okurlara gönül dolusu sevgilerimi sunuyorum.
